Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5219 E. 2025/3851 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5219
Karar No
2025/3851
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/813 E., 2022/95 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ..................... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda müştereken davacı ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 20 parsel sayılı 7.580,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 119 ada 2 parsel numarasıyla 7.093,97 m² yüzölçümlü olarak; müştereken davalı ... ve ...adına kayıtlı bulunan eski 406 parsel sayılı 19.540,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, 119 ada 1 parsel numarasıyla 19.930,13 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacıya ait .......... ili ... köyü eski 20 yeni 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve bu eksikliğin davalılara ait eski 406 yeni 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazın eski yüzölçümü ile tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarihli ve 2016/9622 Esas, 2019/5194 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk derece mahkemesince öncelikle davacıya, dava konusu eski 20 yeni 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın diğer kayıt maliki ...’ın yöntemince davaya katılımının sağlanması için süre ve imkan verilmesi, bu şekilde taraf koşulunun tamamlanması halinde, harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu taşınmazın komşuları ile olan kullanım sınırlarının keşif esnasında tanık ve bilirkişiler tarafından gösterildiği şekilde ölçüldüğü, taşınmazlar arası 1.5 metre kot farkı bulunduğu, bilirkişilerin sınırın hiçbir zaman değişmediğini belirttikleri, zemin ölçü değerlerinin 22-a sınırlarına uyduğunu, 1970 ve 1995 tarihli eski hava fotoğrafları ie yapılan uygulamada sınırın bu parsellerde aynı şekilde olduğu, tesis kadastrosu zamanından bu yana değişmediğinden sabit sınır olarak değerlendirilmesi gerektiği böylece 22-a sınırlarında hata bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5219, K. 2025/3851, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5219-e-2025-3851-k-4f246c223377