Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1059 E. 2025/5228 K. – Kadastro Tesbiti
Konu: Kadastro Tesbitine İtiraza
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1059
- Karar No
- 2025/5228
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tesbitine İtiraza
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/27 E., 2022/171 K. KARAR : Asıl davanın ve müdahil Hazinenin davasının reddine, müdahil ...'in davasının kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraza davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın ve müdahil Hazinenin davasının reddine, müdahil ...'in davasının kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ve arkadaşları vekili, Alanya Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 30.08.2003 tarihinde vefat ettiğini, muris yatalak iken davalılardan ...'ın babası olan muristen aldığı vekâletname ile murise ait ... ilçesi ... köyünde bulunan tapulu taşınmazları sattığını, murisin akli melekerinin yerinde olmadığı bir zamanda vekâletnamenin alındığını, bu durumun aksi düşünülse bile murisin tasarruf nisabını aşan miktarların iptalinin gerekeceğini belirterek devir işlemlerinin iptali ile davalılar ... ve ... adına olan tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında dava konusu yerde kadastro çalışmaları yapılmış olması nedeniyle Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/882 Esas, 2005/168 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlar hakkında 125 ada 6, 126 ada 11 ve 127 ada 1 parsel numaraları ile malik hanesi boş bırakılarak kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve davacılar vekili, 08.01.2020 tarihli duruşmada, 125 ada 6 parsele ilişkin taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Asli Müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 125 ada 6, 126 ada 11, 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda imar ve ihya ile zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Asli Müdahil ..., 26.12.2014 tarihli müdahale dilekçesiyle; dava konusu ... köyü 127 ada 1 ve 126 ada 11 parsel sayılı taşınmazları davalı ...'den noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek, taşınmazların adına tescili talebiyle davaya katılmıştır. İlk Derece (Alanya Kadastro) Mahkemesi'nin 12.04.2013 tarihli ve 2005/350 Esas, 2013/167 Karar sayılı kararıyla verilen, 26.08.2003 tarih ve 3 sıra nolu tapu kaydının tedavülleri ile birlikte dava konusu 126 ada 11; 127 ada 1 ve 125 ada 6 parseli kapsadığı, dava konusu taşınmazlardan, 125 ada 6 parselin dava konusu olmadığı gerekçesiyle kesinleştirilmek üzere tutanak aslının Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine, davacıların davalarının reddine, 126 ada 11 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların eskiden beri kullanılan tarım arazisi oldukları gerekçesiyle bu parsellere yönelik Hazinenin davasının reddine, 126 ada 11 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın muris ...'ın kullandığı, hukuki işlem ehliyetine yönelik dava reddedildiğinden 126 ada 11 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapudan ...'ye satışının geçerli olduğunun kabulü gerektiği, ...'nün noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazları ...'e sattığı gerekçesiyle 126 ada 11 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... adına tapuya tesciline dair ilk karar, davacılar vekili ile müdahil Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2014 tarihli ve 2013/7658 Esas, 2014/3657 Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 07.11.2001 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu tahdit hattına göre konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, tarafların dayandığı tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ve varsa krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, davalı iseler dava dosyaları, komşu parsel tutanak ve dayanakları ile çekişmeli taşınmazlara komşu ve yakın komşu parsellere ait tapulama tutanakları ve eklerinin, varsa dayanak tapu ve vergi kayıt örneklerinin tüm tedavülleriyle birlikte, davalı iseler dava dosyalarının, kesinleştilerse kadastroca oluşan tapu kayıt örneklerinin, getirtilmesi, dava konusu yer ve geniş çevresini hep birlikte gösterir orijinal kadastro paftası, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmesi, 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının yapılması gerektiği, hüküm fıkrasında parsel numarası belirtilmeden (A1), (A2) ve (D) bölümleri hakkında tescil hükmü kurulurken, hükümde bu bölümlerin hangi parsele ait olduğu ve hangi parsel hakkında hüküm kurulduğu hususunda tereddüt oluşturmasının doğru görülmediği ..." gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece (Alanya Kadastro) Mahkemesince, 21.06.2016 tarihli ve 2014/62 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararla verilen, davacıların davasının kısmen kabulüne, dava konusu 125 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahil Hazinenin davasının reddine, Müdahil ...'in davasının kabulüne, dava konusu 127 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 126 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla ayrı ayrı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline dair ikinci kararın, davacılar vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2016/14104 Esas, 2018/3968 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahkemesince, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olup olmadığı, davacılar ve davalı gerçek kişiler lehine zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, tapu kayıtlarına dayanılarak tesbit görmüş olan taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı hususlarında yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, bozma kararı öncesinde 125 ada 6 sayılı parselin dava konusu olmadığı gerekçesiyle kesinleştirilmek üzere tutanak aslı kadastro müdürlüğüne gönderildiği, bu taşınmaza ilişkin hüküm kurulmadığı, bozma sonrasında ise taşınmazın kadastro tutanak aslı dosya kapsamına alınmaksızın tarla vasfıyla ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, taşınmazın hükmen davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğu, davacı yana dava dilekçesi açıklattırılarak 125 ada 6 parsel sayılı taşınmazı dava edip etmediği açıklatılmadan ve tutanak aslı dosya kapsamına alınmadan taşınmaz hakkında hüküm kurulmasının usul ve kanuna uygun olmadığı, Dairemizin 2016/7258 Esas sayılı dosyasında davacı ...'nun aynı tapu kaydına dayanarak Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı orman tahdidine itiraz davasının yargılaması sonunda 04.02.2016 gün ve 2013/86 E.-2016/65 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, çekişmeli taşınmazlar ile komşu olan taşınmazlar hakkında aynı iddia ile yürüyen yargılamalar bulunduğu, davacı yanca aynı iddia ile benzer nitelikte açılmış dava olup olmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyalarının getirtilerek değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma da yapılmadığı açıklanarak, belgeler getirtildikten sonra, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve önceki bilirkişiler dışında ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, iki harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanması; taşınmazların imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve ne kadar süreyle ne şekilde zilyet edildiği, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın komşu parseller ile birlikte değerlendirilmek suretiyle zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, jeolog bilirkişiye taşınmazların önceden ya da halen aktif dere yatağı olup olmadığı, taşkın tehdidi altında bulunup bulunmadığı gibi hususların ayrıntılı ve açık bir şekilde açıklattırılması, Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/86 E. - 2016/65 K. sayılı dava dosyası ile davacı yanca aynı iddia ile benzer nitelikte açılmış dava var ise belirlenen bu dava dosyalarının da yapılan keşif ve yargılama esnasında nazara alınarak toplanan ve toplanacak tüm delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu parsellere revizyon gören 26.08.2003 tarih ve 2 ve 3 sıralı tapu kaydının revizyon görerek ... Mahallesi 125 ada 6, 126 ada 11 ve 127 ada 1 parsellere gittiği, yargılama sırasında davacı vekilinin 08.01.2020 tarihli duruşmada 125 ada 6 parsele ilişkin davaları bulunmadığını beyan ettiği, kadastro tutanağının dosya arasında bulunduğu, 125 ada 6 nolu parselin, 126 ada 11 ve 127 ada 1 nolu parsellerle birlikte evvelce bir bütün halinde tapuda 1/2 hissesi 26.08.2003 tarih 2 sıra nolu tapu kaydı ile ... oğlu ... 1/2 hissesi de 26.08.2003 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı ile ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, uygulanan tapu kaydının hududunun zemine uyduğu, hudutlardaki isim değişikliğinin tedavülden ileri geldiği, tapu kayıt maliklerinin 2003 yılında kendi aralarında yaptıkları rızai taksim sonucu 125 ada 6 parselin ... oğlu ... hissesine, 126 ada 11 ve 127 ada 1 nolu parselin ... oğlu ... hissesine isabet ettiği, taksim tarihinden itibaren kendilerine isabet eden taşınmazların malik sıfatı ile kullandıkları, 125 ada 6 parselin ... oğlu ...'a ait olduğu, yargılama sırasında da taşınmazın davalı olmadığı, alınan bilirkişi raporunda, dava konusu 126 ada 11 parsel ve 127 ada 1 parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1950 yıllarının ikinci yarısında imar ihyasına başlandığı, 1980'li yılların başından dava tarihinden 25-30 yıl önce imar ihyasının tamamlanmış olduğu uzun yıllardan beri ekonomik amaca yönelik kültür arazisi olarak kullanımda olduğu, dava konusu olan ... ilçesi ... mahallesi 126 ada 11, 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 26.08.2003 tarih ve 3 sıra nolu tapu kaydı kapsamında olduğu, taşınmazların ... tarafından ... oğlu ...'ye satıldığı ve ... tarafından da asli müdahil ...'e satılmış olduğu, muris ...'ın kendisine ait tapulu taşınmazları satmak üzere oğlu ...'a vekaletname verdiği, bu vekaletname doğrultusunda oğul ...'ın ... ve ...'na tapulu yerlerden sattığı, adli tıp kurumunun 26 Şubat 2010 tarihinde düzenlemiş olduğu rapor dikkate alındığında muris ...'ın işlem tarihinde hukuki işlem ehliyetine haiz olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, satışın geçersiz olduğuna dair davacıların davalarının reddine, dava konusu 126 ada 11 parsel dışındaki taşınmazların kültür arazisi vasfında olduğu, 126 ada 11 parselin de tapu kaydı kapsamında kalmış olması nedeniyle Müdahil Hazine'nin davasının reddine, asli müdahil ...'in davasının kabulüne, 126 ada 6 parsele yönelik karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 126 ada 11 ve 127 ada 1 nolu taşınmazların asli müdahil ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, asli müdahil Hazine vekili tarafından, "dava konusu taşınmazların niteliğinin aynı tür olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken taşınmazlardan olduğu" iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu Antalya ili ... ilçesi ... köyünde 2004 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre yapılan çalışmada dava konusu taşınmazları 22.12.2004 tarihinde tarla vasfıyla tespit edildiği, taşınmazların davalı oldukları belirtilerek tutanakların 23.12.2004 tarihinde Kadastro Mahkemesine devredildiği, 2000 yılında yapılan ve 2002 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanuna göre Orman Kadastrosu ve aynı kanunun 3302 sayılı Kanun'la değişik (2/B) madde uygulama çalışmaları bulunduğu anlaşılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.