Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2819 E. 2025/4783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2819
- Karar No
- 2025/4783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/417 E., 2024/49 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Tapuda davalılar adına kayıtlı olan eski ... köyü 276 parsel sayılı ve 8.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 5304 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile Değişik 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 27843 ada 44 parsel sayısı ve 7.596,05 metrekare yüzölçümüyle, yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 11. maddesine göre 09.06.2010 ila 08.07.2010 tarihleri arasında ilan edildiği tutanak arkasına yazılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili, Antalya ili ... ilçesi ... Köyü sınırları içerisinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan arazi kadastro çalışmalarının tamamlanıp 09.06.2010 tarihinde askı suretiyle ilan edildiğini, ... köyünde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanun'a göre 1946 yılında yapıldığını ve ilan edilerek kesinleştiğini, 6831 sayılı Kanun'a göre Orman Kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2. madde uygulaması ve aplikasyon işlemlerinin 7 no.lu Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 no.lu ekip tarafından yapıldığını, çalışmalar sırasında davalıya ait taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisine kaldığını, yapılan tespitin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek yapılan tespitin iptali ile taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Kadastro Mahkemesince, çekişmeli parselin 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlıyken, ... Başmühendisliği tarafından 2924 sayılı Kanun'un 11 ve 12. maddeleri gereğince davalılar ..., ... ve ...'e satılıp, Hazinenin temliki ile tapuya kaydedildiği, tekrar orman sınırları içinde kaldığı savıyla açılan davanın hukuki değer taşımayacağı, çekişmeli parselin yenileme kadastrosunun yapıldığı, bu çalışmanın teknik çalışmalar ile sınırlı olduğu, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı, yenilemede ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı, tapudaki maliklerin intikal ve ifraz işlemine tabi tutulmaksızın olduğu gibi tapu siciline aktarılacağı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ... köyü 27843 ada 44 sayılı parselin 7.596,05 metrekare olarak tapu kütüğüne aktarılmasına, sınırların ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2011 tarihli ve 2011/10463 Esas, 2011/13609 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “3402 sayılı Kanun'un 22/2-a çalışmanın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı yöntemince araştırılması ve kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptal ve tescile ilişkin talepte ise kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. 4. Kadastro Mahkemesince, bozma kararı üzerine önceki kararda direnilmesine ilişkin verilen kararın Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2012 tarihli ve 2012/20-965 Esas, 2012/1161 Karar sayılı ilamıyla; “...Dava dilekçesi içeriğinden, davacı ... Yönetiminin davasının yenileme kadastrosuna itiraza mı, yoksa mülkiyet iddiasına mı yönelik olduğu ya da her iki istemi de içerip içermediği açıkça anlaşılamadığından, öncelikle davacı ... Yönetimi vekilinden, davasının sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca tesbite itiraz mı; yoksa sadece mülkiyete ilişkin mi olduğu veya her iki istemi de birlikte içerip içermediği hususu açıklattırılmalı, dava, sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemine itiraza ilişkin ise, Özel Daire bozma kararında değinildiği gibi, yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davanın yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olması halinde, davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği, davanın hem mülkiyet iddiasına, hem de 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olması halinde ise; yenileme işlemine itiraz istemi yönünden, bozma kararında değinilen araştırmaların yapılarak karar verilmesi; mülkiyet iddiası yönünden ise görevsizlik kararı verilmesi” gereğine denilerek direnme kararı bozulmuştur. 5. Kadastro Mahkemesince, Hukuk Genel Kurulu kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine itiraza ilişkin davanın reddine ve eski 276 sayılı parselin uygulama tutanağı gibi 27843 ada 44 parsel sayısı ve 7596,05 metrekare yüzölçümüyle tapu siciline aktarılmasına, orman vasfıyla tapuya tescil isteği yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükmün Yargıtay tarafından onanması üzerine dosya tapu iptali ve tescil istemi yönünden görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalı, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli 27843 ada 44 tapusunun iptali ile orman vasfı ile kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebinin 22-a çalışmalarına ilişkin olduğu, mülkiyete yönelik davalı aleyhine bir karar verilemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.