Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2467 E. 2025/4860 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2467
- Karar No
- 2025/4860
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/21 E., 2023/16 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanınkısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili; davalı-karşı davacı ... vekili ile davalı-karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece önceki tarihli 14. Hukuk Dairesinin 09.01.1975 tarihli ve 1974/3710 Esas, 1975/83 Karar sayılı bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ... ve ... ile ... ve hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulması" gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; "hudutları itibariyle tapu kaydının mahalline uygun olduğu ancak okunan hudutlar arazinin etrafını tamamen kapatır şekilde çevrelememesi, bazı hudutların nokta hudutlar olması ve mevki isimleri olması sebebiyle sabit sınırlı kabul edilmemiştir. Kadastro tespitleri sırasında 209 ada 7, 8, 9, 10, 11 parsel sayılı taşınmazların tarım arazisi olarak sınırlandırıldığı yıllardan beri ... soyisimli aileye ait olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesince asıl 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olduğu 28 parsel nolu taşınmaz dışındakilerin ise 28'e komşu olması sebebiyle komisyon kararınca davaya konu edildikleri özetle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin müdahalenin meni davasına sadece 28 parsel sayılı taşınmazın konu olduğu diğer taşınmazların tarım arazisi vasfında olduğu ve 28 parsel sayılı taşınmaz ile bütünlük arz etmediği böylece 209 ada 7, 8, 9, 10, 11 parsel sayılı taşınmazların hüküm kısmında yazılı olan kişiler adına tespit kararı verilmiştir. 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2021 tarihli rapora eki (Ek-1) krokide (B) harfi ile gösterilen ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/243 Esas, 1974/90 Karar sayılı ilamında 5360 dönümlük yerin tapu kaydının kapsamı içerisinde olduğu, Belediyeye ait olmadığı ve mera niteliğinde olmadığı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 1974/3710 Esas, 1975/83 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde bu taşınmazlara uygulanan 3 K.evvel/340 tarih 5 ve 6 sıra nolu ile 11.02.1960 tarih 9 ve 10 nolu tapu kaydının sınırlarının sabit olmadığı tapuda yazılı miktarın 28 nolu parsel sayılı taşınmazda bulunan ağıl yerinden tefrik edilerek (918,393*5360) 4.066,00 m²lik kısmın 209 ada 28 parselin yüzölçümünden düşülerek geri kalan kısmın ise dosya içerisine alınan 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulunun 25.09.2021 tarihli raporuna göre 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın üzerinde çok yıllık bitki vejetasyon yapısı itibariyle tipik Orta Anadolu bozkır niteliğinde olduğu, Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 25.04.2016 tarih ve 5179 sayılı yazısında mera tahsis kararı olmadığı, Bakanlığın coğrafi bilgi sisteminde vasfının mera olduğu 209 ada 2, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların fiziki ve kadastro şekil itibariyle 28 nolu parselden ayrıldığı böylece mahkememizce de söz konusu rapora itibar edilerek 4342 sayılı Mera Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi uyarınca mera vasfıyla özel siciline tesciline karar verilmiştir. Dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi, 209 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 10.02.1987 tarihinde düzenlenen Kadastro Beyannamesinde; 256 ada 83 parsel sayılı taşınmazla ile birlikte 14.02.1931 tarih 4 ve 5 sıra nolu ve 19.10.1977 tarih 7 ve 8 sıra nolu tapu kayıtlarının 256 ada 86 nolu parsel ve 83 nolu parsel arasında oluşan derenin tapu kayıtlarının tesisinden sonra oluştuğu buranın sel sularının ve toprağın revizyona uğraması sebebiyle meydana geldiği anlaşıldığı aslında 209 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 256 ada 83 ve 86 nolu parsellere uygulanan tapu kaydının içerisinde kaldığı bu nedenle bu tapu kaydına istinaden ..., ..., ... ... adına tespit edilen taşınmazlar ...'ün itirazı üzerine davalı hale getirilmiştir. 209 ada 12 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 14.02.1931 tarih 4 ve 5 nolu gittisi 19.10.1977 tarih 7 nolu tapu kaydının hudutlarının mahkememizce yapılan keşif ve önceki keşifler birlikte değerlendirildiğinde bu tapu kaydının taşınmaza uygun olduğu anlaşılmış ve tespitte olduğu gibi tapu kaydında adı geçen kişiler adına tespit kararı verilmiştir. Dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 209 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 10.02.1987 tarihinde düzenlenen Kadastro Beyannamesinde; 14.02.1931 tarih 6 sıra nolu ve 19.10.1977 tarih 9 sıra nolu tapu kayıtlarına istinaden ..., ..., ... ... adına tespit edilen taşınmazlar ...'ün itirazı üzerine davalı hale getirilmiştir. 209 ada 13 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 14.02.1931 tarih 6 nolu gittisi 19.10.1977 tarih 9 nolu tapu kaydının 256 ada 83 parsel sayılı taşınmazla ile birlikte bu taşınmaza da uygulandığı, mahkememizce yapılan keşif ve önceki keşifler birlikte değerlendirildiğinde sağı solu ve arkası tepe olup 209 ada 28 parseli okuduğu, sahibi mülk okumakta olan yerin ise 209 ada 12 parsel nolu taşınmaz olduğu ve bu tapu kaydının taşınmaza uygun olduğu anlaşılmış ve tespitte olduğu gibi tapu kaydında adı geçen kişiler adına tespit kararı verilmiştir. 19.09.2003 tarih ve 1 celse nolu duruşma zaptında davacı ... 209 ada 6 numaralı taşınmazda herhangi bir haklarının olmadığını davalı ... ...'ün olduğunu bildiğini şeklinde beyanda bulunmuş ve ... Kadastro Mahkemesinin 28.11.2000 tarihli ve 1997/2 Esas, 2000/3 Karar sayılı dosyada fen bilirkişileri tarafından sunulan raporda 209 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ... ...'ün dayandığı 14.02.1931 tarih 6 sıra nolu ve 19.10.1977 tarih 9 sıra nolu tapu kaydının sınırları içerisinde kaldığıx kaldı ki 6 parsel sayılı taşınmazın 12 parsel sayılı taşınmaz ile bütünlük arz ettiği cğ feragat beyanı da birlikte değerlendirildiğinde ...'e ait olduğu kanaatine varılmıştır. ... ilçesi ... Mahallesi 209 ada 28 parselin 18.01.2021 tarihli rapora ekli (Ek-1) krokide (A) harfiyle gösterilen 4.288,27 m²lik kısmın ... köyü eski 186 yeni 1479 ada 13 parsel arasında mükerrerlik teşkil ettiğinden ve ... köyünün kadastro tespit tarihinin 1950, ... Mahallesinin ise 1982 tarihinde olduğundan (A) harfi ile gösterilen bu kısmın 209 ada 28 parselden iptal edilmesine karar verilmiş" gerekçesi ile; Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi; 209 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarla vasıflı ve 64.764,17 m² yüzölçümlü olarak, 209 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tarla vasıflı ve 145.868,17 m² yüzölçümlü olarak, 209 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tarla vasıflı ve 136.279,77 m² yüzölçümlü olarak, 209 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tarlı vasıflı ve 8.471,37 m² yüzölçümlü olarak, 209 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tarla vasıflı ve 53.492,45 m² yüzölçümlü olarak, 209 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ağıl ve arsa vasıflı 14.053,31 m² yüzölçümlü olarak; K.Evvel/1340 tarihli ve 6, T.Sani/1928 tarihli ve 12 ile 11.02.1960 tarihli ve 10 sıra numaralı tapu kayıtlarına istinaden tamamı 345.600 hisse itibar edilerek; Ankara ili ... ilçesi, ... Mahallesi 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2021 tarihli rapor eki (EK-1) krokide (B) harfiyle gösterilen 4.066,00 m² lik kısmın ağıl yeri vasıflı olarak, tamamı 345.600 hisse itibar edilerek tapu kayıt malikleri ve mirasçıları adına; Ankara İli ... İlçesi, ... Mahallesi 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2021 tarihli rapora ekli (EK-1) krokide (A) harfiyle gösterilen 4.297,82 m²lik kısmın ... köyü eski 186 yeni 1479 ada 13 parsel arasında mükerrerlik teşkil ettiğinden (A) harfi ile gösterilen bu kısmın 209 ada 28 parselden iptaline, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 209 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2021 tarihli raporumuz eki (EK-1) krokide (B) harfi ile gösterilen 4.066,00 m²lik kısmın K.Evvel/1340 tarihli ve 5 numaralı, T.Sani/1928 tarihli ve 11 numaralı ile 11.02.1960 tarihli ve 9 sıra numaralı tapu kaydı tedavülleri kapsamında kaldığından bu kısımları 209 ada 28 parselin yüzölçümünden (A ve B harfli kısımların) yüzölçümlerinin düşülerek (3.560.682,22-4.297,82-4.066,00=3.552.318.40) 3.552.318.40 m² olarak, 4342 sayılı Mera Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi uyarınca mera vasfıyla özel siciline tesciline, Ankara ili ... ilçesi, ... Mahallesi 209 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 14.758,44 m² yüzölçümlü ve tarla vasıflı olarak, 209 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 10.890,04 m² yüzölçümlü ve tarla vasıflı olarak tamamı 108 hisse itabı edilerek 106/108 hissesinin ... oğlu ..., 2/108 hissesinin de ... ... adlarına tespit ve tesciline, ... İlçesi, ... Mahallesi 209 ada 13 parselin 335,65 m² yüzölçümlü ağıl yeri olarak tamamı 54 hisse itibar edilerek 44/54 hissesinin ... oğlu ..., 9/54 hissesinin ... ve 1/54 hissesinin de ... ... adlarına tespit ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı ... mirasçıları vekili; davalı-karşı davacı ... vekili ile davalı-karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Davalı- karşı davacı ... vekili ile davalı-karşı davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Somut olayda Mahkemece her ne kadar davacı ... soy isimli kişilerin dayanak tapu kayıtlarının dava konusu 28 nolu parsel dışında diğer çekişmeli taşınmazları kapsadığı kabulüyle bu parsellerin şahıslar adına tesciline karar verilmiş ise, yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir. Şöyle ki; davacı ... soy isimli kişilerin dosya kapsamına göre dayanak iki tapu kaydı bulunmaktadır. Bunlardan Eylül 1323 tarihli ve 2 nolu kaydın sınırları "kefere kuyusu, pazar burnu, belen ve cebel", Eylül 1323 tarihli ve 4 nolu kaydın sınırları ise "kayapınar çayı, pazar burnu, ördek gölü ve at yarışı" şeklinde olup miktarları ise 75 ve 5 dönümdür. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/C maddesine göre "Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur. Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır." Dosya içerisinde mevcut fen bilirkişisi raporunda tapu kayıtlarının sınırlarının mevki belirttiği belirtilerek bu mevkiler krokide gösterilmiş, nokta sınır olan kefere kuyusuda nokta sınır olarak gösterilmiştir; ancak yalnızca bununla yetinilip tapu kaydının kapsamı tam olarak belirlenmemiştir. Mahkemece mevki sınırlar içeren tapu kaydının uygulanabilir olup olmadığı irdelenmeden, kapsamı tam olarak tayin edilmeyen tapu kaydına dayalı şahıslar adına tescil hükmü kurulmuştur. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması hatalıdır. O halde Mahkemece yapılması gereken iş, tapu kaydının uygulanabilir olup olmadığı değerlendirerek, uygulanabilir olduğu belirlenirse değişken hudutlu sınırlar ihtiva ettiğinden, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C maddesine göre miktarıyla geçerli olduğunun gözönünde bulundurularak tapu kapsamı belirlenmesi; uygulanabilir olmadığı ve uygulandığında tapu kapsamı dışında kalan yerler olduğu belirlenirse usulüne uygun şekilde mera araştırması yapılması olmalıdır. Bu kapsamda araştırma yapılır iken; tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ile teknik bilirkişisi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; ve yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğunu, kime ait olduğunu, kimden nasıl intikal ettiğini, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığını, taşınmazların öncesinin kadim mera olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; üç kişilik ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazın çekişmeli kısımlarının tarımsal niteliğini bildirir, biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadıklarını, çekişmeli kısımların mera parsellerinden nasıl ayrıldığını, zirai durumunu, ve üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve dosya içerisinde mevcut 25.09.2020 tarihli üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişiden alınan raporda dava konusu 209 ada 2, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 no.lu parsellerin 209 ada 28 no.lu parselle topoğrafik ve toprak yapısı itibari ile bütünlük arz edip, fiziki kadastro şekilleri itibarıyla 28 no.lu parselden ayrıldığı şeklindeki çelişkilinin giderilmesinin yeniden belirlenecek bilirkişilerden istenmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaları tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; teknik bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; çekişmeli bölümlerin öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davalı-karşı davacı ... vekili ile davalı-karşı davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.