Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2709 E. 2024/3324 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2709
- Karar No
- 2024/3324
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2012/2 E., 2021/3 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında; Şanlıurfa ili ... ilçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 69 parsel sayılı 26.250,00 m2, 70 parsel sayılı 184.400,00 m2, 71 parsel sayılı 12.800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar öncesinde bir bütün olarak tapu kaydı kaydı kapsamında kaldığı, malikleri arasında yapılan taksim nedeniyle 69 ve 71 parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 70 parsel sayılı taşınmaz 1/2 paylı olarak ... ve ... adına, 120 parsel sayılı taşınmaz ise ayrı bir tapu kaydına ve tapu malikleri arasında yapılan taksime dayalı olarak ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili; taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının gayrisabit olduğunu öne sürerek tespitin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne dair verilen önceki tarihli kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 01.02.1991 tarihli kararıyla; davacı Hazinenin davasının tespite dayanak yapılan tapu kaydının miktar fazlasına yönelik olduğu, davalıların ise tescil ilamı ile oluşan kesin hüküm niteliğinde olduğunu iddia ettikleri tapu kaydına dayandıkları halde tapu kayıtların dayanağı olan belgelerin tam ve doğru olarak getirtilmediği, kapsamlarının gereği gibi belirlenmediği, kesin hükmün var olup olmadığının ortaya konulmadığı belirtilerek tapu kayıt uygulaması ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi için araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu 69, 70 ve 71 nolu taşınmazlar 18.05.1953 tarihli ve 46 sıra nolu tapu kaydına dayandığı, tapu kaydının dayanağı olan tescil kararında Hazinenin taraf olmadığı, bir nevi davalıların zilyetliklerinin tespiti niteliğinde olup, kararın delil niteliği taşıdığı, kesin hüküm oluşturmadığı ancak kesin hüküm oluşturmasa bile güçlü delil niteliğinde olduğu, tapu kaydının kısmen zemine uyduğu bu haliyle kaydın gayrisabit sınırlı olduğu, kaydın miktarıyla geçerli olduğu, yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre yaklaşık 40 yıldır davalıların dava konusu taşınmazlara zilyet olmaları hususunun tereddütsüz ortaya konulması karşısında harici ve rızai taksimin 1960 yılında yapıldığı, kadastro tespit çalışmalarına kadar 20 yıl geçmediği için davalıların her birinin değil, tümünün toplamda aynı çalışma alanında 100 dönüm kazanabileceği, davalılardan ...’un 264 m2, ...’un 534 m2 ve 20.000 m2 senetsizden kazanımının mevcut olduğu, zilyetlikle iktisap şartlarının davalılar lehine gerçekleşti, dava konusu 120 nolu taşınmazın tespitine esas alınan 10.02.1969 tarihli ve 11 sıra nolu, Temmuz 326 tarihli ve 136 sıra nolu ve 17.02.1969 tarihli ve 42 sıra nolu tapu kayıtlarının, davalı taşınmazla birlikte dava dışı 19 adet parseli bir bütün olarak kapsadığı düşünülerek yeniden uygulandığı, sınırların sabit olmadığı, kuzey hududunun kıraç olduğu, davalı ... adına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 120, 69 ve 71 parsel sayılı taşınmazların tamamı 1872 pay kabul edilerek davalı ... Mirasçıları adına payları oranında, 70 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 14.09.2021 tarihli ek rapordaki krokinin (A) harfi ile gösterilen 72.873,15 m2’lik kısmın aynı parsel adı altında tamamı 67200 pay kabul edilerek, 33600 payının ... mirasçıları, kalan 33600 payının ... mirasçıları adına payları oranında, (B) harfi ile gösterilen 112.150,00 m2’lik kısmın ise ...Mahallesi son parsel numarası verilerek davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.