Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1379 E. 2023/1473 K. – Tapu İptal Ve
Konu: Tapu İptal Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1379
- Karar No
- 2023/1473
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/186 E., 2017/508 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 28059 ada 6 parsel sayılı taşınmaz 477,90 metrekare yüzölçümü ve tarla vasfında dava dışı ... adına tespit ve tescil edilmiş bilahare davalıya satılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfında Hazine adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2008 tarihli ve 2004/484 Esas, 2008/222 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisinin 10.03.2008 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 117 m2, B harfi ile gösterilen 341 m2 lik bölümlerin orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda C harfi ile gösterilen 6 m2 lik bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili ve davalılar ... ile ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2013 tarihli ve 2012/7866 Esas, 2013/1372 Karar sayılı kararıyla davalı ...'nün yargılama sırasında vefat ettiği ve mirasçılarının davaya dahil edilmeden karar verildiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli ve 2014/186 Esas, 2017/508 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; bölgede 1942 yılında yapılan orman tahdidine ilşkin çalışma tutanakları dosya arasına alınmamış bu yönüyle orman bilirkişisinin taşınmazın 1942 yılındaki tahdide göre göstermiş olduğu konum denetlenememektedir. Ayrıca 1942 yılında bölgede yapılan orman tahdit çalışması Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 sayılı kararıyla sadece ... Vakfına ait olan tapulu taşınmazlar yönünden iptal edilmiştir. Oysa İlk Derece Mahkemesi sanki bu tahdit çalışması tüm yönüyle iptal edilmiş gibi değerlendirme yapılmıştır. Bu sebeple bölgede 1942 yılında yapılan orman tahdit çalışması geçerli olup taşınmazın bu tahdide göre konumu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Ayrıca taşınmazın orman tahdidi dışında kalması halinde bu kez en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması yapılarak orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılmalıdır. O halde İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan 1942 yılındaki orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir harita mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalıdır. Bu şekilde yapılan tahdit uygulaması sonucu taşınmazın orman sınırı dışında kaldığı anlaşılır ise bu kez, yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı yapılan keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun’un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunu (5658 sayılı Kanun) sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri/ ile orman bilirkişisi/bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.