Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7299 E. 2023/4988 K. – İstihkak

Konu: İstihkak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7299
Karar No
2023/4988
Karar Tarihi
Konu
İstihkak

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/216 E., 2012/184 K. KARAR : Karar Düzeltme talebinin kabulüne Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı üçüncü kişi tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı - birleşen dosya davalısı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; İpsala depolarında bulunan 150 ton çeltiğin İpsala İcra Müdürlüğünün 2009/668 Talimat dosyasında borçlu bulunan ...'a ait olduğu iddiası ile haczedildiğini ancak haczedilen çeltiklerin mülkiyetinin TMO'ya ait olduğunu, umumi mağazacılık faaliyeti kapsamında borçludan aldığı çeltik karşılığında kendisine makbuz senetleri verdiğini, bu makbuz senetlerine konu çeltiklerin aralarındaki sözleşmeler gereğince TMO'ya ait depolarda muhafaza edildiğini, borçlunun verilen makbuz senetlerini teminat göstererek dava dışı bankalardan kredi kullandığını, kredi borcunu ödemediğini, bu borçları garantör sıfatıyla TMO'nun ödemek zorunda kaldığını, yapılan kontroller sırasında çeltiğin borçluya ait depolarda bulunmadığının tespit edildiğini, borçluya ait depoda bulunan 150 ton çeltiğin ise yerinde olmayan çeltik nedeniyle meydana gelen kurum zararının daha da artmaması için kendi depolarına taşımak zorunda kaldığını, borçlu ile aralarındaki sözleşmeler neticesinde davalının 900 ton çeltiğin zilyetliğinin TMO'ya geçtiğini bu nedenle alacaklının 12.11.2009 tarihinde haczetmiş olduğu çeltiklerin borçlu ...'un depolardan götüremediği ancak sözleşmeler gereği kredi borcunu ödemediği için TMO'nun mülkiyetine geçmiş olan çeltikler olduğunu bu nedenle de haczedilemeyeceğini ileri sürerek, haczedilen çeltik ürünü hakkında yapılan hacze itirazın kabul edilerek haczin kaldırılmasına ve muhafaza talebinin reddine, istihkak davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı - birleşen dosya davacısı alacaklı vekili cevabında; borçlu hakkında ihtiyati haciz kararına dayalı olarak yapılan haciz için ... İpsala Ajans şefliğinde malı olduğu duyumu üzerine, haciz mahallinde görevli müdür olarak bulunan Nadir ...' dan borçlu ...'un malının ofis deposunda bulunduğu beyanı alınması üzerine, üzerinde ... etiketinin ve malın tonajının yazılı olduğu çeltik mahsulünün borca yeter miktarda olmak üzere 150 ton çeltik mahsülünün haciz edildiğini, istihkak iddiasıcısı üçüncü kişinin şahsi menfaatleri için alacağının tahsilini engellemek için istihkak talebinde bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı tarafından aynı mahkemede 2009/338 Esas ... dosyayla açılan istihkak iddiasının kaldırılması talepli dava, eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildikten sonra, 17.12.2009 tarihinde bu davadan ayrılmasına karar verilerek dava mahkemenin 2009/381 Esas sırasına kaydedilmiş ve bu dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hükmün, temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.05.2011 tarih ve 2011/1871 esas 2011/5554 karar ... ilamı ile, " alacaklının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu ve davaların birleştirilerek görülmesi " gereğine değinilerek bozulması üzerine, mahkemenin 2011/209 Esas sırasına kaydedilip, davaların birleştirilmesi suretiyle yargılama yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacı üçüncü kişi TMO vekili borçlu olan ...'u sözleşmeler gereği kredi borcunu ödemediğini beyan etmiş ise de adı geçen sözleşme olan Çeltikte Makbuz Senedi Karşılığı Kredi Kullanım Şartlarını Düzenleyen Sözleşmenin muhtelif yerlerinde emanetçinin (...) iş bu sözleşmenin ve eki bulunduğu Kira ve Bakım Sözleşmesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesi veya sözleşme şartlarının ihlal etmesi halinde doğacak zararların teminat mektubundan karşılanacağının, teminatın zararı karşılamaması halinde kalan kısmın firmadan ayrıca tahsil edileceğinin belirtildiği, sözleşmede ve eki olan Çeltik Bakım ve Kira Sözleşmesinde sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle çeltiğin mülkiyetinin davacı kuruma geçeceğinin belirtilmediği gerekçesiyle, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine, davalı - birleşen dosya davalısının talebinin kabulü ile mahcuzların borçlu ...'a ait olduğuna karar verilmiş, hüküm, davacı üçüncü kişi TMO vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 03.06.2013 tarihli ve 2013/3087 Esas 2013/8352 Karar ... ilamıya onanmıştır. Asıl dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiası, birleşen dava ise isithkak iddiasının kaldırılması talebine ilişkindir. Davacı - birleşen dosya davalısı üçüncü kişi vekilnin karar düzeltme talebi üzerine dosya üzerinde yapılan incelemede; davacının umumi mağazacılık faaliyeti kapsamında; borçlu ...'un davacıya çeltik teslim ettiği, bunun karşılığında makbuz senedi düzenlenerek kendisine verildiği,sözleşme gereği çeltiklerin davacıya ait depoda muhafaza edilmesi gerekirken, Makbuz Senedi karşılığı Kredi Kullanım Şartlarını Düzenleyen Sözleşme ve Çeltikle Kira ve Bakım Sözleşmesi gereği çeltiklerin davalıya ait depoda muhafaza edildiği, borçlu ...'un bu sözleşmeler gereği çeltikleri davacı TMO'ya iade yükümlülüğü altına girdiği, buna karşılık davacı kurumun da yasa ve sözleşme gereği makbuz senedi ibraz edildiğinde rayiç fiyattan çeltikleri satın alma yükümlüğü altında olduğu anlaşılmaktadır. Borçlunun, davacı kurumdan aldığı makbuz senetlerini dava dışı bankaya ciro ederek kredi kullandığı, ancak sözleşme şartlarına aykırı olarak kredi borcunu ödemediği, bankanın makbuz senedi karşılığı davacıdan telepte bulunduğu, bu durumda davacı kurumun makbuz senedindeki miktar kadar çeltik ürünü bedelini bankaya ödemekle yükümlü olduğu, ancak çeltiklerin sözleşme ile borçluya ait depoda muhafaza edilmek üzere teslim edilmesine rağmen, davalının çeltiklerin büyük kısmını depodan çıkararak sattığı, davacının çeltiklerin bedelini ödeme yükümlülüğü altına girerek bankaya 06.08.2009 tarihinde ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı üçüncü kişi TMO ödemiş olduğu bedeli borçlu aleyhine Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı alacak davası sonucunda Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.2011 tarihli 2011/125 Esas 2011/172 Karar ... ilamı ile borçlunun sözleşme gereği kendisine teslim edilen çeltikleri dava dışı kişilere satarak elinden çıkardığı gibi çeltik karşılığı kendisine verilen makbuz senetlerinide bankaya ciro ederek elinden çıkardığı bu nedenle borçlunun Türk Ticaret Kanunu 744 ve müteakip maddeleri ve gerekse taraflar arasındaki çeltik kira ve saklama sözleşmeleri gereğince kendisine teslim edilen ancak üçüncü kişi TMO'ya iadesi mümkün olmayan çeltik bedellerini ödemek ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın bu miktarla sınırlı olarak kabulüne karar verilmiş, hüküm kesinleşmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında, 6762 ... Türk Ticaret Kanunu'nun Umumi mağazacılık ve makbuz senedini düzenleyen 744 üncü maddesinde; Makbuz senedi ve varant (Rehin senedi) verme karşılığında serbest veya gümrüklenmemiş emtia ve zahireyi vedia olarak kabul etmek ve mudilere de bu senetlerle tevdi olunan emtia ve zahireyi satabilmek veya terhin edebilmek imkanını vermek maksadiyle kurulan mağazalara "umumi mağaza" denir. Umumi mağazalar muameleleri bu kısım hükümlerine tabidir. Umumi mağazalar Ticaret Vekaletinin müsaadesiyle kurulur. Müsaade olmadan umumi mağaza açarak makbuz senedi veya varant tanzim edenler hakkında Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesi tatbik olunur. Umumi mağazaların kuruluş usul ve şartları, bunlara kabul edilecek emtia ve zahire cinsleri ve umumi mağazaların henüz gümrüklenmemiş olan eşyayı kabul etmeye salahiyetli sayılmaları için gereken şartları ve bunlar üzerinde gümrük murakabesinin icrası tarzı, hususi kanun ve nizamnamelerle tayin olunur." Anılan Kanun' un 751 inci maddesinde ise "Senedin teslimi şartiyle ciro aşağıda yazılı hükümleri doğurur: 1. Makbuz senedi ve varantın birlikte cirosu, tevdi olunan şeylerin mülkiyetini nakleder; 2. Yalnız varantın cirosu, varantın devredildiği kimseye tevdi olunan şeyler üzerinde rehin hakkı bahşeder; 3. Yalnız makbuz senedinin cirosu varant hamilinin hakkı makfuz kalmak şartiyle, tevdi olunan şeylerin mülkiyetini nakleder." hükümleri bulunmaktadır. Anılan madde hükümleri uyarınca kıymetli evrak niteliğine haiz makbuz senedi ve varant birlikte devredildiğinde mülkiyeti nakleder.Makbuz senedi ve varant kıymetli evrak hukukunda ayni hakkın devrini sağlayan emtia senetleri niteliğinde olup,makbuz senedi mülkiyeti varant ise rehin hakkını ihtiva eder. Dolayısıyla makbuz senedi kendisine devredilen kişi mülkiyet hakkının sahibi olacaktır. Somut olayda; Üçüncü kişi TMO ve borçlu arasında düzenlenen 25.09.2008 tarihli 900 ton emanet çeltik alımı ve makbuz senedi ile kredi kullandırılması işlemlerini kapsayan sözleşme uyarınca emanetçi olarak adlandırılan icra dosyası borçlusu ...'un sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde teminat gelir kaydedileceği gibi,emanetçi tarafından kredinin vadesinde ödenmemesi halinde banka ,makbuz senedini ...'ne teslim edecek,TMO ise teminatı nakde çevirerek ürünü peşin alıma tabi tutup banka kredisini ödeyecektir. Somut olayda Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 2010/3775 esas 2010/15729 Karar ... bozma ilamı sonucu Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve kesinleşen karar uyarınca borçlunun sözleşmeye aykırı davranışı sonucu kredi borcu nedeniyle bankaya ödeme yaparak makbuz senetlerini alan TMO'nun, borçlunun dava dışı kişilere satarak elden çıkardığı çeltiklerin bedelinin borçludan tahsiline karar verilmiştir. Eldeki davanın konusu ise sözleşmeye uygun olarak borçlu deposunda mevcut olup davacı üçüncü kişi TMO'nun kendi deposuna getirdiği kalan 150 ton çeltiğin haczedilmesi işlemine ilişkin istihkak iddiasına ilişkindir. 6762 ... Türk Ticaret Kanunu'nunda mülkiyetin geçişi için makbuz senedi ile varantın birlikte devri aranmakta ise de sözleşme kapsamından çeltikler karşılığında sadece makbuz senedi düzenlendiği makbuz senedinin mülkiyet hakkını ihtiva ettiği ve bankaya ibrazı ile kredi kullandırımının sağlandığı anlaşıldığına göre çeltiklerin mülkiyetinin makbuz senedinin devri ile geçtiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca makbuz senetlerinin bankaya ödediği kredi borcu karşılığında TMO'ya devredilmiş olması nedeniyle mahcuz çeltiğin TMO'ya ait olduğu kabul edilerek asıl davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi; kabule göre de Mahkeme karar başlığında gösterilmeden ve kararda bahsetmeden hüküm kısmında davacı üçüncü kişi TMO'nun asıl dosya davacısı ve birleşen dosya davacısı ve karşı davalı olduğunu belirterek haczin kaldırılmasına yönelik asıl davasının reddine, istihkak iddiasına yönelik birleşen davasının reddine, davalı alacaklının ise asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davalısı ve karşı davacı olduğunu belirterek istihkak iddiasının reddine yönelik karşı davasının kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamında davalı alacaklı tarafından açılan istihkak iddiasının reddine ilişkin dava, karşı dava olarak açılmamış, 2009/338 Esas ile ayrı bir dava olarak açılmış ve üçüncü kişi vekili tarafından açılan dava ile birleştirilmiştir. Dolayısıyla, birleşen dosya davacısı alacaklı vekili olup Mahkeme gerekçesine göre istihkak iddiasının reddi talebinin kabulüne karar verildiğine göre taraf sıfatlarının yanlış nitelenmesi suretiyle hüküm kurularak, 6100 ... HMK'nın 297 nci maddesinin, "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine aykırı olarak, infaza elverişsiz hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün, temyiz incelemesi sırasında bu nedenlerle bozulması gerektiği halde, maddi hataya dayalı olarak onandığı anlaşıldığından, Dairemizin onama kararının kaldırılması suretiyle, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.06.2013 tarihli 2013/3087 Esas 2013/8352 Karar ... onama kararının KALDIRILMASINA ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 ... HMK'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7299, K. 2023/4988, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7299-e-2023-4988-k-a3e17870b2ee