Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1022 E. 2024/5444 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1022
Karar No
2024/5444
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/132 E., 2022/105 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 130 ada 33 parsel sayılı 1.264,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazinesi adına tapuya tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin önceki karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/11467 Esas ve 2017/7020 Karar sayılı ilamıyla; "... tüm tarafların gerçek sıfatları ile karar başlığında gösterilmesi, hükümde tarafların tüm delilleri toplanarak, iddia ve savunmanın kabul edilen ve ret edilen argûmanları gerekçeleriyle birlikte açıklanıp, açık, tereddüte yer bırakmayacak ve infaza olanak tanıyacak şekilde hüküm fıkrası oluşturulması gerektiği açıklanarak, infazı mümkün olmayacak ve kısa kararla çelişki oluşturacak biçimde hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." işaret edilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... Taşınmazlarda ekonomik amaca uygun kullanım bulunduğu, kadastro tespiti ile uyumlu mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda tespit maliki mirasçıları açısından senetsizden zamanaşımı ile kazanım koşullarının oluştuğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olmadıklarının anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kadastro hakimi 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda Mahkemece yazılı şekilde tespit maliklerinden bir kısmının ölü olması nedeni ile miras hisselerine göre pay verildiği belirtilerek ve taşınmaz 5120 hisse kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Hükümde verilen payların toplamının ise 5280 olduğu sabittir. Bu şekilde pay payda eşitliği sağlanmadan karar verilmesi hükmün infazını imkansız kılmıştır. Açıklanan nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, Temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1022, K. 2024/5444, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1022-e-2024-5444-k-fb65093811b3