Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2077 E. 2025/7597 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2077
Karar No
2025/7597
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/37 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı davacılar ..., ... ve katılma yoluyla vekalet ücretine yönelik olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 4.435.302, 17... yüzölçümlü taşınmaz, 2007 yılında ... adına orman vasfıyla tespit edilmiştir. Davacılar dava dilekçesinde; 1 01... parsel sayılı taşınmaz içinde zilyetliklerinde bulunan tarlalarının kaldığını ileri sürerek, bu kısımların orman sınırları dışına çıkartılarak, adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "Davacılardan ... ve ...’in temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra davalı ... vekilinin temyiz itirazları açısından; İlk Derece Mahkemesince, krokide (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünde davacılardan ... lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle ... adına tescil hükmü kurulduğu, dosyaya ibraz edilen 21.08.2017 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi raporunda 1989 yılı hava fotoğraflarına göre, dava konusu alanın tamamının tarımsal faaliyet yapılmış bir yer olduğu, orman bitkisi ihtiva etmediği ve sabit sınırlarının bulunduğu belirtilmiş ise de, 1989 yılından dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı 2007 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı gibi, 1969 yılı hava fotoğrafına göre, dava konusu alanının tamamının tarımsal faaliyet yapılmış bir yer olmadığı, 1972 yılı memleket haritasına göre, tamamının özel işareti taşlık olan orman bitki örtüsü ihtiva eden yeşile boyalı alana isabet ettiği açıklandığına göre davacı ...’nın krokide (A) harfiyle gösterilen alana ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve katılma yoluyla vekalet ücretine yönelik olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Davacılar ... ve ...’ün temyiz itirazları yönünden; Dosyanın incelenmesinde, davacılar ..., ... ve ... tarafından, 1 01... parsel sayılı orman vasıflı taşınmazın değişik kısımlarına ilişkin olarak, lehlerine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu iddiası ile kadastro tespitine itiraz edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacılar ... ve ...’ün davalarının reddine, ...’nın davasının kabulüne karar verildiği, kararın davacılar ..., ... ve davalı ... tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 20.1.2022 tarihli ve 2021/8123 Esas, 2022/374 Karar sayılı ilamı ile davacılar ... ve ...’ün temyiz itirazlarının reddedildiği, davacılar ... ve ...’ün kararın düzeltilmesi taleplerinin de Dairemizin 06.04.2023 tarihli ve 2022/6131 Esas, 2023/2138 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, dolayısıyla davacılar ... ve ... yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşıldığından ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı yeniden temyiz yoluna başvurulamayacağından, davacılar ... ve ...’ün temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı ... vekili; davacılar ... ve ...’ün İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine katılma yoluyla vekalet ücretine yönelik olarak temyiz isteğinde bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 433/2. maddesi gereğince karşı taraf, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde bildirerek temyiz isteğinde bulunabilir. Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, davacılar ... ve ...'ün temyiz istemi, yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere reddedildiğinden davalı ... vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de reddi gerekir. SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, Davacılar ..., ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2077, K. 2025/7597, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2077-e-2025-7597-k-adeb6f9e2281