Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8396 E. 2023/6528 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8396
Karar No
2023/6528
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine dair kararın, ... ... ve arkadaşları, davalı ... idaresi, birleşen dosya davacıları ... ...,... ve davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.03.2022 tarihli ve 2021/7541 Esas, 2022/2380 Karar ... ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları ile, birleşen dosya davacıları ... ... ve ... tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü, ... Mevkii, 250 ada 2 parsel ... 743,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, atalarından intikalen ... zilyetliğindeyken 06.07.1995 tarihinde ...'a satarak zilyetliğini kestiğinden söz edilerek ... adına tesbit edilmiştir. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/543 Esasına kayıtlı dava dosyasında; davacı ... tarafından, davalı sıfatıyla Hazine, Köy Tüzel Kişiliği ve Orman İdaresi aleyhine, ... Köyü ... Mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği 1000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz için önceki malikle birlikte yararlarına eklemeli zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Medenî Kanunun 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tapuya tescili istemiyle dava açmış; Gayrimenkul Değerler A.Ş., ... ... , ..., ... ve N. ... vekili Avukat... tarafından, davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve Köy tüzel kişiliği ile ... taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 günlü 63 ve 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları davalar birleştirilmiş sonra, davanın 3402 ... Kanunun 27 nci maddesi gereğince kadastro mahkemesine gönderilmesine dair karar kesinleşmekle dava kadastro mahkemesine aktarılmıştır. ... ... ve ...'in, 21.05.2009 tarihli dilekçeyle ... Köyü, ... Mevkiide bulunan sınırlarını bildirkileri 1000 m² yüzölçümündeki taşınmazı ... ...’den satın aldıkları, yararlarına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, ancak bu parselin davalı ... adına tesbit edildiğini öğrendikleri, bu taşınmazın adlarına tescili istemiyle açtıkları davada görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarıldıktan sonra aynı taşınmaza ilişkin diğer davalar ile birleştirilmiştir. Gayrimenkul Değerler A.Ş., ... ... , ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve N. ... vekili Avukat..., 26.10.2009 tarihinde davasından, ... yararına feragat etmiştir. Mahkemece, davacıların tesbit gören bölüm yönünden davalarının esastan REDDİNE, tesbit görmeyen bölüm yönünden görevsizliğe, diğer davaların REDDİNE, çekişmeli parselin tesbitteki niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm ...ve arkadaşları, ..., ..., ... ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Daresinin 12.04.2013 tarihli, 2012/13149 Esas, 2013/4278 Karar ... ilamı ile hükmün, "davacılardan ... ...'nin, yargılama sırasında öldüğü anlaşıldığından, dava dilekçesi ve duruşma gününün adı geçenin tüm mirasçılarına yöntemince tebliğ edilerek, davacı sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine olanak tanınması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması" gereğine denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu Davacıların davasının tespit gören kısım yönünden esattan tespit görmeyen kısım yönünden görev yönünden reddi ile, ... Köyü, ... mevkiinde bulunan 250 ada 2 parsel ... taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tapuya tesciline Karar verilmiş,kararın ... ... ve arkadaşları, davalı ... idaresi, birleşen dosya davacıları ... ...,... ve davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.03.2022 tarihli ve 2021/7541 Esas, 2022/2380 Karar ... ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları ile, birleşen dosya davacıları ... ... ve ... tarafından karar düzeltilme talebinde bulunulmuştur. 1.Davacılar ... ve arkadaşları,... ,...'in karar düzeltme talepleri bakımından; Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 2.Davalı ... idaresinin karar düzeltme talebi bakımından; 3116 ... Kanun hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38 inci maddesinde “Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2 nci madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 ... Tapu Kanununun 16 ve Orman Kanununun 25 inci maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1958 Tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinin 40 ıncı maddesinde, “Dış poligon teşkil eden orman hududunun bitişiğindeki mülk ve toprakların hepsinde, iç poligonu teşkil eden orman hududunun bitişiğindeki köyleri veya köy mahallerini çevreleyen ve orman sınırına kadar fasılasız devam eden arazi cüz'i tamında muteber mülkiyet vesikası ibraz edilmese de fiilî durum aynen tespit ve zabta geçirilmekle iktifa olunur. Yukarıdaki fıkra dışında kalan orman içindeki dağınık mülk ve topraklar için muteber mülkiyet vesikası biraz edilmez ise bunların durumu mülga 3116 ... Orman Kanununun 25 ve aynı Kanunun 5653 ... Kanunla muaddel 25 ve 6831 ... Orman Kanunun 17 nci maddeleri hükümlerine göre incelenir.” hükmü, 61 inci maddesinde ise “Tahdit olunan ormanlar içinde gerek tapulu gerekse tapusuz bütün mülk ve toprakların tespitinde iç kısımdaki gayrimenkuller nazarı dikkate alınmadan yalnız her komşuya ait kısım ormanla müşterek sınırları ölçülür. Ve bunlar ana poligonun en yakın noktasına bağlanır. Orman hududuna bitişik komşu gayrimenkullerin ara hudutları kısa çizgiler halinde gösterilir. Her komşu arazi parçası cinse göre ayrı renkle boyanarak belli edilir. Orman içindeki parsellere romen rakamı ile (I)' den başlayarak sıra numarası verilir. Bu arazi parselleri içinde orman parçaları bulunuyorsa 58 inci maddeye göre hareket olunur.” hükmü bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında yapılan orman tahdidine ait tutanaklarda 142 numaralı parsel tarif edilirken “....875 numaralı noktadan ... ... İşgalindeki tarla ormanın doğu sınırını teşkil edecek şekilde... ile müşterek sınırlarındaki çam ağacında yazılan 876 nolu noktaya, bu noktadan... tarlası ormanın kuzey sınırını, ... tarlası ormanın doğu sınırını teşkil ederek ... tarlasının güney batı köşesinde ...ile müşterek sınırlarındaki kavan damı duvarına yazılan 877 nolu noktaya....bu noktadan Mehmet pişkin tarlası ormanın güneyi ... ... tarlası doğu sınırını teşkil ederek 871 nolu başlangıç noktasına bu yerlerin görüntlerine göre fotoğraflarında çizildiği şekilde gelinerek bu parselin fiili durumunun tespiti ile iktifa olundu” ifadesine yer verilmiştir. Buna göre; çekişmeli taşınmaz, fiilî durumu tespit edilerek orman sınırı dışında bırakılmış ise de, bu şekilde bir tespitte bulunulmasındaki amacın hak sahiplerinin geçerli bir tapusu varsa o tapuya dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açmalarına imkan vermek olduğu ve fakat aslında taşınmazın yukarda açıklanan yasal düzenlemeler ile orman kadastrosu içinde bırakıldığı kabul edilmekte olup, hak sahipleri tarafından orman kadastrosunun iptali için hak düşürücü süre içinde herhangi bir dava da açılmadığı gözönüne alındığında, taşınmazın esasında halen orman sınırları içerisinde bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, tespitteki vasfıyla hazine adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu husus, Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/7541 Esas, 2022/2380 Karar ... bozma ilamında maddi hataya dayalı olarak gözardı edilmiştir. Bu doğrultuda; Yerel Mahkeme kararının, belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, davalı ... idaresi vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönüyle kabul edilerek onama kararının kaldırılmasına ve hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 inci ... açıklanan nedenlerle, Davacılar ... ve arkadaşları, ... , ... vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine, 2 nci ... açıklanan nedenlerle davalı ... idaresinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 215.03.2022 tarihli ve 2021/7541 Esas, 2022/2380 Karar ... onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nin 366 ve 6100 ... HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 442 nci maddesi uyarınca takdiren 1.470,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazineye irad kaydına, 168,30'ar TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 394,35'er TL'nin karar düzeltme isteyen davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 19.12.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8396, K. 2023/6528, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-8396-e-2023-6528-k-99c37552bf8b