Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5719 E. 2024/5343 K. – Uygulama Kadastr
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5719
- Karar No
- 2024/5343
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine; birleşen dosyadaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davalıları ... ve müşterekleri vekili ile davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, İzmir ili Seferihisar ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2013 ve 1294 parsel sayılı sırasıyla 11250.00 ve 3400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 307 ada 110 ve 109 parsel numarasıyla ve 9.513,47 ve 3.518,63 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1295 parsel sayılı 7600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 307 ada 108 parsel numarasıyla ve 8.285,35 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1293 parsel sayılı 21.240,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 307 ada 243 parsel numarasıyla ve 21.519,89 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazların sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesi'nin 11.12.2019 tarihli ve 2016/12135 Esas-2019/8317 Karar sayılı kararı ile usuli nedenlerle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda çekişmeli 307 ada 243 parsel sayılı taşınmaza yönelen asıl davanın reddine; 307 ada 243 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağı gibi; Hazine'ye ait 307 ada 110 parsel sayılı taşınmazın ise 09.04.2015 tarihli komisyon tutanağı gibi tapuya tesciline; Birleşen 2015/24 esas sayılı dosyadaki davanın ise kabulü ile; 307 ada 109 parsele ilişkin uygulama tutanağının iptaliyle; 307 ada 109 parselin 30/03/2016 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide 03070334, 03070340, 03070356, 03070360, 03070400 ve OS.127 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 4294,19 m2 yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline; 307 ada 108 parsele ilişkin uygulama tutanağının da iptali ile iş bu 307 ada 108 parselin de aynı rapor ekindeki krokide 03070290, 03070316, 03070332, 03070334, 03070356 ve OS.127 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 7509,79 m2 yüzölçümü ile tapuya tesciline; 307 ada 110 parsel (Eski 2013 parsel) sayılı taşınmazın mükerrerliğine ilişkin olarak Kadastro Kanunun 22.maddesine göre işlem yapılmak üzere Seferihisar Kadastro Birimine bildirimde bulunmasına, karar verilmiş; hüküm birleşen dosya davalıları ... ve müşterekleri vekili ile davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davalıları ... ve müşterekleri vekili ile davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.09. 2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.