Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1373 E. 2024/5543 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1373
Karar No
2024/5543
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/9 E., 2022/31 K. HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında Mahkemece görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı birleşen dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Çankırı ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 50, 103 ada 60, 95, 163, 106 ada 15, 107 ada 7, 110 ada 24, 111 ada 99, 127 ada 4, 138 ada 2, 139 ada 4, 183 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların miras payları oranında adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince; dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda "taşınmazların bir kısmının ...oğlu ..., bir kısmının ise ...oğlu ...’tan intikal ettiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 103 ada 168 ve 143 ada 5 parsel sayılı taşınmazların ... ve müşterekleri, 101 ada 50, 103 ada 60, 106 ada 15, 107 ada 7, 110 ada 24, 111 ada 99, 127 ada 4, 138 ada 2, 139 ada 4, 183 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazların ... ve müşterekleri adına, 103 ada 95, 163 ve 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ise kadastro tutanağı gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2021 tarihli ve 2020/971 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararıyla; "dosya içerisinde tarafların müşterek kök murisi ... ve ... oğlu ...’a ait veraset ilamı ya da veraset ilamına esas nüfus kaydı bulunmadığından, davacılar ile tespit maliki olan davalılar arasındaki irs ilişkisinin tespit edilmesi ve miras paylarının denetlenme olanağı bulunmadığı belirtilerek mahkemece, muris ...’a ait veraset ilamını sunması için davacı tarafa süre ve imkan verilmesi, veraset ilamının sunulmaması halinde ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 25/1. maddesi çerçevesinde adı geçenin veraset ilamı davaya özgü olmak üzere Kadastro Mahkemesi hakimi tarafından düzenlenmesi suretiyle davacılar ile tespit malikleri arasında irs ilişkisinin kurulması, mirasçıların tereddüde yer vermeyecek şekilde kimlik bilgileri ile mirasçıların pay oranlarının belirlenmesi, gerektiğinde uzman bilirkişiden pay oranları ile ilgili rapor alınabileceğinin düşünülmesi, bundan sonra pay dağılımının hangi esaslara göre belirlendiği denetime elverişli olacak şekilde açıklanmak suretiyle işin esası hakkında karar verilmesi" gereğinine değinilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, kök muris ... ve ... oğlu ...'a ait veraset ilamının davacı ... mirasçıları vekili tarafından temin edilerek dosya içerisine alındığı, dosyaya sunulan veraset ilamı uyarınca tarafların kök muris kök murisi ... ve ... oğlu ...ile ırsi bağlantılarının tespit edildiği, asıl dava dosyası yönünden, davacı ...'nun dava ettiği 138 ada 2 parsel ve 139 ada 4 parsel parsellerin ise bir kısım davalıların ortak murisi ... ve davacının murisi ...'dan geldiği, bu şahısların taşınmazları birlikte kullandıkları, her iki şahsın da tüm mirasçılarının katıldığı veya usulüne uygun şekilde kendilerini temsil ettirdikleri bir taksimin ispatlanamadığı, davacı ...nin annesi ...'nın dava konusu taşınmazlarda mirastan kaynaklı hakkının bulunduğu, birleşen 2008/28 esas sayılı dava dosyası yönünden, davacı ...'nun 103 ada 168 ve 143 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi ...'dan geldiği, bu şahsın iki mirasçısı bulunduğu, bunlardan birinin davalı ..., diğeri ise davacının annesi ... olduğu, tüm mirasçıların katıldığı veya usulüne uygun şekilde kendilerini temsil ettirdikleri bir taksimin davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenlerle davacının bu parsellere yönelik davasının ... mirasçılarının miras payı nispetinde kabulüne karar verilmesi gerektiği, birleşen 2008/31 esas sayılı dava dosyası yönünden, davacı ...'ın 127 ada 3, 128 ada 4 ve 197 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açmış olduğu davasından keşif sırasında feragat ettiği, birleşen 2008/22 esas sayılı dava dosyası yönünden, davacı ...'ın 107 ada 7 parsel için dayanmış olduğu 20.01.1969 tarih ve 10 sıra nolu tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı ve bu taşınmazın davalının zilyetliğinde olduğu, davacının hiç bir zaman taşınmazda zilyet olmadığı, birleşen 2008/29 esas sayılı dava dosyası yönünden ise davacı ...'ın dava ettiği 101 ada 50, 103 ada 60, 107 ada 7, 139 ada 4 parsel , 183 ada 14 ve 17 parseller, 127 ada 4 parsellerin davalı ... ve davacının Ortak Murisi ...ve ... oğlu ...'tan geldiği, tüm mirasçıların katıldığı veya usulüne uygun şekilde kendilerini temsil ettirdikleri bir taksimin davalı tarafça ispatlanamadığı, davacının bu parsellerde 150/360 miras payının bulunduğu, davacı ...'ın dava ettiği 106 ada 15 parsel,110 ada 24 parsel, 111 ada 99 parsel ve 138 ada 2 parsellerin ise davalı ... ve davacının Ortak Murisi ...ve ... oğlu ... ve bir kısım davalıların murisi ...ve ... oğlu 1891 doğumlu ... tan geldiği bu şahısların bu taşınmazları birlikte kullandıkları, her iki şahsın da tüm mirasçılarının katıldığı veya usulüne uygun şekilde kendilerini temsil ettirdikleri bir taksimin ispatlanamadığı, davacının bu parsellerde 75/360 miras payının bulunduğu, davacı ...'ın dava ettiği 103 ada 95 ve 163 parselin ise ne davacılar ne de davalıların ne de onların murislerinin dava konusu bu yerleri kullanmadıkları, bu yerlerin boş vaziyette olduğunu ve üzerinde hayvanların otlatıldığı, kimse tarafından ekilip biçilmeyen yerler olduğu, dolayısıyla davacının bu taşınmaza yönelik hakkını ispatlayamadığı" gerekçesiyle asıl dava dosyası açısından davacı ...'nun 138 ada 2 parsele yönelik davasının kabulüne, 139 ada 4 parsele yönelik davasının reddine, birleşen 2008/31 esas sayılı dosya açısından davacı ...'ın 127 ada 3, 128 ada 4 ve 197 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine, birleşen 2008/22 esas sayılı dosya açısından davacı ...'ın 107 ada 7 parsele yönelik davasının reddine, birleşen 2008/28 esas sayılı dosya açısından davacı ...'nun 103 ada 168 ve 143 ada 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının kısmen kabulüne, davacının 127 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının reddine, birleşen 2008/29 esas sayılı dosya açısından davacı ...'ın 103 ada 95 ve 163 parsellere yönelik davasının reddine, 101 ada 50, 103 ada 60, 107 ada 7, 139 ada 4, 183 ada 14 ve 17, 127 ada 4, 106 ada 15, 110 ada 24, 111 ada 99 ve 138 ada 2 parsellere yönelik davasının kısmen kabulüne, 103 ada 95 ve 163 parsel sayılı taşınmazların komisyon tutanağı gibi, 127 ada 3, 128 ada 4 ve 197 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi, 101 ada 50, 103 ada 60, 107 ada 7, 127 ada 4, 139 ada 4, 183 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazların toplamda 384 pay olarak hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına, 106 ada 15, 110 ada 24, 111 ada 99, 138 ada 2 ve 139 adda 4 parsel sayılı taşınmazların toplamda 3840 pay olarak hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına ve 103 ada 168 ve 143 ada 5 parsel sayılı taşınmazların toplamda 640 pay olarak hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 143 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ... tarafından yaptırıldığının 3402 sayılı Kanun'un 19 maddesi uyarınca beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hüküm, birleşen dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Temyize konu 103 ada 95 ve 163 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup anılan parseller yönünden birleşen dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Diğer parseller yönünden, İlk Derece Mahkemesince yukarı da yazılı şekilde karar verilmiş ise de uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi hükmün gerekçe kısmı ile hüküm fıkrasında çelişki ortaya çıkartacak şekilde karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Önceki tarihli bozma ilamında "tarafların kök murisi ...'a ait veraset ilamının dosya içerisine alınması ve tespit malikleri ile kök muris arasında ırs ilişkisi kurularak ve gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınarak pay dağıtımlarının belirlenmesi" gereğine değinilmiş ve kök murise ait veraset ilamı dosya içerisine alınmıştır. İlk Derece Mahkemesince aşamalarda yapılan araştırmalar ve temyiz duruma göre taşınmazların bir kısmının ...'dan bir kısmının ise hem ... ile ...'dan kendi mirasçılarına intikal ettiğine yönelik Mahkemenin kabulü yerindedir. Ne var ki, mahkemece hükmün gerekçe kısmında 101 ada 50, 103 ada 60, 107 ada 7, 127 ada 4, 139 ada 4, 183 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı ...'in miras payının 150/360 olduğu belirtilmiş, hüküm yerinde ise davacı adına 1/4 pay oranı üzerinden hüküm kurulduğu gibi 106 ada 15, 110 ada 24, 111 ada 99 ve 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde de davacı ...'in miras payının 75/360 olduğu belirtilmiş, hüküm yerinde ise davacı adına 1/8 pay ranı üzerinden hüküm kurularak pay dağılımının hangi esaslara göre belirlendiği denetime elverişli olacak şekilde açıklanmamış ayrıca hüküm ile gerekçe arasında çelişki ortaya çıkartılmıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında vefat eden ... mirasçılarının taşınmazlar üzerindeki miras pay oranları belirlenmeli, gerektiğinde uzman bilirkişiden pay oranları ile ilgili rapor alınabileceği düşünülmeli, bundan sonra pay dağılımının hangi esaslara göre belirlendiği denetime elverişli olacak şekilde açıklanmak suretiyle işin esası hakkında karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olup kabule göre de Kadastro Hakimi’nin doğru ve infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak biçimde, infazı kabil hüküm oluşturmak zorunda olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği halde taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilmeden tescil hükmü kurulması ve 139 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında birbirleriyle çelişen iki ayrı hüküm kurulması da isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkeme kararının 103 ada 95 ve 163 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1373, K. 2024/5543, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1373-e-2024-5543-k-883e3ce05d1a