Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2958 E. 2025/4035 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2958
- Karar No
- 2025/4035
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/284 E., 2023/356 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, ................... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 578 parsel sayılı 12.485,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz; ham toprak, çamlık, çalılık vasfıyla, hükmen davalı ... adına tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 578 parsel sayılı taşınmazın davacının babasına ait olup babasının bu yeri davacıya bağışladığını, davacı ve babasının uzun seneler taşınmazı kullandıklarını, taşınmazın çevresinin şahıs arazileri ile çevrili olduğunu, davacının Milas'ta oturması nedeniyle taşınmazın bakımsız kaldığından Hazine adına tespitin yapıldığını ileri sürerek 101 ada 578 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 03.02.2016 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 8.542 m²'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/5807 Esas, 2021/3915 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının ve babasının zilyetliğine dair mahalli bilirkişi beyanları arasında çelişki oluştuğu halde söz konusu çelişkinin giderilmediği, aynı şekilde ziraatçi bilirkişi raporları arasında ağaçların yaşları ve sayısı hakkında oluşan çelişkinin de giderilmediği, öte yandan bir taşınmazın niteliğini belirleme hususunda en önemli delil hava fotoğraflarının incelenmesi olduğundan, çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 2006 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde jeodezi uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması gerekirken, bu konuda ihtisası olmayan orman bilirkişi aracılığıyla 1972 uçuş yılına ait hava fotoğrafı incelenmiş ve sınırda orman parseli olmasına rağmen yöntemince orman araştırması yapılmamasının hatalı olduğu, bu nedenlerle öncelikle, taşınmaz bölümüne ait en eski ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek, yöntemince orman araştırması yapılması, orman olmadığının belirlenmesi halinde ise bu kez taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı belirlenerek usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna" değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın (A1) harfi ile gösterilen 5704,72 m²'lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, bu kısımda 40-50 yaşında zeytin ağaçlarının bulunduğu, 40 yıl önce imar ihya gördüğü ve tarım arazisi olarak kullanıldığı, taşınmazın geri kalan (A2) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ise imar ihyasının yapılmadığının belirlendiği, (A1) harfi ile gösterilen 5704,72 m²'lik bölüm yönünden davacı lehine kazanım koşullarının oluştuğu, geri kalan (A2) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden ise kazanım koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 101 ada 578 parsel sayılı taşınmazın 01.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfi ile gösterilen 5.704,72 m²'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.