Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2638 E. 2024/7459 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2638
Karar No
2024/7459
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/4 E., 2023/7 K. KARAR : Husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Gümüşhacıköy ilçesi ... köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 146 ada 1 parsel sayılı 67.415,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Gümüşhacıköy ilçesi ... köyü 146 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın miras payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... davacı ... ve arkadaşlarının tapu kaydına dayanarak miras hisseleri oranında adlarına tescil istemiyle dava açtıkları, ne var ki, davaya dayanak yapılan 1963 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının müşterek tapu olup, kayıt maliklerinden ... oğlu ... mirasçılarının davada yer almadıkları, dava mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmaza yönelik açıldığına göre, bu nitelikteki taşınmazlar hakkında açılan davalarda, müşterek mülkiyet hali mevcut olsa dahi, tapu kayıt maliklerinin tamamının davada taraf olması gerektiği açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince davacılara diğer kayıt malikinin de davaya katılımını sağlamaları için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilindeki eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu 146 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacılar vekiline diğer kayıt maliki ... oğlu ... mirasçılarının davaya katılımlarını sağlaması için süre ve imkan tanındığı, ancak kesin süre içinde davaya katılımlarının sağlanmadığı ve muvafakatlerinin de alınmadığı, bu sebeple aktif husumet şartları oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacıların dayandıkları tapu kaydı müşterek / paylı mülkiyete konu olduğundan, uyuşmazlığın Türk Medeni Kanununun 688 inci maddesinde öngörülen "paylı mülkiyet" hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 688 inci maddesinde, "paylı mülkiyetle birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir" hükmü yer almakta olup, bu madde hükmüne göre paydaşlardan her biri, kendi bölünmemiş ve taşınmazın tümüne yaygın payında malik gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir. Her bir paylı malikin, payı üzerinde serbestçe tasarruf etmesi mülkiyet hakkının bir gereğidir. Mülkiyet hakkı, konusu olan taşınmaz üzerinde kapsamı açısından en geniş yetkileri veren ayni bir hak olup, "Mülkiyet hakkının içeriği" başlıklı Türk Medeni Kanununun 683. Maddesi; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesine yönelik dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılar, kadastro tespiti sırasında mera olarak sınırlandırılan dava konusu 146 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, 1963 tarihli ve 15 sıra numaralı paylı tapu kaydına dayanarak dava açmış olup, paylı kayıt maliklerinden ... oğlu ... mirasçıları davacı olarak davada yer almamış iseler de, yukarıda açıklanan maddeler ile mülkiyet hakkının sağladığı yetki kapsamında her bir müşterek malikin, dava açma hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamının taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik olduğu ve usule ilişkin olan bozma ilamının taraflar lehine usuli müktesep hak oluşturmayacağı gözetilmek suretiyle, öncelikle dava konusu taşınmazın niteliği (mera vasfında olup olmadığı) belirlenip, belirlenen bu niteliğe göre taşınmazın gerçek kişiler adına tescil edilebilen taşınmaz vasfında olduğunun anlaşılması halinde, davanın payla sınırlı olarak görülen kadastro tespitine itiraz davası olduğu dikkate alınarak, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılıp ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK' nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2638, K. 2024/7459, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2638-e-2024-7459-k-879de7ca0455