Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/654 E. 2024/7756 K. – Kadastro Tespitin
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/654
- Karar No
- 2024/7756
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/18 E., 2022/9 K. KARAR : Kısmen kabul kısmen ret, karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... (B) harfli yere ilişkin olarak hem davacı adına, hem de orman vasfıyla Hazine adına tescil hükmü kurulmuş olduğu açıklanarak, hüküm fıkraları arasında çelişki oluşturulmasının isabetsizliğine ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ziraat bilirkişisi M.A.T ve fen bilirkişisi C.U tarafından 10.03.2005 tarihinde düzenlenen ve hükme esas alınan rapora göre dava konusu 645 sayılı parsel A, B, C şeklinde 3 kısma ayrıldığı, (A) harfi ile gösterilen kısım bakımından İlk Derece Mahkemenin vermiş olduğu ret kararının Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.12.2006 tarihli ve 2006/16543 Esas, 2006/18103 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmış olup bu kısım bakımından kesin hüküm oluşturduğu, (C) harfi ile isimlendirilen kısmı davacı asilin vekili ile birlikte verdikleri 14.11.2015 havale tarihli dilekçe ile Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinde dava etmediklerinin belirtildiği, bu davanın Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın devamı niteliği olduğundan dava konusu edilmeyen bu kısım bakımından esas hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve bu kısmın 4628 m² lik kısmın ayrı parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği, (B) harfi ile isimlendirilen kısım bakımından ise, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 645 parselin, kadastro paftasına, orman tahdit haritasına ve eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman içi açıklık niteliğinde olmadığı, orman sayılmayan tarım arazisi niteliğinde olduğu, parselin doğu tarafında orman tahditi dışında kalan gerçek kişiler adına kayıtlı taşınmazların (644, 643 vb kadastro parselleri) bulunduğu, davacıya ait dayanak tapu kaydı olduğu ve bu kaydın 645 sayılı parsele revizyon gördüğü, tapu kaydı kapsamında kalan yerler bakımından orman içi açıklıktan söz edilemeyeceği, ziraat bilirkişi raporunda da 645 parselin dava edilen (B) harfi ile isimlendirilen kısmında meyve ve zeytin ağaçlarının bulunduğunun ve tarım arazisi niteliğinde olduğunun belirtildiği, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların da 645 parselin (B) harfi ile işaretlenen kesiminin davacı ile önceki tapu maliki tarafından (A) harfi ile işaretlenen kadastro dışı yer ile bir bütün olarak kullanıldığını ifade ettiği, çok büyük kısmının tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu kapsamı dışında kalan kesimi yönünden de davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu Hatay ili Samandağ ilçesi Eriklikuyu köyü 645 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ziraat bilirkişi M.A.T ve fen bilirkişi C.U tarafından 10.03.2005 tarihinde düzenlenen rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 2420 m² yüzölçümlü kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (A) harfi ile gösterilen 3680 m² yüzölçümlü kısma ilişkin davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, krokide (C) harfi ile işaretlenen kısmın dava konusu olmaması, bu davanın Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın devamı niteliğinde olması sebebiyle bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, (C) harfi ile isimlendirilen 4628 m² lik kısmın ayrı parsel numarası ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ziraat mühendisi ve fen bilirkişinin 10.03.2005 tarihli raporu ve ekinde sundukları krokinin hüküm eki sayılmasına, karar kesinleştiğinde hüküm fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın ilgili tapu müdürlüğüne gönderilmesine, yine karar kesinleştiğinde dava konusu taşınmazlar üzerinde işbu dava dosyası nedeniyle bulunan kısıtlayıcı veya diğer herhangi şerh veya tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili ile hükmü katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.