Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5476 E. 2025/1412 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5476
Karar No
2025/1412
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/36 E., 2022/212 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kesinleşmiş tahdide dayalı mera sınırlandırmasının iptali ile orman vasfıyla tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; 4342 sayılı Mera Kanunu'na göre yapılan mera tahdit ve tespit çalışmalarında Isparta ili Aksu ilçesi ... köyü sınırları içerisinde kalan 4067, 4068 ve 4077 sayılı parsellerin mera olarak tahdit ve tespit olunduğunu, ancak çekişmeli taşınmazların bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırı içerisinde kaldığını, mera komisyonunca yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, söz konusu parsellerin orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarında yapılan mera tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. Kadastro Mahkemesine açılan davanın, görevsizlik karar sonrası geldiği görevli İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, 4077 sayılı parselin orman tahdit sınırları içerisinde kalan bölümüne ilişkin mera olarak yapılan tespitin iptaline, 4077 sayılı parsel için 03.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ve 07.04.2016 hakim havale tarihli ek bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen 10.268,894 m²'lik alanın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 4067 ve 4068 sayılı parseller yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2019/5359 Esas, 2019/6873 Karar sayılı ilamıyla; " Yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu 4077 parselin (A) ile gösterilen 10.268,894 m²'lik kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirtildiği, iade ile keşfe götürülmemiş bilirkişilerden alınan rapor sunucunda ise orman tahdit haritalarına göre mahkemece reddine karar verilen 4068 parselin (A) ile gösterilen 2.092,34 m2'lik, yine 4077 parselin ise (B) rumuzu ile gösterilen 3.186,11 m2, (C) rumuzu ile gösterilen 1.793,18 m2, (D) rumuzu ile gösterilen 1.539,34 m2 ve (E) rumuzu ile gösterilen 881,94 m2'lik alanlarının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirtildiğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit hattındaki konumları konusunda raporlar arasında çelişki meydana geldiği ve bu çelişki giderilmeden denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, bu doğrultuda, usulünce tahdit uygulaması yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Bilirkişi raporu doğrultusunda kesinleşen orman sınırları içinde kalan bölümlerin belirlendiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4068 ve 4077 parsel sayılı taşınmazların orman tahdit sınırları içerisinde kalan ve mera olarak sınırlandırılan bölümlerinin tespitinin iptaline, 4068 parsel sayılı taşınmaz için 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile kırmızı renk ile gösterilen 2.092,34 m²'lik alanın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 4077 sayılı parsel için 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen 7.336,88 m²'lik alanın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 4067 sayılı parsel yönünden ise davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kesinleşmiş tahdit içinde kalan yerlerin mera sınırlandırmasının iptali ile bu yerlerin orman olarak tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 02.06.1973 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 05.03.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. 2017 yılında 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik 9 uncu maddesi uyarınca düzeltme ve 2022 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu çalışmaları yapılmıştır. Arazi kadastrosu ise 1974 yılında kesinleşmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince; 4077 parselin (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen kısımlarının toplam yüzölçümünün 7.406,89 m² olmasına rağmen hüküm fıkrasında 7.336,88 m² olarak belirtilmesi infazda tereddüte neden olacağından usul ve kanuna aykırılık oluşturduğu gibi, 19.01.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen 36/A ve 17 nci maddesi ile eklenen geçici 11 inci maddeleri uyarınca davalılar aleyhine harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de isabetsizdir. Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "7336,88 m2" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine "7.406,89 m2" yazılmasına, hüküm fıkrasının 5, 6, 7 numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak, yerine "19.01.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddeleri uyarınca karar ve ilâm harcı alınmasına yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı ... İdaresi üzerinde bırakılmasına, Orman İdaresi yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına," cümlesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde yer alan "davalıya" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "davalılara" ibaresinin yazılmasına, yine, hüküm fıkrasının 9 ve 10 numaralı bentlerinde yer alan "giderinden 50 TL sinin" cümlesinin hükümden çıkarılmasına, yerine "giderinin" ibaresinin yazılmasına, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... Kişiliğine iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5476, K. 2025/1412, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-5476-e-2025-1412-k-55afbaaaa1da