Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5676 E. 2024/3297 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5676
- Karar No
- 2024/3297
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/18 E., 2022/98 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın kabulüne dair karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Sivas ili ...ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 162 ada 5 parsel sayılı 1.154,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 162 ada 6 parsel sayılı 1.346,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, yine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine dava dilekçesinde; Sivas ili ...ilçesi ... Beldesinde yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında Atatürk Mahallesi Hanüstü Mevkiinde bulunan ve tapuda Hazine adına cilt no: 100, sayfa 73, sıra 32' de kayıtlı 900 m² yüzölçümlü ve cilt no 152, sayfa 90, sıra 9 da kayıtlı 2.700 m2 olmak üzere toplam 3600 m2 taşınmaz malın, 162 ada 4 parsel numarası adı altında tek parsel olarak 2.763,86 m² olarak tespit gördüğünü, 836.14 m taşınmaz malın 162 ada 5 parsel maliki ... ve 162 ada 6 parsel maliki ... adına yazıldığını ileri sürerek, davalılar adına tespit edilen 836,14 m² yüzölçümündeki yere ilişkin kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, davanın reddine ve çekişmeli 162 ada 5 parselin ..., 162 ada 6 sayılı parselin ... adına tespit gibi tesciline ilişkin ilk hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 2009/6221 Esas ve 2009/8098 Karar sayılı ilamıyla; " eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen, davanın kabulüne ve 162 ada 5 parsel sayılı 1.154,77 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmazın ve 162 ada 6 parsel sayılı 1.346,49 m2 yüzölçümlü ev ve arsa vasıflı taşınmazın kadastro tespitlerinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin ikinci karar, davalı ...' in temyiz itirazı üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/7929 Esas ve 2018/3473 Karar sayılı ilamıyla; " bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek, temyiz eden davalı ... lehine 162 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Bozma öncesi temyiz edilmeksizin kesinleşen 162 ada 5 nolu parsel yönünden yönünden yeni hüküm tesis edilmediği, hükmün bütünlüğü açısından önceki hüküm aynen aktarıldığı, 162 ada 6 parsel yönünden ise, alınan raporlar ve yapılan keşif bir bütün olarak düşünüldüğünde, 1976 tarih 9 sıra numaralı kaydın dava konusu taşınmaza ait olmadığı, davalının dayanağı olan 22.7.1968 tarih sıra 65, cilt 141 ve aynı tarih sıra 66 nolu tapu kaydını dava konusu taşınmaza ait olduğunun ispatlanamadığı, 10 nolu müfrez arsaya ait tapu kaydının oluşmadığı gibi 10 nolu müfrez arsaya isabet eden kök krokinin temyiz edilmeden kesinleşen 162 ada 5 numaralı parsele isabet ettiği, yukarıda açıklanan 162 ada 6, 7 ve 8 numaralı müfrez arsaya ait kayıtların bir kısmının davalılara ait 162 ada 6 parsele isabet ettiği, müfrez arsaya ait kayıtların Hazine tarafından 3 üncü kişilere satıldığı, Hazinenin artık bu taşınmazlarda bir hakkının kalmadığı, 162 ada 6 parselde kayıt kapsamı dışında kalan fen bilirkişisi ve harita mühendisi 15.12.2021 havale tarihli raporlarına ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 202.950 m2 alanda (E) harfi ile gösterilen 379.307 m2 alanda alınan hava fotoğrafları, bozma öncesi ve bozma sonrası raporlara göre davacıların davasız aralıksız eklemeli olarak da 20 yıl malik sıfatı ile zilyet olmadıkları, taşınmazı tespit tarihinden kısa bir süre önce satın alarak zeminde sabit bir sınır bile oluşturmadan kadastroda diğer komşu taşınmazlara oranla büyük ve geometrik görselliği bozacak şekilde tespit ettirdikleri, taşınmaz üzerindeki muhdesatların (E) ve (D) ile gösterilen alanlara isabet etmediği " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davaya konu 162 ada 5 parsel sayılı 1.154,77 m2 yüzölçümlü ve arsa vasıflı taşınmazın davalı ... adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına arsa vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu 162 ada 6 parselin kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi 15.12.2021 havale tarihli raporlarına ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 202.950 m2 alanın 162 ada 6 parselden ifraz edilerek arsa vasfı ile Hazine adına aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, ekli krokide E harfi ile gösterilen 379.307 m2 alanın 162 ada 6 parselden ifraz edilerek arsa vasfı ile Hazine adına aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, yapılan ifrazlar sonrası kalan kısmının kadastro tespitindeki gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Davacı Hazine tarafından, dava dilekçesinde 19.03.1976 tarihli 9 sıra nolu 2.700 m2 ve 19/01/1956 tarihli 32 sıra nolu 900 m2 yüzölçümlü tapu kayıtlarına dayanılmış olup, bu tapu kayıtlarının kadastro sırasında dava dışı 162 ada 4 parsel sayılı taşınmaza uygulanarak bu taşınmazın davacı Hazine adına tespit edildiği, ancak 162 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 2.763,85 m2 olarak belirlendiği, uygulanan tapu kayıtlarına göre toplam yüzölçümün (2700 + 900) = 3600 m2 olması gerektiği ve tapu kayıtlarından eksik kalan 836,15 m2' nin davalılara ait komşu taşınmazlarda kaldığı iddia edilmiştir. Buna göre; dava dilekçesinde neticeten, dayanılan tapu kayıtlarının miktarından eksik kalan 836,15 m2 yönünden, davalılar adına yapılan tespitlerin iptalinin istendiği anlaşılmakta olup, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, teknik bilirkişi raporlarında davacı Hazinenin dava dilekçesinde dayandığı tapu kayıtlarının davalı taşınmazı kapsamadığını gösterir krokiler, talep miktarı, dava konusu 162 ada 5 parsel sayılı 1.154,77 m2 yüzölçümlü taşınmaz yönünden verilen önceki kabul kararının, bu taşınmazın tespit maliki olan davalı ... tarafından temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması nedeniyle davacı Hazinenin dayandığı tapu kayıtların miktarından eksik kalan ve talep edilen 836,15 m2' den daha fazla miktarda yerin davacı Hazine adına tescil edilmiş olduğu dikkate alındığında, davacı Hazinenin, dava konusu 162 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, Harçtan muaf olduğundan davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.