Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4318 E. 2025/5700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4318
- Karar No
- 2025/5700
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/345 E., 2024/15 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Dava dilekçesinde, davacılar ... ve ...'ün vakıf evladı olan anneleri ...'den dolayı İstanbul'da kurulu ... gallesine müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir. Cevap dilekçesinde, dava konusu ... fazlasının alınabilmesi için kural olarak öncelikle vakıf kurucusu ile kan bağının ispatlanması, sonra da bu hususta vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu vakfın vakfiyesine göre galle fazlasının ilk iki batında yer alan vakıf evlatlarına bırakıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.03.2023 tarihli ve 2021/14950 Esas, 2023/1178 Karar sayılı ilamı ile; ... galle fazlasına dair yerleşik uygulamanın vakfın nesli kesilene kadar kız-erkek evlat ayrımı ve batın şartı olmaksızın evlada bırakıldığı, bir başka ifade ile 1198 H. ve 1199 H. tarihli zeyl vakifyelerde galle fazlası için "evlâd" lafzının iki defadan fazla zikredilmiş olduğundan vakfın soyu kesilinceye kadar bütün çocukları ve altsoyunu kapsadığı, vakfın galle fazlasının batın şartı, kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın bütün evlatlar arasında eşit olarak dağıtılması şart kılındığı, buna göre, davacıların davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken vakfiyede yer alan "evladı ve evlâd-ı evlâdım" tabiri hatalı yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra Yargıtay ilamında işaret edildiği üzere vakfiyede galle fazlası için "evlâd" lafzının iki defadan fazla zikredilmesi nedeniyle vakfın soyu kesilinceye kadar bütün çocukları ve altsoyunu kapsadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıların "İstanbul'da kurulu ....Vakfının galleden faydalanan vakıf evladı olduklarının tespitine," karar verilmiştir. Davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili verdiği temyiz dilekçesinde; yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, daha önce verilen evladiyet kararlarının kesin hüküm ve kesin delil teşkil etmediğini, arz ve izah edilen nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 5737 sayılı ... Kanun'un 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.