Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1045 E. 2025/6594 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1045
- Karar No
- 2025/6594
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/14 E., 2023/51 K. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Siirt ili Pervari ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında 1 01... parsel sayılı 6.440.311,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 20, 18, 12... dekar miktarlarında toplam 4 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla, taşınmazların adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, keşifte alınan beyanında 3 dekar miktarında olduğunu bildirdiği taşınmaza ilişkin davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Birleşen 2009/261 Esas sayılı dosyasının davacısı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 17... dekar miktarlarında 2 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Birleşen 2009/263 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 10, 12... dekar miktarlarında toplam 3 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazların adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/264 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 35 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/265 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 42 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/266 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 60 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/267 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 18, 60... dekar miktarlarında toplam 3 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazların adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davacının dava ettiği taşınmazlardan 15 dekar miktarında olduğu ifade edilen taşınmazın ... köyü 1 02... sayılı parsel içinde kaldığı gerekçesiyle bu taşınmaza yönelik dava eldeki dosyadan 16.09.2011 tarihli celsede tefrik edilmiştir. Birleşen 2009/270 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 40, 5, 3 ve 5 dekar miktarlarında toplam 4 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazların adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/271 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 35... dekar miktarlarında toplam 2 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazların adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/272 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 15 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/273 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 99 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/274 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 15.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 60 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/277 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 19.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 15 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/279 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 22.06.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 15 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Birleşen 2009/310 Esas sayılı dosyasının davacısı ... 02.07.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 1 01... sayılı orman parseli içinde yaklaşık 8 dekar miktarında 1 adet taşınmazının bırakıldığı iddiasıyla taşınmazın adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; davacıların davalarının kısmen kabulüne ve ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A2) ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A4/1, A4/2 ve A4/3) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı ... adına, (A5) ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A3/1, A3/2 ve A3/3) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı ... adına, (A6) ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A7) ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A8, A17 ve A21) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı ... adına, (A9, A15 ve A20) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı ... adına, (A10) harfi ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A11) harfi ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A12/1) harfi ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A14) harfi ile gösterilen bölümün davacı ... adına, (A16) harfi ile gösterilen bölümün davacı ... adına son parsel numaralarıyla tapuya kayıt ve tescillerine; (A12/2), (A13), (A18), (A19) ve (A22) harfleri ile gösterilen bölümlere ilişkin davaların reddine ve bu bölümlerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacıları ... (A18) harfi yönünden, ... (A1) harfi yönünden, ... (A19) harfi yönünden, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekilince (A1), (A2), (A4/1), (A4/2), (A4/3), (A5), (A3/1), (A3/2), (A3/3), (A6), (A7), (A8), (A17), (A21), (A9), (A15), (A20), (A10), (A11), (A12/1), (A14) ve (A16) harfli bölümleri yönünden temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 08.05.2018 tarihli ve 2018/210 Esas ve 2018/3579 Karar sayılı ilamı ile; "...1) Davacı ...’ın çekişmeli 1 01... sayılı parselin (A18) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; İncelenen dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olup bu tür yerlerin 20.11.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 16. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğundan, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanımı mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, 2) Davacı ...’in çekişmeli 1 01... sayılı parselin (A1) harfli bölümüne yönelik eksik ölçüldüğü iddiasına dayanan temyiz itirazları incelendiğinde; mahallinde 15.05.2011 tarihinde yapılan keşifte davacı hazır bulunduğu ve 1 01... sayılı parselde talep ettiği taşınmaz bölümünü bilirkişilere gösterdiği ve fen bilirkişisi tarafından yer gösterimi sonucu çekişmeli taşınmaz bölümünün ölçüldüğü gerekçesiyle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, 3) Davacı ...’in çekişmeli 1 01... sayılı parselin (A19) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazları ile davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin davacılar adına tapuya tesciline karar verilen (A1), (A2), (A4/1), (A4/2), (A4/3), (A5), (A3/1), (A3/2), (A3/3), (A6), (A7), (A8), (A17), (A21), (A9), (A15), (A20), (A10), (A11), (A12/1), (A14) ve (A16) harfli bölümlere yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince (A19) harfli bölümün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı kişinin davasının reddine karar verilmiş, diğer bölümlerin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince 15.05.2011, 06.11.20 12... .06.2014 tarihlerinde üç ayrı keşif yapılmış olup, ilk keşifte yer alan orman bilirkişi 1970 tarihli memleket haritası ve tarihsiz hava fotoğrafına göre çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğunu, ikinci yapılan kısmi keşifte yer alan orman bilirkişi tarihsiz memleket haritası ve hava fotoğrafına göre temyize konu taşınmaz bölümlerinin bir kısmını incelemiş ve (A4/1), (A4/2), (A4/3), (A3/1), (A3/2), (A3/3), (A17), (A21), (A20) harfli bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğunu, üçüncü keşifte yer alan orman bilirkişi kurulu ise tarihsiz memleket haritası ve hava fotoğrafına göre temyize konu (A19) harfli bölümün orman sayılan yerlerden olduğunu, diğer temyize konu bölümlerin ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden üçüncü keşifte yer alan orman bilirkişi kurulunun hazırladığı raporun hükme esas alınarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Ayrıca yörede orman kadastrosu 5304 sayılı Kanun'la değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığından çekişmeli taşınmaz bölümlerinin hukuki durumu, orman sayılan yerlerden olup olmadığı eski tarihli resmi belgeler üzerinde yapılacak araştırma sonucu belirlenecektir. Ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde incelenen memleket haritası ve hava fotoğrafının tarihi belirtilmemiş, ilk keşifte ise daha yeni 1970 tarihli memleket haritası incelenmiştir. Bu haliyle bilirkişi raporları denetime elverişli olmadığı gibi, hüküm kurmaya da yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince en eski ve kadastro tespitinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları, bu hava fotoğraflarından yararlanılarak üretilen memleket haritaları ve varsa amenajman planı ve fotogrametri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen kadastro paftası ile çekişmeli taşınmazlara komşu bulunan parsellerin (özellikle A19 harfli bölüm yönünden komşu ... köyünde bulunan komşu parseller ile A7, A8, A11 harfli bölümler yönünden komşu ... köyünde bulunan komşu parseller) tapu kayıtları ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, taşınmazın hava fotoğrafı ve memleket haritalarına göre orman olup olmadığının belirlenmesi, orman olmadığının anlaşılması halinde zilyetlik araştırması yapılması gerektiği, ayrıca; davacılar adına tapuya tescil edilen bölümler harici çekişmeli 1 01... sayılı parselde geriye kalan bölümler yönünden 1 01... sayılı parsel altında tespit gibi tapuya tesciline ilişkin hüküm kurulması gerekirken, hatalı sicil oluşturacak şekilde sadece reddedilen taşınmaz bölümleri yönünden tespit gibi tescil hükmü kurulması da doğru görülmediği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...davacıların konusu ettikleri yerlerin yıllardır kullanıldığını beyan ettikleri, jeodezi ve ziraat bilirkişi raporunda bu yerlerden bazılarının uzun zamandır imar ihya edilerek kullanıldığı belirtilmiş olsa da Kadastro Kanununun 18/2. maddesinde ormandan zilyetlikle toprak kazanılmasının mümkün olmadığı, bu hususta dosyada bozma ilamı doğrultusunda orman yüksek mühendisinden alınan teknik bilirkişi raporuna göre keşfi yapılan A1, A2, A3/1, A3/2, A3/3, A4/1, A4/2, A4/3, A5, A6, A7, A8, A9, A10, A11, A12, A14, A15, A16, A17, A19, A20, A21 ve (C) harfli yerlerin orman sayılan yerlerden oldukları, davacıların zilyetlikle ya da tapu ile orman alanlarından toprak elde edemeyecekleri..." gerekçesiyle davacı ...'in (A1) harfli kısma, davacı ...'ın (A2) harfli kısma, davacı ...'nin (A3/1), (A3/2) ve (A3/3) harfleri ile gösterilen kısımlara, davacı ...'ün (A4/1), (A4/2) ve (A4/3) harfleri ile gösterilen kısımlara, davacı ...'in (A5) harfi ile gösterilen kısma, davacı ...'ın (A6) harfli kısma, davacı ...'in (A7) ve (A19) harfleri gösterilen kısımlara, davacısı ...'in (A8), (A17) ve (A21) harfleri ile gösterilen kısımlara, davacı ...'in (A9), (A15) ve (A20) harfleri ile gösterilen kısımlara, davacı ...'ün (A10) harfi ile gösterilen kısma, davacı ...'in (A11) harfi ile gösterilen kısma, davacı ...'un (A12/1) harfi ile gösterilen kısma, davacı ...'ın (A14) harfi ile gösterilen kısma, davacı ...'in (A16) harfi ile gösterilen kısma karşı açılan davanın reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 20.06.2023 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, bozma ilamı öncesi Mahkemenin 2009/262 Esas ve 2015/1 Karar sayılı kararında (A18), (A12/2) ve (A22) harfleri ile gösterilen bölümlere ilişkin temyiz kanun yoluna başvurulmadığından bu yerler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, (A13) harfi ile gösterilen yer hakkında tefrik kararı verildiği, davanın konusu olmadığından bu yer hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 20.06.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen ... köyü 1 04... ve 4 parsel sayılı taşınmazlar olduğu; 1 04... parselin Mahkemenin 2014/87 Esas ve 2015/261 Karar sayılı kararı ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği kararın Yargıtay ilamı ile 14.01.2022 tarihinde kesinleştiği, ... tarafından açılan davanın 07.05.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla; 1 04... parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın reddine, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 04... parsel sayılı taşınmazın dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiş; davacı ... ve arkadaşları vekili (A1), (A2), (A3/1,2,3), (A4/1,2,3), (A5), (A6), (A8), (A11), (A14), (A16), (A17) ve (A21) harfli bölümleri yönünden, davacı ... ve arkadaşları vekili (A7), (A9), (A10), (A12/2), (A15) ve (A20) harfli bölümleri yönünden hükmü temyiz etmiştir. 1. Davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A12/2) harfli bölümü yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ...'un ilgili bölüme ilişkin davasının bozma öncesi 09.01.2015 tarihli kararla reddedildiği, hükmün davacı tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A3/1,2,3), (A8), (A11), (A14), (A16) ve (A17) harfli bölümlerine yönelik, davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A7), (A9), (A10) ve (A15) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, temyiz konusu bölümlerin orman içi açıklık niteliğinde olduğuna, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A1), (A2), (A4/1,2,3), (A5), (A6) ve (A21) harfli bölümlerine yönelik, davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A20) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; orman bilirkişi raporunda ilgili taşınmaz bölümlerinin "...1962, 19 88... yıllarına ait hava fotoğraflarında orman örtüsü olmayan orman alanı olarak gözüktüğü..." ifadesinin jeodezi bilirkişi raporundaki "...A1, A2, A4/1, A4/2, A5, A6 harfli bölümlerinin içinde herhangi bir bitki örtüsünün bulunmadığı, sınırların belirgin olduğu, tarla görünümünde olduğu, (A4/3), (A20), (A21) harfli bölümlerinin hava fotoğraflarında seyrek bir bitki örtüsü olması..." ifadeleriyle çeliştiğinden ilgili taşınmaz bölümlerinin orman olup olmadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz bölümlerin çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın bölümlerinin gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmaz bölümlerinin niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın bölümlerinin üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın bölümlerinin imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın bölümlerinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın bölümlerinin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın bölümlerinin öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın bölümlerinin evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... ve arkadaşları vekilinin (davacı ...'un) (A12/2) harfli bölümü yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A3/1,2,3), (A8), (A11), (A14), (A16) ve (A17) harfli bölümlerine yönelik, davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A7), (A9), (A10) ve (A15) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A1), (A2), (A4/1,2,3) (A5), (A6) ve (A21) harfli bölümlerine yönelik, davacı ... ve arkadaşları vekilinin (A20) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.