Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2986 E. 2025/3696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2986
- Karar No
- 2025/3696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2024/2 K. KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddi, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 2008 yılında yapılan kadastro sırasında..............köyü, 115 ada 23 parsel sayılı 17.304,85 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle hisseli olarak davacı ve davalı gerçek kişiler adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... dava dilekçelerinde; .............. ilçesi... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 115 ada 22 ve 23 parsellerin adlarına tespit edildiğini, ancak kardeşlerinin paylaşıma yanaşmaması nedeniyle tapularının müstakil olmasını istediklerini belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların her bir hissedarın payı oranında ifraz edilerek her bir hissedarın ayrı ayrı adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Asli müdahil Orman İdaresi müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman özelliği taşıdığı iddiasıyla, taşınmazların orman vasfıyla tescili istemiyle davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen önceki karar Dairemizin 07.06.2022 tarihli ve 2022/165 Esas, 2022/5392 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda, davacı ve birleşen dosya davacılarının davalarının reddine, dahili davacı ... İdaresinin davasının reddine, ...ilçesi... köyü 115 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tesciline karar verildiği, hükmün, müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edildiği, Mahkemece müdahil Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmiş ise de 15 numaralı ............ Tevzi Komisyonunun 27.04.1943 tarihli ve 33 tevzi defteri numaralı kaydının tapuya bağlanmadığının anlaşıldığı, ayrıca taşınmazın 1955 ve 1973 tarihli hava fotoğraflarında büyük bir bölümünün yapraklı ağaçlardan oluşan karışık meşcere yapısında olduğu, çevresi ile birlikte orman bütünlüğü içinde kaldığı, bozma kararından sonra yapılan ilk keşif ve üçlü orman bilirkişi kurulundan alınan raporda da taşınmazın orman bütünlüğü içinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu raporun dosya içeriğine uygun olduğu, mevcut konumu itibarıyla da taşınmazın çevresinin orman olduğu ve orman parseli ile çevrili bulunduğu, taşınmazın bu haliyle de orman bütünlüğü içinde kaldığının anlaşıldığı, buna göre Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş, davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 21.10.2016 havale tarihli orman bilirkişi raporunda dava konusu 115 ada 23 parselin tamamının orman toprağını karakterize ettiği, çevresiyle birlikte 3 hektarı aşan orman alanına bitişik olması sebebiyle 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, 15 numaralı ..................Tevzi Komisyonunun 27.04.1943 tarihli ve 33 tevzi defteri numaralı kaydının tapuya bağlanmadığı, taşınmazın 1955 ve 1973 tarihli hava fotoğraflarında büyük bölümünün yapraklı ağaçlardan oluşan karışık meşcere yapısında olduğu, çevresi ile birlikte orman bütünlüğü içerisinde kaldığı, konum itibarıyla taşınmazın çevresinin de orman olduğu ve orman parselleri ile çevrili olduğu, bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçeleriyle, davacı ve birleşen dosya davacılarının davalarının reddine, dahili davacı ... İdaresi davasının kabulü ile ...ilçesi... köyü, 115 ada 23 parsel numaralı taşınmazın davalılar adına olan kadastro tespit tutanağının iptali ile ada ve parsel sayısı, yüzölçümü baki kalmak kaydıyla orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olup, kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazın davacı ve davalı gerçek kişiler adına tespit edildiğinin anlaşılmasına ve İlk Derece Mahkemesince, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verildiğine göre, çekişmeli 115 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken, "davalılar adına olan kadastro tespit tutanağının iptaline" şeklinde hüküm kurulması isabetsiz ve bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç: Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının '2' numaralı bendinde yer alan "davalılar adına olan kadastro tespit tutanağının" şeklindeki ifadenin hükümden çıkarılarak yerine, “kadastro tespitinin” ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.