Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6536 E. 2024/7134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6536
- Karar No
- 2024/7134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/377 E., 2022/395 K. KARAR : Davanın kabulüne Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili 10.12.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; Aydın ili Sultanhisar ilçesi Eskihisar Mahallesi Darıyeri Mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 30 dekar miktarındaki taşınmazın müvekkili olan davacının 20 yıldan fazla süreyle malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, tapulama çalışmalarında tespit harici bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ve dava konusu Sultanhisar ilçesi Eskihisar Mahallesi sınırlarında kalan kadastro bilirkişilerinin 16.12.2014 tarihli krokisinde (A) harfi ile belirttikleri sınırları çizilen 32977,98 m²'lik kısmın davacı adına tapuya tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.10.2017 tarihli ve 2016/2083 Esas, 2017/7333 Karar sayılı ilamıyla; "... Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın davaya dahil edilmesi, usulünce tahdit uygulaması, orman ve zilyetlik araştırılması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuş ve davacı vekilinin karar düzeltme talebi de Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarihli ve 2018/1982 Esas, 2018/4647 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ".. Dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu Aydın ili Sultanhisar ilçesi Eskihisar Mahallesi Darıyeri mevkiinde bulunan taşınmazın fen ve harita bilirkişilerinin 25.05.2022 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen ve sınırları çizilen 33.710,81m2lik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam ve eksiksiz olarak olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ve ekindeki 1972, 1988 yılı hava fotoğrafında görünen ağaçlar orman ağacı ile benzerlik göstermeyen ağaç olarak açıklandığı halde, 02.10.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda meyve ağaçlarının henüz verim verir durumda olmadığı, eski yıllarda kesildiği anlaşılan meşe ağacı kökleri bulunduğu ve fidanların dikim yılından önce (5-8 yıl) tek yıllık tarım ürünü yetiştirildiğine dair bulgu tespit edilemediği belirtilerek rapor içerikleri arasında çelişki yaratılmasına rağmen, bu çelişki giderilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiş ve ayrıca taşınmazın yüz ölçümü dikkate alındığında farklı nitelikteki kısımların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş ise imar - ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar - ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca; bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar - ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar - ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar - ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri de denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği, ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun (5403 sayılı Kanun) 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.