Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5329 E. 2025/4589 K. – Uygulama Kadastr
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5329
- Karar No
- 2025/4589
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1781 E., 2023/1109 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/19 E., 2022/15 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı adına kayıtlı eski 2049 parsel sayılı ve 3.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 128 ada 25 parsel numarası ve 3.204,87 metrekare yüzölçümüyle; eski 2058 parsel sayılı ve 38.650,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 128 ada 38 parsel numarası ve 37.898,35 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmalarında, adına kayıtlı 2049 parsel sayılı taşınmazının yüzölçümünün 400 m², 2058 parsel sayılı taşınmazının yüzölçümünün ise 850 m² eksildiğini, bu eksilmelerin komşu parsel tapularına ilave edilmesinden kaynaklandığını belirterek adına kayıtlı taşınmazların kadastral sınırlarının tespiti ile kadastro çalışması sırasında yapılan hatanın düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 24.07.2019 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 117,47 metrekarelik kısmın Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 128 ada 26 parselden çıkartılarak davacıya ait 128 ada 25 parsele eklenmek suretiyle; 128 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 6.342,87 metrekare olarak, 128 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 3.322,34 metrekare olarak tapuya tesciline, 128 ada 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın reddine, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından esas yönünden, davalı ... vekili tarafından ise vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli 128 ada 26 parsel sayılı taşınmaz tutanak aslının davalı hale getirilerek dosya arasına alınmadan karar verildiği, 128 ada 38 parsel sayılı taşınmaz hakkında infazı kabil olmayacak biçimde ve sicil oluşturulmadan karar verildiği, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu belge ve paftalarının eksiksiz biçimde getirtilerek keşifte yararlanılmadığı, davacı tarafın dayandığı el atmanın önlemesine ilişkin dava dosyasının getirtilerek keşifte uygulanmadığı, ayrıca ... hakkındaki davanın husumetten reddi doğru olmasına rağmen, Kadastro Kanunu'nun 31/3. maddesine göre vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının da isabetsiz olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 128 ada 26 parsel ile 128 ada 25 parsel sayılı taşınmazlara yönelik uygulama tespitlerinin iptaline, 13.07.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekinde sunulan "Kadastral Paftası Üzerinde Durum Tespit Haritası" başlıklı krokide (A) harfi ile belirtilen 117,47 metrekarelik kısmın 128 ada 26 parselden çıkartılarak davacıya ait 128 ada 25 parsele eklenmek suretiyle, 128 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 6.342,87 metrekare olarak, 128 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 3.322,34 metrekare olarak tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 128 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tapuya uygulama tutanağındaki tespit gibi tesciline, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan raporda; çekişmeli 128 ada 25 (eski 2049) nolu parselin, zeminde mevcut bir sınırının olmadığı, 1964 tarihli hava fotoğrafında 128 ada 25 ve 26 nolu parseller arasında herhangi bir sınır görülmediği, söz konusu parseller arasındaki sınırın geçerli sınır olarak alınması gerektiği, 22/2-a madde uygulamasının yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olmadığı, uygulama kadastrosu ile komşu 128 ada 26 (eski 2053) nolu parsele uygulama ile dahil edilen (A) 117.47 m²'lik kısmın bu parselden alınarak davacıya ait 128 ada 25 parsele ilave edilmesi gerektiği, 128 ada 38 (eski 2058) numaralı parselde yapılan 22/2-a madde uygulamasının ise yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olduğu ve ek raporda ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/121 Esas, 2012/125 Karar sayılı dosyasında verilen kararın, 22/2-a uygulamasında belirlenen sınır tanımlarına etkisinin olmadığı, 22/2-a uygulaması esnasında yapılan sınırlandırmanın mevzuata uygun olduğunun açıklandığı, buna göre Mahkemece verilen kararda usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.