Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/624 E. 2024/6344 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/624
- Karar No
- 2024/6344
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1989/373 E., 2020/4 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Samsun ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 465 ve 488 parsel sayılı sırasıyla 78.500,00 ve 78.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, meni müdahale ve kal istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Davalılar ... ve ...; dava konusu taşınmazların babalarından intikal ettiğini ve tapulu olduğunu, davacılar ile aralarında görülmüş olan şuf'a davasına konu yerin dava konusu taşınmazlar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Davalı ... ve arkadaşları; dava konusu taşınmazların kendi zilyetliklerinde bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan meni müdahale ve kal davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; tarafların dayandıkları tapu kayıtları ile tutanakta belirtilen vergi kayıtlarının revizyonlarının araştırılması, tapu ve vergi kayıtlarının mahallinde uygulanması, taraflara ait tapu kayıtlarının kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda bilirkişiler ve taraflarca bildirilecek tanıklardan olaylara dayalı bilgilerinin alınması, teknik bilirkişiye keşfi ve krokiyi izlemeye olanak verir biçimde, çekişmeli parselleri çevreleyen komşu parsellere ait kayıt uygulamalarını belirtir şekilde kroki çizdirilmesi, şufa davasına konu olan taşınmazın hangi taşınmaz olduğunun saptanması, bundan sonra tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacıların dayandıkları tapu kaydı ile davalıların dayandıkları tapu kaydının ve dava konusu 465 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olan vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı, taşınmazlar üzerinde davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.