Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/34 E. 2025/5080 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/34
- Karar No
- 2025/5080
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/32 E., 2022/312 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1940 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 21.01.1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve (2/B) madde uygulaması ile henüz sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastro çalışması vardır. Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 398, 400, 402 ve 404 parsellerin bir kısmının kesinleşmiş devlet ormanı içerisinde bulunduğunu, bu taşınmazların 28, 29, 31 ve 32 numaralı parsellerin ifrazı sonucu oluştuğunu, davalı şirket tarafından 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/180 Esas sayılı dosyası ile açılan ormanla ilişkisi vardır şerhinin kaldırılması davasında taşınmazların orman olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın 14.06.2010 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ilk orman tahdidinde bir kısmının devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığını ve bu sınırların 3302 sayılı Kanun'un (2/B) çalışmalarında da aynen korunduğunu, önceki tapu kayıtlarının hukuki değerini yitireceğini belirterek, dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 16.06.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazların tamamının Devlet ormanı niteliğinde olduğunu belirterek, taşınmazların tamamının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, 398, 400, 402 parsel sayılı taşınmazların davalılardan ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketi adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 404 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına olan 3/20, ... adına olan 3/20 ve ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketi adına olan 7/10 payının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, dava konusu 398 sayılı parsel üzerinde ...'e intikal edecek hissenin hacizli olduğu, dava konusu 404 sayılı parsel üzerinde 42 ilâ 45 nolu tapu kayıtları ile merhundur şerhinin bulunduğu, yine dava konusu 398, 404, 400 ve 402 sayılı parseller üzerinde yapı rezerv alanıdır şerhlerinin mevcut olduğunun görüldüğü, Orman İdaresince taşınmazın tapu kaydında yazılı şerh sahiplerine husumet yöneltilmeden dava açıldığı, Mahkemece, şerh sahiplerinin davaya katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan davanın görülüp sonuçlandırıldığı, bu nedenle kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, kabule göre de Kadastro Kanunu'nun (36/A) ve Geçici 11. maddeleri uyarınca davalılar aleyhine yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı ... İdaresinin karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazların 3116 sayılı Kanun uyarınca orman tahdit hattı içerisinde kaldığı, (2/B) çalışmasının söz konusu olmadığı, orman tahdidine itiraz ile ilgili dava bulunmadığı, 4753 sayılı Kanunda ormanların tevzi edileceğine dair hüküm bulunmadığından tapu kaydının hukuken değer taşımayacağı, orman sınırları içerisinde kalan tapulu yerlerle toprak tevzi yoluyla verilen yerlerin hak sahipleri adına tespit ve tescil edileceğine ilişkin maddelerin iptal edildiği, aynı yerle ilgili 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/180 Esas, 2010/99 Karar sayılı kararı ile dava konusu parsellerin üzerindeki orman ile ilişkisi vardır şerhinin terkini talebinin reddedilerek kesinleştiği, ilgili ilamının da bu dava yönünden takdiri kuvvetli delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul ili ... ilçesi ... köyü, 398, 400 ve 402 parsel sayılı taşınmazların davalılardan ... Madencilik Ticaret A.Ş. adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 404 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına olan 3/20, ... adına olan 3/20 ve ... Madencilik Ticaret A.Ş. adına olan 7/10 payının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.