Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7208 E. 2024/4118 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7208
- Karar No
- 2024/4118
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1991/34 E., 1998/342 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı - birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili Bozdoğan ilçesi Yenice Köyü çalışma alanında bulunan 11 ada 32 parsel sayılı taşınmaz, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildikten sonra, ... Işıkçı ve ... ... tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine 19.10.1978 tarihli komisyon kararı ile itirazların reddine karar verilmiştir. Davacı ... Işıkçı vekili dava dilekçesinde; ... ili Bozdoğan ilçesi ... Köyü 11 ada 32 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında ...'ya ait olup, bu kişinin zilyetliğinde iken 13.11.1974 tarihli senet ile müvekkili olan davacıya satıldığını ve bu tarihten itibaren de taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro komisyonu kararının iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir. Birleşen dava dosyasında ... vekili dava dilekçesinde; ... ili Bozdoğan ilçesi ... Köyü 11 ada 32 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında ...'ya ait olup, bu kişinin zilyetliğinde iken taşınmazın müvekkili olan davacıya satıldığını ileri sürerek, kadastro komisyonu kararının iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir. Birleşen dava dosyasında ... vekili dava dilekçesinde;... ili Bozdoğan ilçesi ... Köyü 11 ada 32 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında ...'ya ait olup, bu kişinin zilyetliğinde iken müvekkili olan davacıya satıldığını, davalı ... Işıkçı'nın taşınmazın ... ...'ya devrine ilişkin senedi geçersiz kılmak maksadıyla alıp sakladığını, bilahare de taşınmazın ... tarafından kendisine satıldığına dair senet ibraz etmek sureti ile taşınmazın tespitine itirazda bulunduğunu, buna karşın davalının dayandığı senedin kanuni şartlara haiz olmadığı gibi senet metnindeki imzanın da ...'ya ait olmadığını ileri sürerek, ... Işıkçı'nın dayandığı senedin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "... çekişmeli taşınmazın ...'ya ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi dosya kapsamına göre de çekişmeli taşınmazın evveliyatında ... 'e ait iken takriben 1967 - 1968 yıllarında ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçıları arasında yapılan 23.07.1972 tarihli taksim sözleşmesi ile taşınmazın oğlu ... 'e intikal ettiği, bu kişinin de taşınmazı 22.09.1972 tarihli satış senedi ile ...'ya satarak, taşınmazın zilyetliğini de bu kişiye devrettiği, bu tarihten itibaren ölümüne kadar da taşınmazın ...'nın zilyetliğinde olduğu, davacılardan ... Işıkçı'nın dayandığı 13.11.1974 tarihli satış senedi taşınmaza uymakla birlikte Adli Tıp Kurumu raporuna göre senet içeriğindeki imzanın ...'ya ait olmadığı anlaşıldığından senedin geçerliliği bulunmadığı, davacı ... ...'nın ise taşınmazı satın aldığını iddia etmekle beraber iddiasını ispat edemediği ..." gerekçesi ile davacıların davasının reddine, çekişmeli taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı - birleşen dosya davacısı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı - birleşen dosya davacısı ... ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, hüküm yerinde çekişmeli taşınmazın pay oranları gösterilmek sureti ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş olmakla birlikte, pay ve payda eşitliği sağlanmadığından hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı gibi pay oranlarının dosya kapsamındaki veraset ilamı ile de uygunluğu bulunmamaktadır. Bu şekilde infazda tereddüt yaratır şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun'un 25. maddesi hükmü uyarınca kadastro hakiminin, kadastro davalarına münhasır olmak üzere veraset uyuşmazlıklarını çözebileceği ve veraset belgesi verebileceği de dikkate alınarak, ...'nın güncel veraset ilamı düzenlenmeli, bundan sonra infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen husus gözetilmeksizin, infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesis edilmiş olması isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolubentte açıklanan nedenlerle, davalı - birleşen dosya davacısı ... vekili'nin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı - birleşen dosya davacısı ... ... vekili'nin temyiz itirazının, yukarıda (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.