Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7251 E. 2025/3422 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7251
Karar No
2025/3422
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2022/55 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 2748 parsel sayılı 8.941,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz, genel mahkemede dava konusu olduğu gerekçesi ile vasıf ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... köyü...mevkinde doğusu; arazi yolu, batısı; tapulama dışı çalılık, kuzeyi; ... zeytinliği ve çalılık, güneyi; ...zeytinliği ile çevrili taşınmazın mera, sazlık, bataklık, kayalık, taşlık gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını, 30 yılı aşkın bir zamandan beri zeytinlik vasfında ve tasarrufunda bulunduğunu, bunun mahallinde yapılacak keşif, bilirkişi incelemesi ve tanıkların dinlenmesi ile de anlaşılacağını belirterek taşınmazın davacı adına tespit ve tescili ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Bursa Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, "evveliyatı 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olan dava konusu taşınmazın zilyetlik ile mülk edinme şartları oluşmadığı" gerekçesiyle verilen davanın reddine, dava konusu ... Mahallesi 2748 parsel sayılı taşınmazın zeytinlik niteliği ile Hazine adına kayıt ve tesciline ve 3402 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğunun tespit tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmesine dair önceki karar, davalı Hazine vekili ve davacının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/509 Esas ve 2020/1973 Karar sayılı ilamıyla; "... taşınmazın ilk orman tahdidine göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, taşınmaz üzerindeki zeytinliklerin aşılı olup olmadıkları, taşınmazın hangi tarihte zeytinlik vasfını kazandığı ve taşınmazın hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı araştırılmadan hüküm kurulduğu ..." gerekçeleriyle bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında 1943 ve 1955 yıllarında çalılık, 1984 yılında büyük kısmı tarım alanı ve kısmen çalılık, 1994 yılında tamamen tarım alanı, 1997 yılında ise zeytinlik olduğunun, memleket haritalarında da öncesinde çalılık işareti ile belirlenen alan olduğu, orman kadastrosu haritasına göre taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, jeolojik açıdan parselin eğim ve yamaçta yer aldığı, içerisinden dere geçmediği, dere ile ilişkisinin bulunmadığı, kısmen üzerindeki ağaç yapısı ve toprak yapısına göre dava tarihinden önceki 20 yıldan fazla süre ile tarım alanı olarak kullanıldığı, bu kısmın (B) harfi ile işaret edilerek gösterildiği, yine taşınmazın (A) harfi ile işaretlenen kısmının ilk tesis kadastrosunda çalılık olarak bırakılan tespit harici yer olduğu, yapılan orman kadastrosu çalışmalarında taşınmazın tamamının orman alanı dışında bırakıldığı orman içi açılık, yaylak ya da kışlak nitelikte bulunmadığı, bu haliyle (A) harfi ile gösterilen kısımda herhangi bir imar-ihya durumunun bulunmadığı, Gemlik-Armutlu yol inşaatında malzeme alınan boş yol olduğu belirlenmiş olmakla, bu kısma ait davanın zilyetlik olgusunun gerçekleşmediğinin anlaşıldığı ..." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ... Mahallesi 2748 parsel sayılı taşınmazın 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporu eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2.352,64 m²'lik alanın Hazine adına tespit ve tesciline, üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'ye ait olduğunun beyanlar hanesine işlenmesine, krokide (B) harfi ile gösterilen alanın ayrılarak yeni bir parsel numarası verilmesi suretiyle 6.589,17 m² alan ölçüsü ile birlikte davacı ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

154,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 460,79 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından ve davalı ... Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7251, K. 2025/3422, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7251-e-2025-3422-k-be7039152f15