Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6016 E. 2024/5155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6016
- Karar No
- 2024/5155
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... askı ilân süresi içerisinde açtığı dava ile; Kırklareli ili Vize ilçesi ... Köyü 101 ada 481 sayılı parselin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine kendisinin kullanımında olduğunun şerh düşüldüğünü ancak bu parselle bir bütün olarak kullandığı ve 2/B ayrılan bir kısım taşınmaza ilişkin 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi gereğince kadastro çalışmalarının yapılmadığı iddiasıyla bu kısmın da 2/B'lik yerlerden olduğunun tespiti ile kendisinin kullanıcısı olarak Hazine adına tespit gören 481 parsel ile birleştirilmesini ya da ayrı bir parsel numarası altında fiili kullanıcısı olarak adına tespitinin yapılması istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabülüne ve kısmen reddine, dava konusu olmayan Kırklareli ili Vize ilçesi ... Köyü 101 ada 481 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu 101 ada 532 parsel sayılı taşınmazın "... oğlu ... kullanımındadır" şeklinde tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, 101 ada 536 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına, davalı Orman Genel Müdürlüğüne yönelik açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 02.07.2020 tarihli ve 2020/1369 Esas, 2020/2354 Karar sayılı kararıyla; "Davacı lehine kullanım şerhi verilen 101 ada 481 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde eksiklik olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabülü kısmen reddine, dava konusu olmayan Kırklareli ili, Vize ilçesi, ... köyü 101 ada 481 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu 101 ada 532 parsel sayılı taşınmazın "... oğlu ... kullanımındadır" şeklinde tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına tesciline, 101 ada 536 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına ilişkin hüküm kurulmuş ise de 101 ada 532 parsel ve 101 ada 536 parsel sayılı taşınmazlara yargılama sırasında mahkemece Ek 4 çalışma tutanağının düzenlettirildiği anlaşılmakla dosya kapsamındaki 25.08.2014 tarihli orman bilirkişi heyeti raporuna göre 101 ada 536 parsel numarası verilip tutanak düzenlenen taşınmazın orman sayılmayan yerlenden olup 2/b sınırları dışında kaldığı, 101 ada 532 parsel numarası verilip tutanak düzenlenen taşınmazın ise 2/b sınırları içinde ... kaldığı yine 101 ada 536 parsel sayılı taşınmazın 156 parsel içinde kaldığı ve Kadastro Mahkemesinin 1996/86 Esaslı dava dosyasında 156 sayılı parselin dava konusu olduğu anlaşılmakla dava konusu 101 ada 536 parsel hakkında bu dava dosyasıda düşünülerek bir karar verilmesi gerekeceği, dava konusu 101 ada 532 parsel hakkında ise 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi ile orman sınırı dışına çıkarılması istemine ilişkin olduğu, bu işlem idarî mahiyette olup, gerçek kişi tarafından idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağından davacının 101 ada 532 parsel hakkındaki davasının reddi gerekirken, aksine görüş ve kanaatle kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu olmayan Kırklareli ili Vize ilçesi ... Köyü 101 ada 481 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu yapılmayan 101 ada 536 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yer (A.1=526,61 m2) hakkında dava konusu edilmeyen bu bölüm yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,Kırklareli ili Vize ilçesi ... Köyü 101 ada 532 parsel sayılı taşınmaz ve Kırklareli ili Vize ilçesi ... Köyü 101 ada 536 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tutanaklarının yok hükmünde olduğundan iptallerine" karar verilmiş hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.