Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1648 E. 2024/5496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1648
- Karar No
- 2024/5496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2022/14 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asli müdahil ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında .../... köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 5 parsel sayılı 107,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ... ve ... adına; 177 ada 6 parsel sayılı 3.591,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına ve 121 ada 1 parsel sayılı 612,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, tapu kaydı ve satın alma nedenine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında ... irsen intikal sebebine dayanarak dava konusu taşınmazlardan 119 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ve müdahil davacının davasının reddine, dava konusu 119 ada 5, 177 ada 6 ve 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2017/2495 Esas, 2019/594 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece öncelikle, davacının 121 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin talebi açıklattırılmalı, davacıya dayandığı tapu kayıt malikleri ile irs ilişkisini kanıtlaması için olanak tanınmalı, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, yine tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellere ait onaylı kadastro tutanak örnekleri, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilip dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, teknik bilirkişi ve inşaat mühendisi bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, davacının dayandığı tapu kayıtlarının hudutlarının yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli; yine davacının dayandığı 06.10.1960 tarihli senet kapsamı aynı şekilde tespit edilmeli; yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların ne kadar zamandır, kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı, yine davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kalan taşınmazlarla ilgili kayıt malikleri arasında yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kime hangi taşınmazın isabet ettiği hususlarında somut olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; tanık olarak gösterilmeleri halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla taşınmazlar başında dinlenilmeli; teknik bilirkişiye keşfi izlemeye elverişli, tapu kayıtlarının kapsamlarının işaretlendiği harita düzenlettirilmeli; inşaat mühendisi bilirkişiden taşınmazlar üzerindeki binaların yapım tarihleri ve yaşlarının ne olduğunu açıklayan, 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki evin altında kaç adet ahır bulunduğunu belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller ile davalılar ..., ... ve ...’ın, davacı ve müdahillerin iddialarına yönelik beyanları da birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA" karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava ve müdahil davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Dava konusu edilen Karabük ili ... ilçesi ... köyü, ... mevkii, 121 ada 1 parselin "altı ahır üstü ev olan ahşap iki katlı bina ve bahçesi" vasfıyla aynı yüzölçümü ile payların mevcut tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 121 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan ahşap iki katlı binanın altında yer alan iki adet ahırın tespit maliklerinden ... evlatları ... ve ... ile muris ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... ile muris ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... adına iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre, ait olduğunun Kadastro Kanunu'nun 19/2 maddesi gereğince kadastro tutanağının ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine, Dava konusu edilen Karabük ili ... ilçesi ... köyü, ... mevkii, 177 ada 6 parselin tespit maliki ... ölü olduğundan, taşınmazın mirasçıları ... (...), ... (...) ve ... (...) adlarına verasete iştirak olarak tapuya kayıt ve tesciline, Dava konusu edilen Karabük ili ... ilçesi ... köyü, ... mevkii, 119 ada 5 parselin kadastro tespitinin iptaline, ahşap ahır ve bahçe vasfıyla 107,18 m2 olarak, taşınmazın tamamı 1080 pay kabul edilerek 180 payın davacı ... (...) adına, 64 payın muris ... varisleri olan ... (...), ... (...), ... (...) ve ... (...) adlarına verasete iştirak olarak tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan 836 payın tespit malikleri olan ... ve ... üzerlerinde ayrı ayrı 418'şer pay olarak bırakılmasına karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve müdahil ... tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmeyerek hükmün 121 ada 1 ve 176 ada 6 parsellere ilişkin kısmının ONANMASINA" karar verilmiştir. 2. Müdahil ...'ın 119 ada 5 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tüm dosya kapsamı incelendiğinde Mahkemece kök muris ...'ın mirası 1080 pay kabul edilmek sureti ile çekişme konusu taşınmazda payların belirlendiği görülmüştür. Kök murisin mirası üç yüz altmışar pay olarak evlatları ..., ... ve ...'e kalmıştır. ...'in mirasçıları ..., ... ve ...'dır. Bu kişilere ...'in mirasından yüz yirmişer pay düşmektedir. ...'ın tek mirasçısı ... miras hissesini ... oğulları ..., ... ve ...'e devretmiş, bu şekilde ...'ın mirasçılarının toplam 240 payı olmuştur. Müdahil davacı ...'da ... oğlu ...'in mirasçısıdır. Her ne kadar hükümde ... mirasçılarına 64 paya hükmedilmiş ise de az yukarda açıklandığı üzere ... mirasçılarına 80 paya hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ...'ın temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Müdahil ...'ın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “64 payın ... varisleri olan” ibaresinin çıkartılarak yerine “80 payın ... varisleri olan” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.