Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/914 E. 2022/7942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/914
Karar No
2022/7942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : 6292 Sayılı Kanun Gereğince Yapılan Satış Soncu Oluşan Tapu Kaydının İptali Ve Tescil İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında ... Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2924 sayılı Kanun uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında Ümraniye İlçesi Çekmeköy Mahallesi çalışma alanında bulunan 107 ada 1 parsel sayılı 6.637,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu parsel üzerindeki beş adet kargir evin ... ve ...'ye ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 17.06.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca devredilerek 1/2 payları oranında ...ve ... adlarına kayden intikal ettirilmiştir. Davacı Hazine, 06.06.2017 tarihinde, 2924 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi ve rayiç bedelin belirlenmesine ilişkin cetvelde, çekişmeli 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ..., ...ve ...’nin eşit olarak hak sahibi oldukları ve taşınmazın rayiç bedelinin de 6.637.440.000 TL olarak belirlendiğini, rayiç bedel üzerinden satın alma hakkına sahip bulunan ...’nin 2924 sayılı yasa uygulamalarının durdurulma tarihi olan 12.12.2000 tarihinden sonra İdare’nin bilgisi dışında ve satış kararı alınmadan 19.12.2000 tarihinde Orköy Başmühendisliği hesabına ödeme yaptığını, yine benzer şekilde ...’nin de 31.12.2000 tarihinde Orköy Başmühendisliği hesabına ödeme yaptığını, ancak yapılan işlem resmiyet kazanmadığından devrin yapılamadığını, 6292 sayılı Kanun’un 14/2. maddesi kapsamında, Orman ve Köy İşleri Daire Başkanlığı tarafından ...ve ...’nin taşınmazda ½ payları nispetinde hak sahibi olduklarının bildirildiğini, bunun üzerine taşınmazın bedelsiz olarak ...ve ...’ye iade edildiğini, ancak daha sonra taşınmazda 2924 Sayılı Kanun uyarınca ....,, ...ve ...’nin hak sahibi oldukları ve bu hak sahiplerinden ...ve ...’nin kendilerine isabet eden bedelleri ödediğini, ...’nin ise hissesine düşen rayiç bedeli yatırmadığının tespit edildiğini ileri sürerek 6292 sayılı Kanun'un 11/4. maddesi uyarınca taşınmazın 1/3 payının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmış; yargılama sırasında ise ... taşınmazda 1/3 oranında hak sahibi olduğunu öne sürerek taşınmazın bu payının adına tescil edilmek üzere davacı Hazineye iadesine karar verilmesi istemi ile davacı Hazine yanında davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalılar ...ve ... adına kayıtlı 1/2 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile taşınmazın tamamı 3 pay kabul edilerek 1/3 payının davacı Hazine adına, 1/3'er payının ise ...ve ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve bu karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, 2924 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışma sonucundaki hazırlanan kesinleşmiş hak sahipleri cetveline göre Necip, ...ve ...'nin çekişmeli taşınmazda 1/3 hisseleri oranında hak sahibi oldukları ve her birine düşen rayiç bedellerinin ise ayrı ayrı 6.637.440.000 ETL olarak belirlendiği, davalıların kendi hisselerine düşen bedeli yatırdıkları, buna karşın ...'nin hissesine düşen bedeli yatırmadığı, dolayısı ile taşınmazın 1/3 payları nispetinde davalılar adına tescil edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve davalılar vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından benzer gerekçelerle çekişmeli taşınmazın 1/3 payının yolsuz olarak davalılar adına tescil edildiği belirtilerek esastan reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; bilindiği üzere, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Somut olaya gelince; çekişmeli taşınmazın 1997 yılında 2924 Sayılı Kanun uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parsel üzerindeki beş adet kargir evin ... ve ...'ye ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 27.06.1997 tarihinde tescil edildiği, 23.03.1999 tarihli 2924 sayılı Kanun'un 11. ve 12. maddelerine göre satın alma hakkına sahip olanları gösterir listede ... ve ...'nin taşınmazın ayrı ayrı 2.212,48 m2 (1/3 paya isabet eden miktar) kısmında hak sahibi olarak gösterildikleri, daha sonra 10.11.1999 tarihinde rayiç bedel tespit komisyonu rayiç bedel tespit kararı tutanağı ve karar defterinde de ... ve ...'nin ayrı ayrı 2.212,48 m2 için ödemeleri gereken rayiç bedelin 6.637.440.000 ETL olarak belirlendiği, bu kişilerden ...’nin 19.12.2000 tarihinde ve ...’nin ise 31.12.2000 tarihinde Orköy Başmühendisliği hesabına ödeme yaptığı, buna karşın 2924 sayılı Kanun'a göre işlemlerin tamamlanamadığı, daha sonra ise 6292 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında ... Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 11.03.2016 tarihli taşınmazın 1/2 payları nispetinde ...ve ... adına tesciline "olur" verilmesine ilişkin yazısı üzerine taşınmazın 17.06.2016 tarihinde davalılara devredilerek 1/2 payları oranında bu kişilerin adlarına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, taşınmaz 6292 sayılı Kanun'un 14/2. maddesi kapsamında idari işlem neticesinde davalılar adına tescil edildiğine ve dosya kapsamından da idari işlemin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2020/243 Esas, 2021/1516 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/914, K. 2022/7942, T. 12.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-914-e-2022-7942-k-3ea231ba4c31