Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/589 E. 2025/4234 K. – Orman Kadastrosun
Konu: Orman Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/589
- Karar No
- 2025/4234
- Karar Tarihi
- Konu
- Orman Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/706 E., 2023/40 K. KARAR : Davanın kabulüne TEMYİZ EDENLER : Davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş ve Hazine vekilinin temyiz itirazı İlk Derece Mahkemesince süresinde olmadığından ek kararla reddedilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili tarafından karar, davalı Hazine vekili tarafından duruşma istemli olarak ek karar temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, Hazine vekilinin duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Dairemiz tarafından bozulmuş olup; bozma ilâmında "Davacı tarafından dava konusu edilen taşınmaz bölümünün Karadağ Köyünde maki komisyonunca yapılan çalışmalar sonucunda makiye ayrıldığı, daha sonra 7 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca 27.10.1951 tarihinde 4753 sayılı Kanuna göre tevzi edilerek 1952 tarihli ve 22 sıra numaralı kök tapu kaydının oluşturulduğu, bilahare 1 ada 49 numaralı tevzi parseli oluşturularak 19.000 m2 yüzölçümüyle 1952 tarihli ve 41 sıra numaralı tapu kaydı ve 1 ada 67 numaralı tevzi parseli oluşturularak 22.000 m2 yüzölçümüyle 1952 tarihli ve 39 sıra numaralı tapu kaydıyla Abdullah Yalçın adına tapuya bağlandığı, anılan tevzi tapusuna isabet eden taşınmazların bir kısmının 163 ada 156, 157 ve 114 parsel numarasıyla tevzi tapusuna dayanılarak gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, bir kısmının ise yörede 1996 yılında ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde bırakıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; dava konusu edilen taşınmazın tevzi tapusu kapsamında kalan ve bilirkişi raporunda R ve S harfi ile gösterilen bölümlerinin maki komisyonunca 5653 sayılı Kanuna göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olup, Mahkemece, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca tevzi tapusu kapsamında kalan dava konusu taşınmaz bölümleri yönünden davanın kabulü ile bu bölümler hakkındaki orman kadastro komisyonu işleminin iptaline ve orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak devam eden yargılama neticesinde bozma ilâmındaki gerekçe ile davanın kabulüne, 05.12.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki krokide (S) ve (R) harfi ile gösterilen tevzi tapusu kapsamında kalan dava konusu taşınmaz bölümleri hakkındaki orman kadastro komisyonu işleminin iptaline ve orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş ve İlk Derece Mahkemesince davalı Hazine vekilinin temyiz itirazı süresinde olmadığından 05.12.2023 tarihli ek kararla reddedilmiş, davalı Hazine vekili bu kararı temyiz etmiştir. Dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1939 yılında yapılan ancak ilân edilmediği için kesinleşmeyen orman kadastrosu, daha sonra 1951 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen makiye ayırma işlemi, 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılıp 26.07.1996 tarihinde ilân edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile daha sonra 2007 yılında 4999 sayılı Kanun'la Değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 9. maddesine göre yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışması vardır. Arazi kadastrosu 2006 - 2007 yıllarında yapılmıştır. 1. Davalı Hazine vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı Hazine'ye yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu bu sebeple kararın süresinde temyiz edildiğinin kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin süreden redde ilişkin 05.12.2023 tarihli ek kararı kaldırılarak esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir. 2. Davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Dairemizce yapılan incelemede, dava konusu olmadığı halde tutanak aslı dosyada bulunan 163 ada 114, 156 ve 157 parsel sayılı taşınmazların tutanak asıllarının olağan usule göre kesinleştirme işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç: Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin 05.12.2023 tarihli temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek karara karşı yaptığı temyiz itirazının kabulü ile 05.12.2023 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA, Yukarıda (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (3) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) no.lu bendinin sonuna "Dava konusu olmadığı halde tutanak aslı dosyada bulunan 163 ada 114, 156 ve 157 parsel sayılı taşınmazların tutanak asıllarının olağan usule göre kesinleştirme işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.