Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/328 E. 2024/7034 K. – Tapusuz Taşınmazı
Konu: Tapusuz Taşınmazın Tescili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/328
- Karar No
- 2024/7034
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapusuz Taşınmazın Tescili
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/358 E., 2022/351 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Bursa ili Karacabey ilçesi ... Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını ve taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili olan davacı yararına oluştuğunu ileri sürerek, Medenî Kanunun 713 üncü maddesi hükmüne göre taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiş; davacının yargılama aşmasında vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulü ile Bursa ili Karacabey ilçesi ... Köyünde bulunan 04.12.2013 havale tarihli rapor ekinde tescile esas krokide (A) harfi ile işaretlenen 128,52 m² yüzölçümlü alanın "ev ve bahçesi" vasfıyla davacılar ... ve ... beyanları dikkate alınarak mirasçı ... adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki karar, davalılar ... ve Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/2542 Esas, 2019/6612 Karar sayılı ilamıyla; "... hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, 1957 tarihli memleket haritasında yeşil renge boyanmış sebze bahçesi rumuzlu alanda, 1940 uçuş tarihli hava fotoğrafında açık renkle tarım alanı olarak gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de orman tahdit haritası ile çekişmeli yerin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmediği 1/5000 ölçekli ve 1/10000 ölçekli kadastro paftası üzerinde değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 yada 7 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmediği, davaya konu taşınmaz 1940 tarihli hava fotoğrafında nokta olarak işaretlendiği, 1940 tarihli hava fotoğrafının stereoskop aleti ile üç boyutlu incelemesi de yapılmadığı, 1990'lı yıllara ilişkin memleket haritası ve hava fotoğrafları getirtilip çekişmeli taşınmazın bu belgelerdeki konumları gösterilmediği, anılan eksikliklerin giderilmesi yönündeki iade kararının gerekleri de yerine getirilmediği, bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını, hava fotoğraflarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama olduğu, bundan ayrı çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde orijinal kadastro pafta fotokopisi getirtilmediği, ayrıca, çekişmeli taşınmaza komşu, tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyaları getirtilerek değerlendirilmediği, yörede imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte yapılıp kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadıkları yönünde de araştırma yapılmadığı açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verilmesinni isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... davaya konu taşınmazın 21/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda kesinleşen orman kadastrosunda belirlenen orman sınır noktalarının oluşturduğu orman sınır hattının ve orman tahdit haritasına göre orman sayılmayan alanda kaldığı, yakın çevresinde daha önce mahkemece görülen tescil davaları neticesinde kesinleşen ve tescili tamamlanmış parsellerin bulunduğu, dosyada bulunan memleket haritaları ve memleket haritası incelendiğinde, 1940 yılından beri üzerinde orman örtüsü bulunmadığı, 1970 yılında zeytinlik olan tarım alanı olarak kullanıldığı, 1970 yılından sonra sebze meyve bahçesi olarak kullanıldığı, 1940 1950 yılında zeytinlik olan tarım alanı olduğu, 1970 -0975 yılında sebze meyve bahçesi 1997 ve 2001 yılında ise yerleşim alanı olduğu, orman mühendisi bilirkişinin de bulunduğu, heyet tarafından yapılan tespite göre dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yer olduğu, dosyada bulunan tanık anlatımları ve bilirkişi raporu incelendiğinde, davacıların ve öncesinde murisleri ...'in 20 yılı aşkın süredir bahçe olarak kullanmak suretiyle malik ve zilyet sıfatıyla kullandığı, aynı çalışma bölgesinde davacı tarafça senetsizden iktisap edilen başkaca taşınmaz bulunmadığının anlaşıldığı, davacı taraf lehine TMK' nın 713 üncü maddesindeki yasal koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve Bursa ili Karacabey ilçesi ... Köyünde bulunan 21.12.2021 tarih bilirkişi raporu ekinde bulunan tescile esas krokide (A) harfi ile adlandırılan 128,52 m2 yüzölçümlü alanın "ev ve bahçesi" vasfıyla davacılar ... ve ... beyanları dikkate alınarak mirasçı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 21.12.2021 tarih bilirkişi raporu ekinde bulunan tescile esas krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazların bulunduğu Karacabey ilçesi ... köyünde fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden TKGM üzerinden yapılan sorgulamada, söz konusu taşınmaz bölümüne 1732 ada 16 parsel numarası verildiği anlaşılmış olup, bu durum karşısında, ilgili yerde kadastro çalışması yapılıp çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinin belirlenmesi halinde ise 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 26/son ve 27/1 inci maddeleri uyarınca davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesine ait olacağından görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılması; kadastro tutanağı düzenlenmeyip kadastro çalışması dışında tapu kaydı oluşmuş ise davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüşeceği gözetilerek ilgili taşınmaz malikinin / maliklerinin davaya dahil edilip yöntemince taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.