Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7427 E. 2024/7326 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7427
- Karar No
- 2024/7326
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/33 E., 2022/4 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında 103 ada 35 parsel sayılı 14448.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... ... oğlu 1330 doğumlu ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesi'nin 20.09.2011 tarihli ve 2011/5111 Esas, 2011/4476 Karar sayılı ilamı ile "çekişmeli taşınmazın asli zilyetliğinin kime ait olduğu, davacılar tarafından çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin asli zilyetlik mi fer’i zilyetlik mi olduğu, dosyaya davalı tarafından sunulmuş senetlerin ne amaçla düzenlendiği, çekişmeli bu taşınmaz için düzenlenmemiş ise davalıya ait olup davacılar tarafından kullanılan başka bir taşınmaz olup olmadığı; ... tarafından dosyaya sunulmuş 22.09.2003 havale tarihli dilekçede bildirildiği gibi senetlerin o tarihlerde avukat olan davalının avukatlık ücreti alacağı için düzenlenip düzenlenmediği, avukatlık ücreti alacağı için düzenlenmiş ise bazı senetlerde neden davalının babasının adının yazılı olduğu, avukatlık ücreti alacağına karşılık mı çekişmeli taşınmazın davalı tarafa bırakıldığı, taraflar arasında yıllarca süren vekalet ilişkisine konu dava veya davaların neler olduğu gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yarayacak tüm hususlar aydınlığa kavuşturulması" gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafın söz konusu taşınmazda asli zilyetliğe sahip olduğu, davacı tarafın hem dava konusu taşınmaz ile hem de davalı taraf ve sunduğu delillere ilişkin ve ayrıca kadastro tutanağının edime sebebi bölümünün doğru olmadığına ilişkin iddialarını şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispatlayacak somut delillere tahkikat sürecinde ulaşılamamış olduğu gerekçesi ile davanın reddine, Niğde İli Çiftlik ilçesi, Divarlı Köyü, Dikilitaş mevki 103 ada, 35 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.