Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1776 E. 2024/8003 K. – Uygulama Kadastr
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1776
- Karar No
- 2024/8003
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/173 E., 2022/199 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, dahili davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, Muratlı ilçesi Çevrimkaya Köyü çalışma alanında ve tapuda ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 123 parsel sayılı 77.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 112 ada 15 parsel numarasıyla 79.370,15 metrekare yüzölçümlü olarak; Çevrimkaya Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuda kayıtlıyken yargılama sırasında tashihen ... adına intikal ettirilen eski 233 parsel sayılı 26.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 112 ada 16 parsel numarasıyla 28.288,2 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait Muratlı ilçesi Çevrimkaya Köyü eski 123 yeni 112 ada 15 parsel taşınmazın sınırının yanlış belirlendiğini ve yanlışlığın davalıya ait 112 ada 16 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmişler ve yargılama sırasında ... davaya dahil edilmiş ve davacılara ait eski 123 parsel, yeni 112 ada 15 sayılı parsel kayden ..., ... ve ... ... adlarına tescil edildiğinden taşınmazın yeni malikleri davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesince, usule ilişin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu 112 ada 16 parsel sayılı taşınmazda davalı ... Belediyesi adına kayıtlı olan 22.06.2015 tanzim tarihli fen bilirkişisi ... imzalı raporda (A) harfi ile sarı renk boyalı olarak gösterilen ve 500,85 metrekarenin iptali ile davacı parseline ilavesiyle adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere göre, dahili davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; mahkeme kararlarının doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak nitelikte olması gerekmektedir. Davanın açıldığı tarih itibariyle davacılar ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan dava konusu eski 123 parsel, yeni 112 ada 15 parsel sayılı taşınmaz; yargılama devam ederken 13.05.2020 tarihinde kayden ve intikalen davacı ... mirasçıları ..., ... ve ... ... adlarına tescil edilmiş ve adı geçenler davaya devam etmişlerdir. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, hüküm yerinde dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi ... imzalı raporda (A) harfi ile sarı renk boyalı olarak gösterilen ve 500,85 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacıların malik olduğu 112 ada 15 parsel (eski 123 parsel) sayılı taşınmaza ilave edilerek davacılar adına tesciline karar verilmiş ve yargılama sırasında tapu kaydına kayden malik olan ..., ... ve ... ...'in isimlerinin hükümde açıkça yazılmamış olması nedeniyle hükmün infazında tereddüte sebebiyet verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, infazı sırasında tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de; bu hususun düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin beşinci satırında yer alan "davacılar" kelimesinden sonra gelmek üzere " ..., ... ve ... ..." isimlerinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.