Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4971 E. 2025/2728 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4971
Karar No
2025/2728
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/233 E., 2024/96 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil ... (...............ün terekesini temsilen) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında ...................mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 160 ada 71 parsel sayılı 168,15 metrekare, 239 ada 3 parsel sayılı 164,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının bulunamadığı, şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Asli müdahil ... vekili, 160 ada 71 parsel sayılı taşınmazın 15-16 yıldır müvekkili tarafından kullanıldığını öne sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Fer’i müdahil .............kendi adına asaleten ... mirasçıları adına verdiği 07.05.2018 tarihli dilekçesinde, 239 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından satın alındığını öne sürerek, ... mirasçıları adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiş mahkemece dilekçenin içerik bakımıyla asli müdahale talebini karşılar nitelikte olmadığı, başvuru harcının da yatırılmadığı ,hak ihlaline yol açmama bakımından ve asli müdahale talebinde bulunan ...'ün diğer kişileri de temsil etme yetkisi olmadığı da göz önünde bulundurularak talebinin HMK 66. Md. Gereğince davacı yanında feri müdahil olarak kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda verilen, asıl davanın ve müdahil davacının davasının reddine ilişkin hükmüne karşı, davacı vekili, asli müdahil ... vekili ve fer’i müdahil ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ve bu hüküm, asli müdahil ... vekili ve fer’i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 21.12.2022 tarihli ve 2022/2329 Esas, 2022/10520 Karar sayılı ilamıyla; asli müdahil ... vekilinin temyiz taleplerinin reddine, fer’i müdahil ...’ün temyiz taleplerinin kabulü ile öncelikle müdahil ...’e yöntemine uygun şekilde başvurma harcını yatırması için süre ve imkan tanınarak harcın yatırılması halinde davaya asli müdahil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi, asli müdahilliğine karar verilmesi halinde tereke adına dava açmış olması nedeniyle bu kez kendisine muris ...’ ün tüm mirasçılarının davaya katılımlarını yada muvafakatlerini sağlaması veya terekeye temsilci atanmasını temin etmesi için süre verilmesi, bu şekilde aktif dava ehliyetindeki eksikliğin giderilmesinden sonra, tarafların davaya ilişkin tüm delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, gerek 12.11.2010 tescil tarihinden geriye doğru 20 senelik süreyi içerir 1972-1986-1987-1990-1993-1997 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde gerekse keşfen yapılan incelemede ,asli müdahillerin fiili kullanımını gösterir bir delile rastlanmadığı, önceki haliyle taşınmazların durumunu koruduğu, dosyaya sunulan asılları ibraz edilmeyen satış sözleşmelerinin dosyadaki fotokopileri incelendiğinde, değişik tarihlerde düzenlenmelerine rağmen aynı şekilde olup, matbu düzenlenmiş izlenimi verdiği, bu satış sözleşmelerinin her zaman düzenlenebilecek türde olup uygulama kabiliyeti bulunmayan sözleşme çerçevesinde malik sıfatı ile kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle , asli müdahil ...’ün (..."ün terekesine temsilen) davasının reddine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ... (...'ün terekesini temsilen) vekili, tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... (...'ün terekesini temsilen) vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıdaki açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 187,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 427,60 TL'nin temyiz eden asli müdahil ...'den alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4971, K. 2025/2728, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4971-e-2025-2728-k-cc6824baf621