Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2022 E. 2024/5460 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2022
- Karar No
- 2024/5460
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/134 E., 2022/113 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamın uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 132 ada 4 parsel sayılı 6.223,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin önceki karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/11467 Esas ve 2017/7020 Karar sayılı ilamıyla; "... tüm tarafların gerçek sıfatları ile karar başlığında gösterilmesi, hükümde tarafların tüm delilleri toplanarak, iddia ve savunmanın kabul edilen ve ret edilen argûmanları gerekçeleriyle birlikte açıklanıp, açık, tereddüte yer bırakmayacak ve infaza olanak tanıyacak şekilde hüküm fıkrası oluşturulması gerektiği açıklanarak, infazı mümkün olmayacak ve kısa kararla çelişki oluşturacak biçimde hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." işaret edilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... Taşınmazlarda ekonomik amaca uygun kullanım bulunduğu, kadastro tespiti ile uyumlu mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda tespit maliki mirasçıları açısından senetsizden zamanaşımı ile kazanım koşullarının oluştuğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olmadıklarının anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davalılar adına zilyetlikten edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde isabet bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz aynı ada 3 parsel sayılı ham toprak parseline sınırdır. Dosyaya sunulan uzman ziraatçı bilirkişi raporuna göre de; çekişmeli taşınmaz üzerinde mera bitkileri olan geven bulunduğu gibi bitişik parsel ile arada ayırıcı unsur niteliğinde doğal ya da yapay sınırlar bulunmadığı bildirilmektedir. Yine, ziraatçı bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın uzun bir zamandır kullanılmadığının anlaşıldığı da bildirilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca, bir taşınmazın zilyetlikten edinilebilmesi için; taşınmazın zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olması yanında, üzerinde sürdürülen zilyetliğin de yasanın aradığı sürede ve nitelikte bulunması zorunludur. Uzman ziraatçı bilirkişi raporuna göre de çekişmeli taşınmaz üzerinde devamlı şekilde tarımsal faaliyet yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalılar adlarına edinme koşularının oluşmamış olması nedeniyle, davacı hazinenin davasının kabulüne karar vermek gerekirken, dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporları, keşif ve fotoğraflarla gözlenen konumuna aykırı olarak yazılı şekilde davanın reddi yönünde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Kabule göre de, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda Mahkemece yazılı şekilde tespit maliklerinden bir kısmının ölü olması nedeni ile miras hisselerine göre pay verildiği belirtilerek ve taşınmaz 10080 hisse kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Hükümde verilen payların toplamının ise 8400 olduğu sabittir. Bu şekilde pay payda eşitliği sağlanmadan infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmesi de hatalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.