Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/216 E. 2025/4269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/216
- Karar No
- 2025/4269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/121 E., 2022/1058 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi, şerh terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Bakanlıklara vekaleten Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, ............. köyü çalışma alanında bulunan, 108 ada 10 parsel (eski 70 parsel) sayılı ve 4.135 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların miras bırakanı adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un (2/B) madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Birleşen davanın davacısı Orman İdaresi ise dava dilekçesinde; taşınmazın eylemli orman olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptalini, elatmanın önlenmesini ve ... lehine konulan irtifak hakkının terkinini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, dava konusu taşınmazın (B) ve (C) işaretli toplam 2.524 m² bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine, irtifak hakkı Mahkeme kararı ile konulmuş olduğundan terkini talebinin reddine dair ilk karar, davacı Bakanlıklara vekaleten Hazine vekili, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2013 tarihli ve 2013/3169 Esas, 2013/8018 Karar sayılı ilamıyla; "... (A) işaretli taşınmazın orman ağaçları ile kaplı olduğunun hâkim tarafından keşif gözlemi olarak tutanağa geçirildiği ve uzman bilirkişi raporunda da taşınmazın meşe, kestane, ıhlamur ağaçları ve orman bitki örtüsü ile kaplı olduğundan söz edildiği halde, ağaçların sayısı, yaşı, kapalılık oranı, hangi bölümde ne kadar ağaç olduğu hususlarının açıklanmadığı, bu konuda ziraat uzmanından rapor alınmadığı, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumunun da belirlenmediği, uyuşmazlığın çözümünde, çekişmeli 108 ada 10 parselin tapu kaydının oluştuğu 1959 yılı itibarıyla orman olup olmadığının belirlenmesinin önemli olduğu açıklanarak, mahallinde bir ziraat, bir orman bilirkişisi ve bir fen elemanının atılımıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle gösteren arazi kadastro paftası ile yöreye ait en eski (1950'li yıllara ait) tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları getirtilip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumunun belirlenmesi, yine aynı şekilde bilirkişilerden taşınmazdaki ağaçların sayısı, yaşı, kapalılık oranı, hangi bölümde ne kadar ağaç olduğu konusunda rapor alınması, 1950'li yıllar itibarıyla orman sayılmayan yerlerden ise, sonradan orman ağacı yetişmesi ile tapu kaydının geçersiz hale gelmeyeceğinin düşünülmesi; kabule göre de, davacı idarelerin çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı davalı ... lehine konulan irtifak hakkı şerhinin de silinmesini istediği ve ormanların korunmasına ilişkin Anayasa'nın 169. ve 6831 sayılı Kanun'un 93. maddeleri karşısında, ormanlar üzerinde herhangi bir şerh konulamayacağı halde, mahkemece beyanlar hanesindeki irtifak şerhinin mahkeme kararı ile konulduğu gerekçe gösterilerek talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, kullanım hakkı ile ilgili konuların idareler arasında yapılacak işlemlerle yeniden düzenlenmesinin her zaman mümkün olduğu açıklanarak, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümlerinde bulunan bütün şerhlerin de silinmesine karar verilmesi gerektiği" hususlarına değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yapılan yargılama sonunda verilen, dava konusu taşınmazın (A) (bozma öncesi (C) ve (B) işaretli toplam 2.524.93 m² bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine, kabul edilen kısımlar üzerinde davalı ... lehine konulan takyidatların kaldırılmasına dair ikinci hükmün, davacı Bakanlıklara vekaleten Hazine vekili, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.11.2021 tarihli ve 2021/8155 Esas, 2021/11126 Karar sayılı ilamıyla; "... dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edilmesine göre davalı ... vekilinin esasa, davacı Bakanlıklara vekaleten Hazine vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davacı Bakanlıklara vekaleten Hazine vekili ve davacı ... İdaresi vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları yönünden ise, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, dava konusu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmının (bozma öncesi A) yöreye ait en eski (1950'li yıllara ait) tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumunu denetime ve infaza elverişli krokili rapor ile belirlenmeden, soyut bir şekilde, dava konusu taşınmazın tümünün hangi yıla ait olduğu belirtilmeyen hava fotoğrafında kısmen ormanlık, 1958 yılına ait memleket haritasında kısmen yeşil renkli, 1976 yılına ait memleket haritasında ise kısmen açık renkli orman dışı alanda kaldığını bildiren, bu alanların ölçüsünü, miktarını ve önceki niteliğini değerlendirmeyen yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm verildiği açıklanarak, hükmüne uyulan bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, uyuşmazlığın çözümünde, çekişmeli 108 ada 10 parselin tapu kaydının oluştuğu 1959 yılı itibarıyla orman olup olmadığının belirlenmesi önem teşkil ettiğinden, bir ziraat, bir orman bilirkişi ve bir fen elemanının katılımıyla mahallinde yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle gösteren arazi kadastro paftası ile yöreye ait en eski (1950'li yıllara ait) tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları getirtilip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle (C) harfi ile gösterilen kısmın (bozma öncesi A) konumunun belirlenmesi, yine aynı şekilde bilirkişilerden taşınmazdaki ağaçların sayısı, yaşı, kapalılık oranı, hangi bölümde ne kadar ağaç olduğu konusunda rapor alınması, taşınmaz bölümü 1950'li yıllar itibarıyla orman sayılmayan yerlerden ise, sonradan orman ağacı yetişmesi ile tapu kaydının geçersiz hale gelmeyeceğinin düşünülmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek, davacı ... İdaresi vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmının -bozma öncesi (A)- orman sayılmayan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle, asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile 108 parsel 10 nolu taşınmazın 27.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen 1.829,89 m² kısmı ile, (B) rumuzu ile gösterilen 695,007 m² olmak üzere toplam 2.524,89 m² lik kısmın tapu kaydının iptaline ve dava konusu parselden ifrazı ile birliğin en son parsel numarası altında orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, davalı gerçek kişilerin 108 parsel 10 nolu taşınmazın fen ve orman bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ve krokilerde (A) ve (B) harfi ile gösterilen toplam 2.524,89 m² kısma ilişkin müdahalelerinin menine, dava konusu taşınmazın tapusu iptal edilen kısımları üzerindeki üçüncü kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Bakanlıklara vekaleten Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Bakanlıklara vekaleten Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.