Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7920 E. 2024/4769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7920
- Karar No
- 2024/4769
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi HÜKÜM : Davanın kısmen kabul, kısmen reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16 ıncı Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Sivas ili Zara ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 12 parsel sayılı 12.114,03, 138 ada 3 parsel sayılı 8.167,47, 147 ada 118 parsel sayılı 11.925,52 ve 164 ada 71 parsel sayılı 14.655,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek ... kızı ... adına; 104 ada 9 parsel sayılı 4.138.56 metrekare, 104 ada 23 parsel sayılı 3.707,02 metrekare, 109 ada 21 parsel sayılı 3.707,92 metrekare, 109 ada 89 parsel sayılı 649,05 metrekare, 138 ada 4 parsel sayılı 5.350,77 metrekare, 138 ada 29 parsel sayılı 3.423,53 metrekare, 145 ada 3 parsel sayılı 3.765,92 metrekare, 147 ada 84 parsel sayılı 6.219,80 metrekare, 147 ada 151 parsel sayılı 5.521,42 metrekare, 151 ada 4 parsel sayılı 3.692,72 metrekare, 152 ada 17 parsel sayılı 1.606,65 metrekare, 154 ada 19 parsel sayılı 2.308,92 metrekare, 154 ada 24 parsel sayılı 1.505,08 metrekare, 154 ada 37 parsel sayılı 1.463,05 metrekare, 155 ada 34 parsel sayılı 1.682,65 metrekare, 155 ada 36 parsel sayılı 1.508,60 metrekare, 155 ada 71 parsel sayılı 1.138,10 metrekare, 155 ada 102 parsel sayılı 1.846,03 metrekare, 158 ada 6 parsel sayılı 1.612,81 metrekare, 160 ada 84 parsel sayılı 11.656,93 metrekare, 160 ada 104 parsel sayılı 1.902,19 metrekare, 160 ada 108 parsel sayılı 4.116,65 metrekare, 164 ada 34 parsel sayılı 1.897,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek ... oğlu ... adına; 147 ada 34 parsel sayılı 7.449,35 metrekare yüzölçümdeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü oldukları belirtilerek eşit paylarla ... oğlu ... ve ... adına; 158 ada 12 parsel sayılı 4.565,69 metrekare ve 167 ada 2 parsel sayılı 5.649,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı tapu kayıtları nedeniyle ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... ... ve ... oğlu ... adına; 154 ada 2 parsel sayılı 2.730,23 metrekare ve 157 ada 11 parsel sayılı 15.863,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde, 104 ada 9, 23; 108 ada 12; 109 ada 21, 89; 138 ada 3, 4, 29; 145 ada 3; 147 ada 34, 84, 118, 151; 151 ada 4; 152 ada 17; 154 ada 19, 24, 37; 155 ada 34, 36, 71, 102; 157 ada 11; 158 ada 6, 12; 160 ada 84, 104, 108; 164 ada 34, 71 ve 167 ada 2 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının teyzesinden, bir kısmının ise babası ...’dan geldiğini ve söz konusu taşınmazların malikleri tarafından kendisine hibe edilerek zilyetliklerinin teslim edildiğini iddia ederek, taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davacı ... dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazlardan 154 ada 2 ve 157 ada 11 parsel sayılı taşınmazların babası ...’den geldiği iddiasına dayanarak, taşınmazların ... mirasçıları adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmış olup aralarında irtibat bulunması nedeniyle asıl dava dosyasıyla birleştirilmiştir. Davalılardan ..., ..., ... ve ... ise cevap dilekçelerinde, söz konusu taşınmazların murisleri ...’dan geldiğini, ...’ın taşınmazları davalıya hibe etmediğini, taşınmazların davacı tarafından ... adına kullanıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuşturlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 154 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı ...’ün murisi ... adına tesciline, 157 ada 11 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen 7.354,2 metrekarelik bölümlerinin davacı ...’ün murisi ... adına tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 8.509,22 metrekarelik bölümün davacı ... adına tesciline, 104 ada 9, 23; 108 ada 12; 109 ada 21, 89; 138 ada 3, 4, 29; 145 ada 3; 147 ada 34, 84, 118, 151; 151 ada 4; 152 ada 17; 154 ada 19, 24, 37; 155 ada 34, 36, 71, 102; 158 ada 6, 12; 160 ada 84, 104, 108; 164 ada 34 ve 71; 167 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ..., davalı ..., davalı ..., ... ve ... ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ıncı Hukuk Dairesi'nin 06.11.2017 tarihli ve 2015/10723 Esas, 2017/7470 Karar sayılı kararıyla "dava konusu 104 ada 9, 23; 108 ada 12; 109 ada 21, 89; 138 ada 3, 4, 29; 145 ada 3; 147 ada 84, 118, 151; 151 ada 4; 152 ada 17; 154 ada 19, 24, 37; 155 ada 34, 36, 71, 102; 158 ada 6; 160 ada 84, 104, 108; 164 ada 34 ve 71 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava konusu taşınmazların tarafların murisi ...’dan geldiği, taşınmazların davacı ...’ya devir ve temlik edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının davacı lehine oluştuğu ancak mahkemece, davanın yukarıdaki gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazlarda davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan nedenlerle ve karar gerekçesinin anılan taşınmazlar yönünden düzeltilerek onanmasına, 157 ada 11 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, 154 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile 157 ada 11 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden ise sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Kadastro Hakiminin, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve dava konusu taşınmazların tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olduğu ve ölü kişi adına tescil hükmü kurulamayacağı gereği davacı ...'nin miras bırakanı ...'den kaldığı anlaşılan 157 ada 11 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 154 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mirasçıların isimleri ve payları açıkça gösterilmek suretiyle ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, ... adına tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğu gibi 147 ada 34, 154 ada 2, 158 ada 12 ve 167 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünde ise kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin kadastro tespit tutanağının malik sütununda yazılı tespit malikine, tespit maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ...'ün, husumeti yalnızca ... mirasçıları aleyhine yönelttiği, taraf teşkilinin dava şartlarından olması gözetilerek bu şart yerine getirilmeden davanın esasına girilemeyeceği, bu nedenle tespit maliklerinden ... oğlu ... , ... oğulları ... ve ... ile tespit maliki ... mirasçıları yöntemince davaya dahil edilmesi, dava dilekçesi ve duruşma günü adı geçenlere tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün anılan parseller yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak taraf teşkilinin sağlanması üzerine yapılan yargılama sonunda, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 104 ada 9, 23; 108 ada 12; 109 ada 21, 89; 138 ada 3, 4, 29; 145 ada 3; 147 ada 84, 118, 151; 151 ada 4; 152 ada 17; 154 ada 19, 24, 37; 155 ada 34, 36, 71, 102; 158 ada 6; 160 ada 84, 104, 108; 164 ada 34 ve 71 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozma öncesi verilen ''Davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline'' kararının Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2015/10723 Esas 2017/7470 Karar sayılı ilamıyla Mahkeme gerekçesinin düzeltilerek onandığı ve bu taşınmazların kesinleştirme işlemlerinin yapılarak kararın infazının sağlandığından bu parseller yönünden yeniden karar verilemesine yer olmadığına, temyize konu 154 ada 2 parselin kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın tamamı toplam 1280 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına tarla vasfıyla, temyize konu 157 ada 11 parselin kadastro tespitinin iptaliyle fen bilirkişisinin 18.09.2014 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.849,93 metrekare alanın ve (C) harfi ile gösterilen 2.504,30 metrekare alanın taşınmazdan ayrı ayrı ifraz edilerek aynı adada son parsel numarası verilmek suretleriyle ve 154 ada 2 parselin kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın tamamı toplam 1280 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ... mirasçıları adına tarla vasfıyla, temyize konu ifraz sonrası kalan, aynı tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen, 8.509,22 metrekare alanın tarla vasfıyla davacı ... adına, temyize konu edilmeyen 158 ada 12 parsel ve 167 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın tamamı 6 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ve müştrekleri adına, temyize konu edilmeyen 147 ada 34 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın toplam 2560 pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 138 ada 33 parsel yönünden bozma öncesi verilen kararın temyiz edilmeden kesinleştiği ve kararın infazının sağlandığı anlaşılmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1 inci Maddesi uyarınca kadastro hakimi infazı kabil ve doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Ne var ki, taşınmazlar hakkında ifraz kararı verilerek taşınmazların sınırları değiştiği halde hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmemesi isabetsiz ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 12 inci bendinde sonra gelmek üzere 13 üncü bent olarak "fen bilirkişisinin 18.09.2014 tarihli raporunun kararın eki sayılmasına" cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.