Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5031 E. 2025/7469 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5031
- Karar No
- 2025/7469
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/9 E., 2024/25 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacılar ... ve ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat .... ve davacı ... ve arkadaşları (haklarında verilen davanın reddine ilişkin karar önceki aşamada kesinleşen) vekili Avukat ..... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında, Muğla ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 61... parsel sayılı 3.473,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... vekilinin, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Hazine ve ..... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davası, davaya konu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar, Dairemizin 18.01.2022 tarihli ve 2021/13437 Esas, 2022/328 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... davacılar lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tescil davasının açıldığı 30.11.1993 tarihine göre belirlenmesi gerektiği, mahallinde 2017 tarihinde yapılan keşif üzerine düzenlenen 3 kişilik zirai bilirkişi raporunda, zirai manada taşınmazın imar ihyasının tespit tarihinden geriye doğru en az 30-35 yıl öncesinde tamamlanmış olduğu belirtilmekte ise de, imar ihyanın ne zaman tamamlandığı ve ekonomik amaca uygun kullanımın ne zaman başladığı hususlarının objektif ve en doğru biçimde hava fotoğrafları üzerinde yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağı, harita mühendisi ve kadastro teknisyeni tarafından ortak olarak düzenlenen 06.11.2017 tarihli rapor ve ekinde bulunan 19 75... tarihli hava fotoğrafları ile kadastro paftasının çakıştırılması suretiyle düzenlenen haritadan açıkça görüleceği üzere, taşınmazda çalılık formunda ağaçların bulunduğu, tarımsal amaçla kullanıldığının en somut gerçeği olan taşınmazın sınırlarının 1975 tarihli hava fotoğrafına göre oluşmadığı, 1986 tarihli hava fotoğrafına göre kısmen (komşu taşınmazların tasarruf edilmesinden kaynaklı olarak) sınırların oluştuğu, ancak taşınmaz üzerinde yöreye özgü küçük bitki formlarının bulunduğu, diğer bir anlatımla ekonomik amacına uygun bir şekilde zilyet ve tasarrufun bulunmadığının anlaşıldığı, hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacılar lehine eldeki davanın açıldığı 30.11.1993 tarihinden geriye doğru imar ihyaya dayalı olarak 20 yıllık zilyetlikle iktisap süresinin dolmadığı, taşınmazın niteliği gereği sırf sahiplenmek iradesinin kazanmaya yeterli olmadığı gözetilerek, davanın reddine ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davacılar lehine eldeki davanın açıldığı 30.11.1993 tarihinden geriye doğru imar ihyaya dayalı olarak 20 yıllık zilyetlikle iktisap süresinin dolmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 61... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.