Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6703 E. 2024/6987 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6703
- Karar No
- 2024/6987
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/65 E., 2022/46 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Samsun ili Terme ilçesi Kozluk-... mahallesi çalışma alanında bulunan, 117 ada 47 parsel sayılı 11.436,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğiyle, Ekim 1980 tarihli ve 18 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalı adına tesbit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1951 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra, 2001 yılında aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması yapılıp, 19.07.2002 tarihinde ilan edilerek, kadastro tesbitinden önce kesinleşmiştir. Davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde daha önce orman kadastrosu yapılmış ise de, taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendiği gibi eylemli orman alanı olduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ve çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine, çekişmeli parselin tesbit gibi davalı adına tesciline dair verilen karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2006/3408 Esas, 2006/6571 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "yapılan eksik araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı, taşınmazın orman vasfının belirlenmesine ilişkin araştırmanın yeterli olmadığı, bu nedenle yöntemince orman araştırması yapılması, bunun yanında çekişmeli taşınmazın tesbitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kayıt fazlası ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılması, taşınmazın eylemli durumu da saptandıktan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu, keşif esnasında tanık ve bilirkişiler yardımıyla zemine uygulan 27.10.1980 tarih ve 18 sıra nolu tapu kaydının tüm hudutları itibari ile uyduğu, yerel bilirkişi ve tanıkların birbiri ile uyumlu beyanlarından da, çekişmeli taşınmızın ...'ın babası ...'a ait olduğu, ...öldükten sonra oğlu ...'a intikal ettiği, davalı ve murisi tarafından asli malik sıfatı ile kullandığının anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.