Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2025 E. 2024/5048 K.

Konu: Güncelleme Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2025
Karar No
2024/5048
Karar Tarihi
Konu
Güncelleme Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki güncelleme kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindeki davaların, kayıt maliki Hazine ile varsa adlarına kullanım şerhi verilen kişilere husumet yöneltilmek suretiyle açılmasının zorunlu olduğu, somut olayda, davacının yalnızca, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak adı geçen ... ve müştereklerini hasım göstermek suretiyle dava açmış olduğu ancak, kayıt maliki olan Hazine’ye husumet yöneltilmediği, bu haliyle davada, taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği açıklanarak, yöntemince taraf teşkilinin sağlanması ve bu koşul yerine getirildikten sonra işin esasına girilmesi ... " gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " ... dava konusu 489 ada 14 nolu parselin dayanağının Kadastro Mahkemesinin 1993/6 esas 1993/195 karar sayılı kararı olduğu, söz konusu karara göre taşınmazın zilyetliğinin ... çocukları ... ..., ..., ... ... ve ...'e ait olduğu yönünde tapunun beyanlarına şerh edildiği ve söz konusu kararının 04.08.1993 tarihinde kesinleştiği, davacının davasının 489 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 2009 yılında fiili kullanıma yönelik yapılan tespite itiraz olduğu, 489 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ... çocuklarından ... ..., ..., ... ... ve ...'e ait olduğunun Kadastro Mahkemesince verilen kararla sabit olduğu, 2009 yılında yapılan fiili kullanıma yönelik tespitlerde ancak mahkeme kararının kesinleştiği 1993 yılından sonraki sebeplere dayanılarak 2009 yılındaki güncelemeye yapılan itirazın değerlendirilebileceği, bu itiraz değerlendirilirken de özellikle de 2009/15 genelgenin B/8 maddesinin göz önünde tutulmasının gerektiği, söz konusu madde de açıkça belirtildiği gibi kadastro tutanağında kullanıcı ismi yazıyorsa yeni kullanıcıların adına tespit yapılabilmesi için söz konusu B/8 maddesinde belirtilen belgelerin yada beyanın verilmesinin gerektiği, mevcut olayda 489 ada 14 nolu parselin kullanıcısının ... çocuklarından ... ..., ..., ... ... ve ... olduğu, 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında söz konusu şahıslar dışında zilyetliğin tespitinin yapılabilmesi için B/8 de yer alan belgelerden birinin yada davacı ...'in beyanın gerektiği, dosya taraflarınca yargılama aşamasında B/8 deki belgelere ilişkin her hangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, yine davacının da söz konusu taşınmazdaki zilyetliğini kadastro mahkemesinde ismi yazmayan davalılara devir ettiğine yönelik her hangi bir beyanın dosyaya sunulmadığı, bundan dolayı kadastro tarafından davacı adına tespit yapılmamasının genelgenin B/8 maddesinde uygun olmadığı, davacı tarafından kadastro mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren 2009 yılında yapılan fiili kullanıma yönelik tespiti yapıldığı tarihe kadar söz konusu taşınmazdaki davacı hissesinin Kadastro Mahkemesi kararında ismi yazmayan davalılara satıldığına ilişkin olarak yazılı belgenin sunulmadığı ve davacının bu yönde beyanında bulunmadığı, davacının davasının ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... ... vereseleri ve ... oğlu ... ... vereseleri dışındaki kişiler yönünden kabulünün gerektiğinin anlaşıldığı " gerekçesiyle, davalı ... oğlu ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne ve dava konusu 498 ada 14 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptali ile yerine "zilyetliği ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... ... mirasçıları, ... oğlu ... ... mirasçıları ve davacı ... kızı ...’e aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, güncelleme kadastrosuna itiraza ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davalı ... oğlu ... yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; davacı ...' in, Kadastro Mahkemesi' nin 1993/6 Esas ve 1993/195 Karar sayılı dosyasıyla ... ... ve ... oğlu ... aleyhine açtığı tespite itiraz davası kabul edilerek 489 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine ... evlatları ... ..., ..., ... ... ve ...'in müştereken kullanımında bulunduğu şerhi verilmesine hükmedilmiş ve bu karar 04.08.1993 tarihinde kesinleşmiştir. Bilahare 2009 tarihinde yapılan güncelleme çalışmalarında ise, taşınmazın ... evladı ..., ... oğlu ..., ... ... mirasçıları, ... ... mirasçıları ve ... ... mirasçılarının kullanımında olduğu yönünde tespit yapılmış ve bu tespit 06.11.2009 tarihinde kesinleşmiş ve davacı tarafından eldeki dava dosyası ile güncelleme çalışmalarında yapılan söz konusu kullanıcı tespitinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Buna göre; davalı ... oğlu ...' nın, ilk kullanıcı tespitinin yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazın kullanıcısı olmadığı Kadastro Mahkemesi' nin 1993/6 Esas ve 1993/195 Karar sayılı ilamıyla belirlenmiş olup, adı geçen davalının taşınmazı bu tarihten sonra da kullanmadığı, davalı ... oğlu ... tarafından mahkemenin 12.12.2014 tarih ve 2013/583 Esas, 2014/735 Karar sayılı önceki tarihli kararına ilişkin olarak sunulan 20.02.2015 havale tarihli temyiz dilekçesinde yer alan "... dava konusu 489 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Kadastro Mahkemesi' nin 1993/6 Esas ve 1993/195 Karar sayılı 2/B' ye ilişkin davayı davalı taraf olarak hiç itiraz etmeden kabul ettim. Yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmadım. .... Devlet bu ilamın gereğini yapmamışsa bundan benim hukuka aykırı davranışımdan söz edilemez. .... 2009 yılındaki güncelleştirme listesinde neden benim adım yeniden yazılıyor ? Aslında ben bu taşınmaza hiç girmedim. " yönündeki beyanlarından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı ... oğlu ...' nın dava konusu taşınmazda her hangi bir kullanımının bulunmadığı gözetilerek, bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2025, K. 2024/5048, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2025-e-2024-5048-k-5d32d6ab2377