Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1139 E. 2024/4461 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1139
Karar No
2024/4461
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz (şerhe yönelik) davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı - davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı - davacı ..., davalı - davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucunda Muğla ili ... ilçesi çalışma alanında bulunan 301 parsel sayılı 30.808.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kanunları uyarınca devletleştirilen ve orman komisyonunca tahdidi yapılan yerlerden olduğu belirtilerek "devlet çam ormanı" vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra yörede yapılan yenileme kadastrosu sırasında 178 ada 1 parsel numarasıyla ve 28.385.413,00 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenmiş; 01.10.1996 tarihinde ifraz nedeniyle 374 adet parsele ayrılmış, ifraz edilen parsellerden 178 ada 295 parsel sayılı 2.557,89 metrekare yözlçümündeki taşınmaz ile 178 ada 296 parsel sayılı 2.998,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... varislerinin kullanımında olduğu; 178 ada 148 parsel sayılı 95.954,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine ise 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'nin kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tescil edildikten sonra 21.12.2009 tarihinde yapılan güncellemede de 178 ada 295 ve 296 parsel sayılı taşınmazların kullanıcısı yönüyle beyanlar hanesinde her hangi bir değişiklik yapılmamış; 178 ada 148 parsel sayılı taşınmaz ise 9 adet parsele ifraz edilerek, ifrazen oluşan ve dava konusu edilen 148 ada 465, 467, 469, 470 ve 271 parsel sayılı muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlardan 148 ada 465 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısı ...; 467 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısı ...; 469, 470 ve 471 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısı ise ... olarak güncellenmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 178 ada 295 ve 296 parsel sayılı taşınmazların davacının fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesindeki şerhlerin terkini ile davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. Birleşen dava dosyasında davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli 178 ada 296 parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesindeki şerhin terkini ile lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiş; Ortaca 1. Asliye Hukuk 17.07.2013 tarih ve 2012/812 Esas, 2013/675 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, çekişmeli 178 ada 296 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine ...'nin kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına karar verilip, iş bu kararın dava dışı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilerek Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 tarihli ve 2016/4210 Esas, 2017/5786 Karar sayılı kararı ile; "...eldeki davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde olup, bu nitelikteki dava dosyalarında husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişiye yöneltilmesi gerektiği, ne var ki, davacı tarafından yalnızca Hazine'in davalı olarak gösterildiği, lehine kullanım şerhi olan ... mirasçılarına ise husumet yöneltilmediği açıklanarak davacıya beyanlar hanesinde adı geçen muris Mehmet Karteke'nin mirasçılarını dahil etmesi için süre ve imkan tanınması, böylece taraf teşkili tamamlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm deliller toplanıp işin esası hakkında bir karar verilmesi, hükmü temyiz eden mirasçı ... tarafından aynı taşınmaz hakkında benzer iddia ve sebeplerle açılan dava dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesinin gerekip gerekmediği hususunun düşünülmesi ve bundan sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması..." gereğine değinilerek bozulması üzerine Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/539 Esas, 2019/210 Karar sayılı kararı ile eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı ... ve ... dava dilekçesinde; çekişmeli 178 ada 295, 296, 465, 467, 469, 470 ve 471 parsel sayılı taşınmazların kullanım hakkının tarafların müşterek mirasbırakanı ...'den intikal ettiğini ileri sürerek lehlerine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...çekişmeli 178 ada 295 ve parsel sayılı taşınmazlar ile 178 ada 465, 467, 469, 470 ve 471 parsel sayılı taşınmazların kök parseli olan 178 ada 148 parsel sayılı taşınmazın kullanım hakkının ..., ... ile ...'nin ortak murisleri ...'den kaldığı, murisin sağlığında 178 ada 295 parsel sayılı ...'ye; 178 ada 296 parsel sayılı taşınmazı ...'ye devrettiği ve bu taşınmazların bu kişilerin fiili kullanımında bulunduğu, yine muris ...'nin sağlığında 178 ada 148 parselin ifrazından oluşan taşınmazları da beyanlar hanesinde lehlerine kullanıcı şerhi bulunan mirasçılarına devrettiği ve taşınmazların bu kişilerin fiili kullanımında bulunduğu..." gerekçesi ile davacı ...'nin davasının kısmen, davacı ...'nin davasının ise tam kabulüne, davacı ... ve ...'nun davasının ise reddine, 178 ada 295 ve 296 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhlerinin iptaline, 178 ada 295 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine, taşınmazın ...'nin fiili kullanımında bulunduğu, 178 ada 296 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine ise taşınmazın ...'nin fiili kullanımında bulunduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm davacı - davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı - davacı ..., davalı - davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı - davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı - davacı ..., davalı - davacı ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90'er TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1139, K. 2024/4461, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1139-e-2024-4461-k-2ad45af9b925