Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6959 E. 2023/851 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6959
- Karar No
- 2023/851
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1991/613 E., 2015/80 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı Hazinenin davasının reddine; asli müdahilin davasının ise kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Köyü 140,150,195 parsel sayılı sırasıyla 9.500,00; 18.550,00 ve 13.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak tarla vasfıyla (... oğlu) ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları ve mütegayyip eşhastan Hazineye intikal eden taşınmazlardan bulundukları iddiasıyla dava açmıştır. 3. (... oğlu) ...; çekişmeli 150 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerinden ... ve mirasçıları ile ve davacı Hazine ile bir ilgisinin bulunmadığı, ırsen intikalen önce babasının ölümü ile de mirasçılarının kullanımında olduğu iddiasıyla; 150 parsel sayılı taşınmazın murisi ... . mirasçıları adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiş; aşamalardaki beyanlarında tapu kayıtlarına dayanarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 8.12.2015 tarihli ve 1991/613 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararı ile "....dava konusu taşınmazların tespit maliki olan davalı şahıslar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14-17 nci maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmuş olduğu, taşınmazların evveliyatının devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olmayıp, orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davacı ... Hazine adına Mal Müdürlüğünün, dava konusu tüm taşınmazlara yönelik davasının reddine, dava konusu 150 parsel numaralı taşınmaz üzerinde diğer tespit malikleri ile birlikte asli müdahil davacı ...'nın da zilyetliğinde olduğu ayrıca zilyetlik süresinin tespit malikleri ile ... adına 20 yılı geçtiği, kadastro tespiti sırasında tespit maliki olarak yazılan ...'nın bu taşınmaz üzerinde zilyet olmadığı mahalli bilirkişi beyanları ile ...'nın birkısım mirasçılarının kabul beyanlarından anlaşılmış olmakla, asli müdahil davacı ...'nın 150 parsel numaralı taşınmazda tespit maliki olan ...'nın hissesine yönelik davasının kabulü ile asli müdahale davacı ve diğer tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gibi kaçak yitik kişilerden Hazine'ye kalan taşınmazlardan olduğunu, eksik inceleme ve araştırma yapılarak hüküm verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, belgesiz zilyetlik nedeniyle davalılar adına tespit edilen taşınmazların özel kanunları uyarınca devlete intikal eden taşınmazlardan olup olmadığı, bu taşınmazlardan değil ise davalılar yararına zilyetlikle edinim koşulları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14,17 ve 18 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. İlk Derece Mahkemece 140 ve 195 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı tespit malikleri yararına; 150 parseldeki ... payı yönünden ise asli müdahil yararına zilyetlikle 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde yazılı zilyetlikle taşınmaz mülkiyeti edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar belgesizden zilyetlik yoluyla davalılar adına tespit edilmiş olup; Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufunda olan taşınmazlar olduğu hususu dışında ayrıca mütegayyip eşhastan Hazineye kaldığı iddiasına da dayandığı halde bu husus yöntemince araştırılıp saptanmamış; bu konu hakkında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmamış; mahkeme gerekçesinde bu hususa yer verilmemiş ve bu iddia gerekçede değerlendirilmemiş; davalılar yargılama sırasında tapu kayıtlarına dayandıkları halde; bu tapu kayıtları da yöntemince uygulanarak kapsamları tayin edilmemiş yine çekişmeli taşınmazlara komşu parsel tutanakları ile varsa dayanağı olan belgeler( tapu kaydı, vergi kaydı, hükmen tescillerine esas mahkeme ilamları) getirtilerek çekişmeli taşınmazların yönünü ne okuduğu üzerinde de durulmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca mahkemece, davalı tarafın dayandığı 15.5.1932 tarihli ve 117-130 numaralı tapu kayıtları tesisinden itibaren getirtilerek dosya arasına konulmalı, bu kayıtların revizyon görüp görmediği tapu ve kadastro müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak saptanmalı; varsa revizyon gördüğü parsel tutanaklarının onaylı örnekleri ile bu parselleri ve dava konusu taşınmazları bir arada gösterir geniş çaplı krokiler dosya arasına getirtilmeli; ayrıca çekişmeli tüm taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve hükmen tescil edilenlerin hükmen tesciline esas dava dosyalarının onaylı örnekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ve fen bilirkişi katılımıyla keşif yapılmalı, yapılacak keşifte davalı tarafın dayandığı 15.5.1932 tarihli ve 117-130 numaralı tapu kayıtları yöntemince uygulanmalı; bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanıklardan tüm taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tüm taşınmazlar yönünden öncesinin kaçak yitik kişilerden kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, alınan beyanlar komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile komşu parsellerin hükmen tesciline esas mahkeme ilamları ile denetlenmeli; fen bilirkişisine tapu kayıtlarının varsa revizyon gördükleri parselleri de gösterir tarzda ve kapsamını belirtip keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz olup açıklanan bu nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür. V. KARAR 1. Yukarıda (IV. C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları (IV.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.