Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5385 E. 2024/4150 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5385
Karar No
2024/4150
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/79 E., 2023/38 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı duruşmalı olarak birleşen davacı ... vekili, duruşmasız olarak asıl davacı-birleşen davalı ... vekili ile birleşen davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.06.2024 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde, ... vekili Avukat ... , karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... ile ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 12.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR İzmir ili Karşıyaka ilçesi ... Köyü çalışma alanında 1956 yılında yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın 543 parsel sayısı ile tespiti yapılmış, ancak taşınmazın tespit tutanağı tüm aramalara bulunamamış, 2018 tarihinde (bozma ilamı gereğince) taşınmazın tutanağı maliki Mahkemece belirlenmek üzere ihya edilmiştir. Davacı ..., ... ve arkadaşları ile davacı ... , ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapu kaydında malik hanesi açık olan 543 parsel sayılı taşınmaz hakkında tescil istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince, davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, 09.12.2014 tarihli ve 2015/11451 Esas 2016/6583 Karar sayılı karar ile çekişmeli 543 parsele ilişkin kadastro tespit tutanağı aslı tüm aramalara rağmen bulunamadığından kadastro prosedürünün yeni kadastro tespiti ile başlaması ve tutanağın askı ilanına alınarak olağan usulüne göre kadastrosunun tamamlanması için nihai karar niteliği ile dosyanın ilgili İzmir Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/11451 Esas, 2016/6583Karar sayılı ilamı ile '... Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Yamanlar Köyünde 1956 yılında yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmazın 543 parsel sayısı ile tespit yapıldığı, İzmir Kadastro Müdürlüğü, Karşıyaka Kadastro Biriminin 29.03.2012 tarihli yazısında taşınmaza ait pafta örneği, ölçü krokisi, Yüzölçüm Hesabı ve Takeometrik Ölçü Cetvellerinin mevcut olduğunun bildirildiği ve yazı ekinde gönderildiği, yine İzmir Kadastro Müdürlüğü'nün 10.12.2012 tarihli yazısı ile 543 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağının 31.03.1956 tarihinde Karşıyaka Gezici Kadastro Yargıçlığına teslim edildiğinin belirtildiği ve mahkemece yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığı belirlendiğine göre tespit tutanağının yeniden ihyası için ara kararı ile Kadastro Müdürlüğünden dosyadaki mevcut bilgilere göre kadastro tespit tutanağının yeniden düzenlenmesi istenmeli, kadastro tutanağı düzenlenip gönderildikten sonra yargılamaya devam edilmelidir...'' gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı gereğince, 2018 tarihinde taşınmazın tutanağı ihya edildikten sonra, yapılan yargılama neticesinde, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve bir kısım tanıklar tarafından dava konusu taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde muris ... tarafından ekin ekerek ve hayvanlarını otlatarak kullanıldığı ve ona ait olduğu beyan edilmişse de, yapılan keşifte görevli teknik bilirkişilerce düzenlenen kök rapor ve ek rapora göre dava konusu taşınmazın 1956 yılında yapılan tapulama tespiti sırasında taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet olmadığı, taşınmaz üzerinde ağaç ya da ağaç topluluklarının bulunmadığı, muris ... ve mirasçıları olan birleşen davacılar ve asli müdahil lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri gereğince iktisap koşullarının oluşmadığı, davacı ...'in dava konusu taşınmazın bitişiğindeki tapulu araziyi tapulama tarihinden sonraki bir tarihte satın aldıktan sonra satın aldığı taşınmaz ile birlikte dava konusu taşınmazı da kullanmaya başladığı, 1957 ve 1995 yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın boş olarak görünmesi nedeniyle tapulama tespitinden sonraki zilyetliğe değer verilemeyeceği ve davacı ... lehine 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri gereğince iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçeleri ile, asıl ve birleşen davacılar tarafından açılan davanın reddine, asıl ve birleşen davacılar tarafından Yamanlar Köyü Tüzel Kişiliği'ne açılan davanın husumet yönünden reddine, dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi boş bırakılarak kadastro tutanağı düzenlenmiş olup 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince re'sen tescili gerektiğinden, dava konusu İzmir ili Karşıyaka ilçesi ... Mahallesi Ev Yaylası mevki 543 parsel (yeni 166 ada 18 parsel) sayılı taşınmazın tarla niteliği ile ve 1.560,03 m2 yüz ölçümü ile beyanlar hanesi boş bırakılarak ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, duruşmalı olarak birleşen davacı ... vekili, duruşmasız olarak asıl davacı-birleşen davalı ... vekili ile birleşen davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davacı ... vekili, asıl davacı-birleşen davalı ... vekili, birleşen davacı ... arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17,100 TL avukatlık ücretinin birleşen davacı ..., asıl davacı-birleşen davalı ..., birleşen davacı ... arkadaşlarından alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine 269,85 er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 157,75 er TL'nin temyiz eden birleşen davacı ..., asıl davacı-birleşen davalı ..., birleşen davacı ... arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5385, K. 2024/4150, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-5385-e-2024-4150-k-c947534205fa