Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2712 E. 2026/576 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2712
Karar No
2026/576
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/36 E., 2024/5 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 95... parsel sayılı 1.375,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro komisyon kararı uyarınca ... adına; 1 95... parsel sayılı 3.825,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların öncesinin dere yatağı niteliğinde olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini iddia ederek, tespite itiraz davası açmıştır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/61 Karar sayılı kararı ile "...dosya arasındaki bilgi, belge ve beyanlar birlikte diğerlendirildiğinde; davalı taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarından anlaşılacağı üzere her ne kadar davalı parseller dava tarihi itibarı ile derenin etkisinde kalmayan tarım arazisi niteliğinde ise de dosya arasında mevcut jeoloji bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlarında dava konusu parsellere ilişkin 2002 tarihli memleket haritası nazara alındığında dava konusu parsellerin bazı bölümlerinin dere yatağı niteliğinde olduğu bildirildiğinden ve böylece davalı tespit malikleri yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı.." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ilçesi ... köyü köy içi mevkinde bulunan 1.375,09 m² yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 1 95... ve aynı köy aynı mevkide bulunan 3.825,23 m² yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 1 95... numaralı parsellerin tapulama tespitlerinin ve komisyon kararlarının iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 29.05.2015 tarihli ek rapor ve krokisinde olduğu gibi 1 95... numaralı parselin D-29 ile gösterilen 260,00 m² ve aynı ada 30 numaralı parselin D-30 ile gösterilen 523,43 m²lik bölümlerinin dere yatağı olarak tescil harici bırakılmasına, 1 95... numaralı parselin 29/A ile gösterilen 1.115,09 m²lik bölümünün 1 95... numaralı parsel adıyla ve yüzölçümünün 1.115,09 m² ye tenzili ve tarla vasfıyla tespit gibi tam hisse olarak ... adına tapuya tesciline, 29.05.2015 tarihli ek rapor ve krokisinde olduğu gibi 30/A ile gösterilen 3.253,70 m²lik bölüm 1 95... numaralı parsel adıyla ve yüzölçümünün de 3.253,70 m²ye tenzili ile, 30/B ile gösterilen 23, 38... /C ile gösterilen 24,72 m²lik bölümlerin de aynı adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle ve tarla vasıflarıyla ... mirasçıları adına kararda yazılı miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2015/16628 Esas, 2017/8762 Karar sayılı ilamı ile "...yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların kadastro tespiti, Kadastro Kanunu'nun geçici ek-8. maddesi uyarınca yapıldığı halde, bölgede daha önce yapılan kadastro çalışmalarının hangi tarihte yapıldığı ve kadastro sırasında dava konusu taşınmazların hangi vasıfla tespit harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış; dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazların kadastro tutanakları, varsa tespite dayanak belgeler ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının onaylı örnekleri getirtilmemiş; 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşınmazlarda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve taşınmazların kullanım durumunun ne olduğunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmamış; bu durumunun tespiti amacıyla hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; öncelikle, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede, tesis kadastro çalışmalarının hangi tarihte yapıldığı ve taşınmazların hangi vasıfla tespit harici bırakıldığı sorularak tespit edilmeli, dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazların kadastro tutanakları, varsa tespite dayanak belgeler ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının onaylı örnekleri Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeolog bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazlarda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu bilirkişi ve tanık beyanları ile denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeli; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı; ziraat bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazların imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; jeolog bilirkişisinden dava konusu taşınmazların sınırında dere bulunduğu göz önünde bulundurularak, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2019/41 Karar sayılı kararı ile "...dere ve çay yataklarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 7 15... sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesi gereğince Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Kural olarak, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere (nehir-çay) yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer koşulları mevcut olduğu takdirde, niteliğine göre zilyetlik ve imar- ihya yoluyla kazanılabilecektir. Dava konusu taşınmaza yönelik keşifte alınan mahalli, tespit bilirkişilerinin beyanlarından anlaşılacağı üzere taşınmazların dere ile ya da orman ile alakası yoktur. Yine, mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarını güçlendiren ve daha somut veri elde edilmesini sağlayan orman bilirkişileri ve jeoloji bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlar gerçekten de aktif dere yatağı yahut derenin etki alanında kalan veya orman sayılan yerlerden değildir. Yapılan keşifte 1 95... numaralı parselin tespit malikleri lehine beyanlar, 1 95... numaralı parselin de hep tarım arazisi olarak aralıksız kullanıldığı ve yine ziraat bilirkişi kurulu ile harita mühendisi tarafından yapılan incelemeler ve raporlarda taşınmazların her birinde imar ihyanın tamamlandığı tarih itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddesi koşulları oluşmuştur. Her ne kadar keşifte alınan tüm beyanlardan dava konusu 1 95... parselin komisyon kararı ile itirazı kabul olunan Yakup'un kullanımının olmadığı, tespit maliki ...'in murisinden gelen ve kendisi ile ölümü ile mirasçıları tarafından tarım arazisi olarak kullanılan yer olduğunu söylemişler ise de; eldeki davanın davacısı Hazinedir. ...'in yahut mirasçılarının buna yönelik açılmış bir davası yahut usulüne uygun müdahillik talebi olmadığı gibi eldeki dava resen araştırılması gereken davalardan değildir. Dosyanın davacısı Hazinenin taşınmazların dere yatağı olduğundan bahisle açtığı davasını ispatlamakla yükümlüdür. Yapılan keşifte ve alınan teknik raporlardan taşınmazların dere yatağı ve orman ile alakası olmadığı hep tarım arazisi olarak kullanılan yerlerden olduğu nazara alındığında dava konusu taşınmazların zilyetlikle iktisabı mümkün olan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı..." gerekçesiyle dava konusu parsellerin komisyon kararlarında olduğu gibi 1 95... parselin ... adına, 1 95... numaralı parselin tespit maliklerinin bazılarının ölü oldukları da dikkate alınarak kararda yazılı mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 31.03.2022 tarihli ve 2021/3198 Esas, 2022/3140 Karar sayılı ilamı ile "...Mahkemece, dava konusu 1 95... ve 30 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, önceki kararda hükme esas alınan fen bilirkişi ... Karakoç’un 29.05.2015 tarihli ek raporu ve krokisi dikkate alınarak, 1 95... numaralı parselin D-29 ile gösterilen 260,00 m² ve 1 95... numaralı parselin D-30 ile gösterilen 523,43 m² lik bölümlerinin dere yatağı olarak tescil harici olarak bırakıldığı ve bu kısma ilişkin hükmün temyiz edilmediği, böylelikle davalılar aleyhine ve davacı ... lehine olmak üzere usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmek suretiyle, bu bölümler yönünden davacı Hazinenin davasının kabulü ile bu bölümlerin dere yatağı olarak tescil harici bırakılmalarına; çekişmeli 1 95... ve 30 parsel sayılı taşınmazların geriye kalan bölümleri yönünden ise yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı ... lehine oluşan usuli kazanılmış hak göz ardı edilerek, dava konusu taşınmazların tamamı yönünden ret kararı verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda önceki yapılan keşifte ve alınan teknik raporlardan taşınmazların dere yatağı ve orman ile alakası olmadığı hep tarım arazisi olarak kullanılan yerlerden olduğu nazara alındığında dava konusu taşınmazların zilyetlikle iktisabı mümkün olan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı kanaatine varılmıştır. Belirtilen bu sebeplerle davacı Hazinenin dava konusu 1 95... ve 30 numaralı parsellerin dere yatağı olduğundan bahisle açtığı davasının subuta ermediğinden reddine, dava konusu parsellerin komisyon kararlarında olduğu gibi 1 95... parselin ... adına, 1 95... numaralı parselin tespit maliklerinin bazılarının ölü oldukları da dikkate alınarak mirasçıları adına hisseleri oranında adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın sübuta ermediğinden reddi yönünde hüküm kurulmuş ancak önceki kararda hükme esas alınan fen bilirkişi ... Karakoç’un 29.05.2015 tarihli ek raporu ve krokisi dikkate alınarak, 1 95... numaralı parselin D-29 ile gösterilen 260, 00... ve 1 95... numaralı parselin D-30 ile gösterilen 523,43 m²lik bölümlerinin dere yatağı olarak tescil harici olarak bırakıldığı ve bu kısma ilişkin hükmün temyiz edilmediği, böylelikle davalılar aleyhine ve davacı ... lehine olmak üzere usuli kazanılmış hak oluştuğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ilçesi ... köyü köy içi mevkinde bulunan 1.375,09 m² yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 1 95... ve aynı köy aynı mevkide bulunan 3.825,23 m² yüzölçümünde ve tarla vasfındaki 1 95... numaralı parsellerin tapulama tespitlerinin ve komisyon kararlarının iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 29.05.2015 tarihli ek rapor ve krokisinde olduğu gibi 1 95... numaralı parselin D-29 ile gösterilen 260,00 m² ve aynı ada 30 numaralı parselin D-30 ile gösterilen 523,43 m²lik bölümlerinin dere yatağı olarak tescil harici bırakılmasına, 1 95... numaralı parselin 29/A ile gösterilen 1.115,09 m²lik bölümünün 1 95... numaralı parsel adıyla ve yüzölçümünün 1.115,09 m² ye tenzili ve tarla vasfı ile tespit gibi tam hisse olarak ... adına tapuya tesciline, 29.05.2015 tarihli ek rapor ve krokisinde olduğu gibi 30/A ile gösterilen 3.253,70 m²lik bölüm 1 95... numaralı parsel adıyla ve yüzölçümünün de 3.253,70 m²ye tenzili ile, 30/B ile gösterilen 23, 38... /C ile gösterilen 24,72 m²lik bölümlerin de aynı adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle ve tarla vasıflarıyla tespit maliklerinin bazılarının ölü oldukları da dikkate alınarak kararda yazılı mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın kısmen kabulüne rağmen vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların dere yatağı olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen 36/A ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddeleri uyarınca davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğuna göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2712, K. 2026/576, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2712-e-2026-576-k-dd28f2e5a8a4