Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2801 E. 2025/6848 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2801
- Karar No
- 2025/6848
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/1 E., 2023/6 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, birleşen dosya davacısı-asıl dosya müdahili ... ve arkadaşları vekili ile duruşma istemli davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davalı ... vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekilinin katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 20.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... köyü çalışma alanında 1994 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında, 1 01... parsel, tarla niteliği, 9.938,39 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 9.972,41 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 4.935,68 metrekare yüzölçümüyle ... oğulları ... ve ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 8.937,84 metrekare yüzölçümüyle ... oğulları ... ve ... adına, 1 01... parsel, kerpiç ev ve tarla niteliği, 2.368,28 metrekare yüzölçümüyle ... oğulları ... ve ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 2.752,47 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, kerpiç ev ve arsa niteliği, 564,02 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 1.226,52 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, kerpiç ev ve arsa niteliği, 564,02 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, kerpiç ev ve arsa niteliği, 596,85 metrekare yüzölçümüyle ... oğulları ... ve ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 4.310,24 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 7.162,19 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 1.326,00 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 530,20 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 8.040,73 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 2.795,36 metrekare yüzölçümüyle ... oğulları ... ve ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 4.991,70 metrekare yüzölçümüyle ... oğulları ... ve ... adına, 1 01... parsel, tarla niteliği, 11.005,97 metrekare yüzölçümüyle ... oğlu ... adına, 1 01... parsel, mezarlık niteliği, 15.541,43 metrekare yüzölçümüyle ... Köyü Tüzel Kişiliği adına, 1 01... parsel, bağ niteliği,12.732,78 metrekare yüzölçümüyle ... oğulları ... ve ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. 1 01... parsel, 06.06.1980 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle, tarla niteliği, 20.400 metrekare yüzölçümüyle Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/653 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilerek malik hanesi davalı olarak tespit edilmiştir. 1 01... parsel, 06.06.1980 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle, tarla niteliği, 34.800 metrekare yüzölçümüyle Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/653 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilerek malik hanesi davalı olarak tespit edilmiştir. Dava konusu 1 01... ve 17 parsel sayılı taşınmazların dosyada kadastro tutanak aslı veya suretlerine rastlanmamıştır. ... Mahallesi çalışma alanında 1990 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında, 2 45... parsel, orman niteliği, 261.750,00 metrekare yüzölçümüyle Hazine adına, 2 48... parsel, hali arazi niteliği, 323.000,00 metrekare yüzölçümüyle Hazine adına tespit edilmiştir. Bu tespitlere karşı ... tarafından, Eylül 1936 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve kendilerine ait olduğu iddiası ile kadastro tespitine itiraz davaları açılmış ve yine ..., ... ve ... tarafından 35... parsellere karşı kadastro tespitine itiraz davası açılmış ve bu davalar Kadastro Mahkemesinin 1998/197 Esasında birleştirilmiş ve 27.06.2001 tarihinde, davacı ...'un davasının reddine, 1 01... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14... parsellerin tespit gibi tesciline, 32, 34, 35... parsellerin ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ..., davalı ... ve müşterekleri ile davalı ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın onandığı ve karar düzeltme yoluna gidilmeden 25.01.2002 tarihinde kesinleştirildiği ve tapuda infaz edildiği anlaşılmıştır. Davacı ... tarafından Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine 28.08.1980 tarihli dilekçelerinde; sınırlarını bildirdikleri 5 parça taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tapuya tescili istemiyle açtıkları davaya, ..., ... ve ... aynı sav ile ..., ... ve ... ise, tescili istenen taşınmazların murislerine ait Eylül 1936 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı savıyla katılmışlar, yapılan keşifler sonunda, katılanlar ... ve arkadaşlarının tutunduğu 15 dönüm yüzölçümündeki, sınırları çay, ..., ... ve ... Eylül 1936 tarihli 22 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığının kabul edilemeyeceği, taşınmazların davacı ...'ın murisleri, sonradan davacıların zilyetliğinde olduğu gerekçe gösterilerek müdahillerin taleplerinin reddine, davacıların davasının kabulüne ve sınırları bildirilen dört parça taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş ve karar davalı ... tarafından temyiz edilmiş ancak dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği sırada kaybolmuş, dosyanın ihyası sonrası 2014 yılında temyiz incelemesi yapılmış ve Dairemizin 30.10.2014 tarihli ve 2014/22016 Esas, 2014/19507 Karar sayılı ilâmı ile dava konusu taşınmazlara kadastro tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak devam edilen yargılama sonucunda görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Mahkemenin 2015/12 Esasına kaydedilmiştir. ... 23.03.2004 tarihli dava dilekçesi ile, 2 45... ve 2 48... parsellerin kendilerine ait Eylül 1936 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek, Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle adlarına tescili istemiyle açtığı davada İlk Derece Mahkemesince, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar vermiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2009 tarihli ve 2009/17115 Esas, 2009/18353 Karar sayılı ilâmıyla ".... 1980/660 Esas sayılı dosyda verilen kararın temyiz incelemesinin yapılamadığı ve karar kesinleşmediğinden 2 45... ve 2 48... parselin tespitlerinin kesinleştiğinden söz edilemez, bu parsellerin tespit tutanakları malik hanesi açık olarak yapılması gerekirken bu dava hiç yokmuş gibi parsellerin tespitlerinin kesinleştirilip tutanakların tapu müdürlüğüne devredilmesi hukuken değer taşımaz. Mahkemece 1980/660 Esas sayılı dosyanın aslının ilgili olabileceği her yerden sorulması bulunamaması halinde ihyası sağlanarak temyiz incelemesinin yapılmasının sağlanması bundan sonra da dosya kadastro mahkemesine aktarılarak ... birleştirilmesi, sonra temyize konu bu davanın o davaya katılma olduğu gözetilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2 gereğince işlem yapılması gereği" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yargılama sonucunda görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve mahkemenin 2013/1 Esasına kaydedilmiştir. Kadastro Mahkemesince 2015/12 Esas sayılı dosyanın 2013/1 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya 2013/1 Esas üzerinden devam edilerek, "...dayandıkları tapu kaydına kapsam ve sınır tayin edilemeyeceği ve kazanmayı sağlayan zilyetlikleri de bulunmadığı gerekçesiyle davacı müteveffa ... ve mirasçılarının davasının reddine; asli müdahil ... ve ...'ın davalarının reddine; asli müdahil müteveffa ... ve mirasçılarının 1 01... parsele yönelik davalarının kabulüne; birleşen 2015/12 Esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ... ve ...'ın davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile 1 01... parselin ifrazı ile oluşan 1 01... parsel sayılı taşınmazın 9.845,00 m² yüzölçüm ve tarla niteliği, aynı ada 52 parselin 61,23 m² yüzölçüm ulaşım yolu niteliği ile ... oğlu ... adına, aynı ada 41 parselin ise 32,16 m² yüzölçüm kanal niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parselin ifrazı ile oluşan 1 01... parselin 9.731,89 m² yüzölçüm tarla niteliği ile aynı ada 43 parselin 240,52 m² yüzölçüm ulaşım yolu niteliği ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parselin ifrazı ile oluşan 1 01... parselin 4.796,17 m² tarla niteliği ile 45 parselin 139,51 m² yüzölçüm ulaşım yolu niteliği ile ... oğulları ... ve ... ... adına 1/2 şer hisse itibariyle ayrı ayrı aynen tapuya kayıt ve tesciline; 01... parselin ifrazı ile oluşan 1 01... parselin 8.852,04 m² tarla niteliği ile ve 47 parselin 85,80 m² yüzölçüm ulaşım yolu niteliği ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 2.368,28 m² yüzölçüm kerpiç ev ve tarla niteliği ile davalılar ... oğulları ... ve ... adına 1/2 şer hisse itibariyle ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 2.752,47 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 564,02 m² yüzölçüm kerpiç ev ve arsa niteliği ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 1.226,52 m² yüzölçümü tarla niteliği ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 564,02 m² yüzölçüm kerpiç ev ve arsa niteliği ile ...'ın 23.04.2021 tarihinde ölümü ile mirası 24 pay kabul edilerek; .... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmaz 596,85 m² yüzölçüm kerpiç ev ve arsa niteliği ile 16 pay kabul edilerek 8 payın ... oğlu ... adına ve 8 payın ... oğlu ...'ın 25.12.2021 tarihinde ölümü ile mirası 8 pay kabul edilerek; .... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmaz 4.310,24 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ...'ın 25.12.2021 tarihinde ölümü ile mirası 8 pay kabul edilerek; .... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmaz 7.162,19 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ...'ın 25.12.2021 tarihinde ölümü ile mirası 8 pay kabul edilerek; .... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmaz 1.326,00 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ...'ın 23.04.2021 tarihinde ölümü ile mirası 24 pay kabul edilerek; .... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmaz 530,20 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ...'ın 25.12.2021 tarihinde ölümü ile mirası 8 pay kabul edilerek; .... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmaz 8.040,73 m² yüzölçümü tarla niteliği ile maliki olduğu tespit edilen ...'ın 21.06.2017 tarihinde ölümü ile mirası 8 pay kabul edilerek; .... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 5.082,20 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ve 17 parsel sayılı taşınmazın 1.957,27 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ayrı ayrı 1/4 payın ... kızı ..., 3/28 payın ... oğlu ..., 3/28 Payın ... kızı ..., 3/28 payın ... oğlu ..., 3/28 payın ... kızı ... Seçilmiş, 3/28 payın ... kızı ..., 3/14 payın ... oğlu ... Seçilmiş adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 2.795,36 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ve 19 parsel sayılı taşınmazın 4.991,70 m² yüzölçümü tarla niteliği ile ayrı ayrı ... oğlu ... ve ... oğlu ... adlarına 1/2'şer pay oranında tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 39 parselin 163.39 m² yüzölçümü kanal vasfı ile 48 parselin 8.818,23 m² yüzölçümü ham toprak niteliği ile ve 50 parselin 882,33 m² yüzölçümü ham toprak vasfı ile 49 parselin ise 1.142,02 m² yüzölçümü ulaşım yolu vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın mezarlık vasfı ile ... Köy Tüzel Kişiliği adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmaz 12.732,78 m² yüzölçümü ham toprak niteliği ile Maliye Hazinesi adına tespit ve tapuya tesciline; 1 01... parselin 20.400 m² yüzölçümü ve aynı yerde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın 34.800 m² yüzölçümü ile ayrı ayrı ham toprak vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline; ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 2 48... parsel sayılı taşınmazın 323.000,00 m² yüzölçümü ve 2 45... parsel sayılı taşınmazın 261.750.00 m² yüzölçümü ile ayrı ayrı orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; ... köyü 1 06... ve 75 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacı talebi bulunmadığı ve davalı konuma getirilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, birleşen dosya davacısı-asıl dosya müdahili ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve birleşen dosya davacısı asıl dosya müdahili ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Öncelikle; eldeki davanın genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraza ilişkin olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2 nci maddesi uyarınca resen araştırma yapılması gereken davalardan olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların kadastro tutanak asılları dosya arasına getirtilmemiş, gerekli ilânlar yaptırılmamış ve eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek karar verilmiştir. Şöyle ki; dava konusu 1 01... ve 36 parsellerin tespitlerine dayanak tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde uygulanmamış, dava konusu taşınmazlardan sınırında dere olan taşınmazlar yönünden dereye ilişkin araştırma yapılmadığı gibi, sınırında orman olan taşınmazlar yönünden orman araştırması da yapılmamıştır. Orman araştırması sadece 2 45... ve 2 48... parseller yönünden yapılmış ancak hava fotoğrafları orman yönüyle incelenmemiş, 19 56... memleket haritaları incelenirken çelişki oluşturulduğu halde bu çelişki giderilmemiştir. Ayrıca harita ve orman bilirkişilerince düzenlenen 23.06.2022 tarihli ek raporda "Dava konusu parsellerin küçük olması itibarıyla 1/35000'lik hava fotoğraflarında görülmesi mümkün olmadığından dava konusu parsellerin hepsi bir arada olması münasebetiyle bir bütün olarak değerlendirilmiş olup; 1950, 19 54... yıllarına ait hava fotoğraflarında, dava konusu tüm parsellerde kullanımın olmadığı" belirtildiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu rapor gerekçede tartışılmadan, nedeni belirtilmeden, raporun aksine şahıslar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle tescil kararı verilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların tutanak asılları dosyaya getirtilmeli, gerekli ilânlar yaptırılmalı, yargılama sırasında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin belgeler ile 1 01... ve 36 parsellerin tespitine dayanak tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülü ile dosya arasına alınmalı, yöreye ait en eskisinden itibaren memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir jeolog bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, tespite dayanak tapu kayıtları yöntemince uygulanmalı; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, dava konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, sınırlarında dere, çay sınırı bulunan dava konusu taşınmazların dere/çayın taşkınına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; jeolog bilirkişisinden, taşınmazların önceki ve halihazırdaki niteliğinin ne olduğu, dere/çay yatağından kazanılıp kazanılmadığı, derenin/çayın etkisi altında kalıp kalmadığı, derenin/çayın taşkın riski taşıyıp taşımadığı, taşınmazların jeolojik yönden zilyetlikle iktisap edilmeye olanaklı yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla ve daha önce hem eldeki dosyada hem de taraflar arasında görülen diğer dosyalarda alınan raporlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Öte yandan; dava konusu taşınmazların bir kısmının yargılama sırasında ifraz edildiği ve ulaşım yolu, kanal vasıflı taşınmazlar oluşturulduğu ancak ifraz belgeleri dosya arasına getirtilmediği gibi, taşınmazların mahiyetleri tespit edilmeksizin şahıslar adına tescil hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Oysaki; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve dava konusu taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekili, Orman İdaresi vekili ve birleşen dosya davacısı asıl dosya müdahili ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...'ye verilmesine, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.