Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2347 E. 2025/3819 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2347
Karar No
2025/3819
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/115 E., 2022/193 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı...dava dilekçesinde; ..................... köyü Köyiçi mevkinde bulunan, sınırlarını bildirdiği adına kayıtlı 6 ve 7 sayılı parsellerin güneyinde kalan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin, 30.07.2010 tarihli ve 2007/184 Esas, 2010/592 Karar sayılı kararıyla, "davacı yararına zilyetlik koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle verilen, davanın kabulüne ve aşınmazın bahçe niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline dair ilk karar, davalılar Hazine ve Orman İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2013 tarihli ve 2012/13648 Esas, 2013/341 Karar sayılı ilamıyla; "... taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığından bahisle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının araştırılması ve miktar araştırması yapılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 02.06.2015 tarihli ve 2013/406 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararla verilen, davanın kabulüne, ................... köyü Köy içi mevkinde kain 18.02.2010 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 468.64 m² taşınmazın bahçe niteliği ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair hüküm, davalılardan Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.02.2018 tarihli ve 2016/5635 Esas, 2018/1367 Karar sayılı ilamıyla; "... taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğundan davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, Orman İdaresince başvurulan karar düzeltme talebinin ise Dairenin 18.11.2013 gün ve 2013/4462 Esas, 2013/10276 Karar sayılı ilamıyla reddedildiği, bu hali ile Orman İdaresi açısından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu hususunun kesinleşmiş olduğundan bahisle davalı ... İdaresinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanakları, davalı iseler dava dosyaları, kesinleşerek tapuya kaydedilmiş iseler tapu kayıtları ve dayanaklarının eksiksiz olarak getirilmesi, dava konusu taşınmaza komşu 106 ve 107 parsel sayılı taşınmazların mera vasfı ile tapuda kayıtlı oldukları nazara alınarak dava konusu taşınmaza ilişkin Mahkemece usulüne uygun mera araştırması yapılması, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar planı çalışmaları yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ilk kez hangi tarihte yapılıp onaylandığı, imar revize çalışmaları yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı hususlarının araştırılması, çekişmeli taşınmaza komşu, tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyalarının getirtilerek değerlendirilmesi, zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin usûlünce araştırılması, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına da husumetin yöneltilmesi ve taraf eksikliğinin giderilmesi için davacı tarafa süre verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yargılama sonunda; "... dava konusu yerin orman parseline komşu olduğu, ancak arada yol bulunduğundan bitişik durumda olmadığı, orman niteliği bulunmadığı, orman tahdit sınırları dışında kaldığı, orman içi açıklığı olmadığı, zilyetlikte kazanabilecek yerlerden olduğu, 1970 ve 1975 yılı hava fotoğraflarında bir kısmının tarla olarak kullanıldığı, 1986 yılındaki fotoğrafında 3/4 kısmının tarla olarak kullanıldığı, 1990 yılına ait hava fotoğraflarında ise taşınmazın tamamının açık olarak göründüğü, taşınmazın taş toprak analizinde 25-30 yıldır tarım amaçlı kullandığının belirtildiği, dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların da zilyetliği doğruladığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından, "taşınmazın 1970 yılı ortofoto görüntüsünde ağaçların olduğunun göründüğü, taşınmazın orman olduğu, zilyetlikle kazanılasının mümkün olmadığı" iddiasıyla, davalı Hazine vekili tarafından ise, "davacının dava konusu alanı 1971 yılından beri fiilen kullandığına dair delil bulunmadığı, 1975 hava fotoğrafında ekili, dikili olmadığı, 1987 tarihli pafta haritasında orman olarak göründüğü, 16.12.2019 tarihi bilirkişi raporunda da açık bir şekilde 1990 yılından itibaren tarımsal amaçla kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, zilyetlik süresinin dava tarihine kadar 17 yıl olduğu ve zilyetlik sürenin dolmamasına rağmen kabul kararı verildiği" iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu, .......................köyünde 766 sayılı Tapulama Kanununa göre tesis kadastrosunun 1982 yılında kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın devlet ormanı olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığı ve bu köyde 3116 sayılı Kanuna göre 1949 yılında yapılıp kesinleşen Orman Kadastrosu çalışması ile 6831 sayılı Kanuna göre 1996 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması bulunduğu anlaşılmıştır. 1. Davalı ... İdaresinin temyiz talebinin değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesinin vermş olduğu ilk kararın davalı ... İdaresi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2013 tarihli ve 2012/13648 Esas, 2013/341 Karar sayılı ilamıyla, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığından bahisle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve davalı Hazineni temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün yine davalı ... İdaresi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.02.2018 tarihli ve 2016/5635 Esas, 2018/1367 Karar sayılı ilamıyla; "taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğundan davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, davalı ... İdaresince başvurulan karar düzeltme talebinin ise Dairenin 18.11.2013 gün ve 2013/4462 Esas, 2013/10276 Karar sayılı ilamıyla reddedildiği, bu hali ile Orman İdaresi açısından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu hususunun kesinleşmiş olduğu" gerekçesiyle davalı ... İdaresinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesince verilen önceki kararlarının davalı ... İdaresi yönünden kesinleştiği ve temyiz incelemesine konu eldeki son kararla da davalı ... İdaresi aleyhine hukuki bir durum yaratılmadığı, bu nedenlerle davalı ... İdaresinin hükmü temyiz etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... İdaresinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ... Plan ve Proje Müdürlüğü'nün 19.07.2019 tarihli yazısında, dava konusu taşınmazın 05.03.2009 ve 13.04.2013 onay tarihli 1/5000 ölçekli ... İmar planında“50 kişi/hektar Konut Alanı” içerisinde bulunduğu bildirilmiş ise de, Dairemizce temyiz incelemesi yapılan yöreye ait başkaca dava dosyalarından bu bölgede 29.07.1980 tasdik tarihli ve 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropolitan Alan ... İmar Planı bulunduğu anlaşılmış olup, dava konusu taşınmazın bu imar planı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8/b maddesinde “İmar Planları, ... İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir” hükmüne yer verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ihya edilen taşınmaz mallara ilişkin 17. maddesinin 2. fırkası, "il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz" hükmünü içermekte olup buna göre, imar planına alınan bir taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak mülk edinilebilmesi için tüm koşulların, imar planının onay tarihine kadar oluşmuş olması gerekir. Burada bahsedilen imar planı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 8/b maddesinde tanımlanan, ... ve uygulama imar planıdır. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en tüm memleket haritaları ile hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise buna ilişkin karar örnekleri ile dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropolitan Alan ... İmar Planı ilgili Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlığından sorularak, bu imar planına ilişkin kayıt ve belgeler dosya arasına getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşif sırasında, mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime, ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, özellikle imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraat mühendisi bilirkişisinden, nizalı taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, değerlendirme tarihi açıkça yazılmak suretiyle üzerinde bulunan ağaç türü ve yaşlarını belirten, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip, üzerine taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine, taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek tüm hava ve uydu fotoğrafları ile memleket haritaları üzerinde de inceleme yaptırılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, taşınmazın taşlık-çalılık gibi imar ihyaya muhtaç olan yerlerden mi yoksa boş (hali) nitelikteki yerlerden mi olduğu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra dava konusu taşınmazın öncesine ait niteliği doğru şekilde belirlenerek imar-ihya gerektiren yerlerden olması ve 1980 yılında onaylanmış 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropolitan Alan ... İmar Planı kapsamında kalması halinde imar planının onay tarihine kadar imar-ihyasının tamamlanmış ve devamında 20 yıllık zilyetlik süresinin doldurulmuş olması; taşınmazın söz konusu imar planı kapsamında kalmadığının veya imar-ihya gerektirmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise 20 yıllık zilyetlik süresinin dava tarihine kadar gerçekleşmesi gerektiği dikkate alınmak suretiyle, tüm birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma v incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... İdaresinin temyiz dilekçesinin REDDİNE; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2347, K. 2025/3819, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2347-e-2025-3819-k-3f4a2781e33b