Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8010 E. 2024/7011 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8010
- Karar No
- 2024/7011
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1144 E., 2022/1150 K. KARARkaldırılmasına, davanın usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2022/4 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Giresun ili Dereli ilçesi Pınarlar köyü 101 ada 1 sayılı orman parselinin sınırları içerisinde Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 sayılı Kanun) hükümlerine göre oluşturulan Komisyon tarafından dava konusu taşınmazın yasaya aykırı olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmadığını, müvekkili davacının kadimden beri dava konusu taşınmazı malik sıfatıyla ve tarım arazisi olarak kullandığını, iş bu taşınmazın dedesinden taksimen davacıya kaldığını, çekişmeli taşınmazın meyvelik ve tarla olarak kullanıldığını, çekişmeli taşınmazın 101 ada 1 sayılı orman parselinin sınırları içerisinde kalan bölümünün 2/B kapsamında kaldığının tespiti ile tesciline, ayrıca taşınmazın kullanıcısının davacı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kesinleşmiş orman sınırları icinde bulunduğu gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "Yerel Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki, davacı vekili, çekişmeli taşınmaz bölümünün 2/B kapsamında kaldığının ve kullanıcısının müvekkili davacı olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Dava konusu taşınmaz bölümü, yörede yapılan 2/B uygulama çalışmaları sırasında orman sınırları dışına çıkartılmamış ve orman olarak bırakılmıştır. Orman sınırları içinde bulunan taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması ve 2/B kapsamına alınması isteğiyle orman idaresini zorlayıcı nitelikte açılacak davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Orman kadastrosu yapma ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş yerleri orman rejimi dışına çıkartma yetkisi münhasıran orman kadastro komisyonlarına aittir. Kaldı ki, orman sınırları içerisinde kalan bir taşınmaz 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabilecektir. Dolayısıyla, gerçek kişilerin çekişmeli taşınmazın 2/B kapsamına alınması noktasında idareyi zorlayıcı şekilde dava açmakta hukuki yararları ve aktif dava ehliyetleri bulunmamaktadır. (Emsal nitelikte Yargıtay 8.HD'nin 23.11.2021 tarih ve 2021/9544 Esas, 2021/11595 Karar sayılı; Yargıtay 8.HD'nin 15.10.2021 tarih ve 2021/8266 Esas, 2021/10425 Karar sayılı; Yargıtay 16.HD'nin 02.04.2021 tarih ve 2020/4189 Esas, 2021/3239 Karar sayılı; Yargıtay 20.HD'nin 19.02.2020 tarih ve 2020/610 Esas, 2020/843 Karar sayılı kararları) Hal böyle olunca, eldeki davanın aktif dava ehliyeti ve hukuki yarar yokluğu nedenleriyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bir takım gerekçelerle davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Diğer yandan, çekişmeli taşınmaz tapuda kayıtlı bulunduğuna ve eldeki dava da 2/B uygulamasına itiraza ilişkin olduğuna göre, sadece davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken tespit gibi tescil hükmü kurulması da hatalıdır. Yine, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine Kadastro Kanunu'nun 31/3.maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsiz ise de, davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif dava ehliyeti ve hukuki yarar yokluğu nedenleriyle usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.