Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1540 E. 2024/7546 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1540
Karar No
2024/7546
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/277 E., 2023/9 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle, Kocaeli ili Merkez ilçesi Sultaniye köyü sınırları dahilinde bulunan mera ve yaylak alanlarının orman ve tapu kadastro çalışmaları yapılırken tespit ve tescillerinin yapılmadığını, orman sınırları içine alındığını, oysa yıllardır orman içi, orman üstü ve orman kenarı mera olarak kullanıldığını, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 20 ve sonraki maddeleri gereğince mera, yaylak ve kışlak bulunabileceğinin kabul edildiğini belirterek, Tarım İl Müdürlüğü'nce tespiti yapılan mera ve yaylak alanlarının İlk Derece Mahkemesince de tespitinin yapılarak, mera olarak sınırlandırılmasına, her türlü yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine; Kocaeli ili Kartepe ilçesi Sultaniye köyünde bulunan 423.820,16 metrekare yüzölçümlü Altunoluk Yaylası mevkii, 258.113,03 metrekare yüzölçümlü Karaoluk Yaylası mevkii, 88.737,76 metrekare yüzölçümlü Hozan mevkiindeki yerlerin mera olarak sınırlandırılmalarına ve özel siciline yazılmalarına, diğer yerler hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ile davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince 31.03.2021 tarihli ve 2020/3804 Esas, 2021/2974 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurulmaya yeterli değildir. Davaya konu taşınmazların bulunduğu yerlerde yapıldığı bilirkişi raporlarından anlaşılan orman kadastrolarına dair çalışma evrakları, orman kadastro haritaları getirtilmemiş, tahdit haritası ile çakıştırma yapılmadığı için bilirkişi raporlarında tahdit içinde kaldığı bildirilen kısımlar denetlenmemiştir. Hal böyle olunca; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörelerde yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan yerler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği nazara alınarak, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yapılan keşif sonrasında düzenlenen teknik ve fen bilirkişi raporları, fen bilirkişi raporu ekinde yer alan krokilendirme, haritaları, dava konusu yerlerle ilgili orman kadastro çalışmaları kapsamında, söz konusu taşınmazların tamamının kesinleşmiş devlet orman sınırlan içinde kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1540, K. 2024/7546, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1540-e-2024-7546-k-699faa60046d