Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2149 E. 2024/7216 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2149
Karar No
2024/7216
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/19 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce, bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Ordu ili Perşembe ilçesi Yeşilköy Köyü çalışma alanında bulunan 133 ada 1, 134 ada 1, 15, 139 ada 4, 6, 17, 161 ada 5, 8, 165 ada 10 ve 166 ada 9 parsel sayılı 1.141.81, 277.98, 2.008.42, 553.36, 564.42, 1.588.51, 233.26, 486.56, 307.79 ve 82.10 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men'i davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, davalı ... ile davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.06.2022 tarihli ve 2021/4533 Esas, 2022/5329 Karar sayılı ilamıyla; "... davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığına karar verildikten sonra, davacı ... ve arkadaşları vekilinin paya yönelik temyiz itirazları yönünden, 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (4722 sayılı Kanun) 17 nci maddesi gereğince mirasçılık ve mirasın geçişi ile ilgili hususların miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenmesi gerektiği, ne var ki Mahkemece muris ...'ün ölüm tarihinde (1979) yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi uyarınca ...'e 1/4 pay verilmesi gerekirken karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri nazara alınarak fazla pay verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak, kök muris ...'ün varsa güncel veraset ilamı dosyaya getirtilmesi, yoksa 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 25/1 inci maddesi uyarınca adı geçenin veraset ilamının ölüm tarihine uygun olacak şekilde Kadastro Mahkemesi hakimi tarafından düzenlenmesi ve bundan sonra lehine tescil kararı verilen kişilerin isimleri ve paylarının da kararda açıkça gösterilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 133 ada 1 parsel, 134 ada 1 ve 15 parsel, 139 ada 4, 6 ve 17 parsel, 161 ada 5 ve 8 parsel, 165 ada 10 parsel ve 166 ada 9 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarında yazılı miktar ve nitelikleri ile hükümde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2149, K. 2024/7216, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2149-e-2024-7216-k-5e48424d3314