Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5401 E. 2023/4312 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5401
- Karar No
- 2023/4312
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2021/7 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; Iğdır ili ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 3 ve 8 parsel sayılı 105.346,58 ve 29.442,68 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ..., ..., ... tarafından verilen dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazların ... ile kendi adlarına adına 1/4'er paylı olarak tescilini istemiştir. 3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazların kendi adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine cevap vermemiş, yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2012 tarihli ve 2008/210 Esas, 2012/13 Karar sayılı kararı ile; davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının davacılar adına tespit ile dava konusu 8 parselin krokide D harfi ile gösterilen kısmını, dava konusu 3 nolu parselin ise krokide B harfi ile gösterilen kısmını kapsadığı, davacıların taşınmazlarda zilyetlikle kazanmaya elverişli zilyetliklerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 87.494,54 metrekarelik bölümünün Hazine, (B) harfi ile gösterilen 17.852,04 metrekarelik bölümünün 1/3 paylarla ve miras payları oranında davacı ... mirasçıları, davacı ... murisi ... Erdoğan mirasçıları ile davacı ... adına tesciline, 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 4.672,35 metrekarelik bölümünün Hazine, (D) harfi ile gösterilen 24.770,33 metrekarelik bölümünün 1/3 paylarla ve miras payları oranında davacı ... mirasçıları, davacı ... murisi ... mirasçıları ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine temsilcisi temyiz talebinde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.12.2015 tarihli ve 2014/15124 Esas, 2015/16332 Karar sayılı kararıyla; davacıların, tapu kaydına dayanarak dava açtıkları, dayanılan tapu kayıtlarının gayrisabit hudutlu olup miktarına itibar edilmesi gerektiği, davacı ...'in, dava konusu taşınmaza komşu 101 ada 4 parsele, davacı ...'ün ise 101 ada 5 parsele, aynı tapu kayıtlarına dayanarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince davalıların kabul beyanları nedeniyle davaların kabulüne karar verildiği, hükümlerin temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu durumda, dayanılan tapu kayıtlarının miktarı gözönüne alındığında her iki kayıt miktarından fazla yerin 4 ve 5 parsellerde davacılara verildiğinin kabulü gerektiği, diğer taraftan; mahallinde yapılan keşif anında alınan beyanlara göre de, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı tarafın 1975 yılından beri zilyetliklerinin bulunmadığının anlaşıldığına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. 3. Davacılar ..., ..., ...'in bozma ilamına karşı karar düzeltme talebi aynı Dairenin 12.11.2019 tarihli ve 2019/4380 Esas, 2019/7293 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'in dava konusu taşınmaza komşu 101 ada 4 parsele, davacı ...'ün ise 101 ada 5 parsele aynı tapu kayıtlarına dayanarak dava açtığı, yapılan yargılamalar sonucunda davalıların kabul beyanları nedeniyle davaların kabulüne karar verildiği ve hükümlerin temyiz edilmeksizin kesinleştiği, dayanılan tapu kayıtlarının miktarı gözönüne alındığında her iki kayıt miktarından fazla yerin 4 ve 5 parsellerde davacılara verildiği, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı tarafın 1975 yılından beri zilyetliklerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 101 ada 8 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar ..., ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar ..., ... ve ... temyiz dilekçesinde; taşınmazların tapu kaydına dayalı olarak murislerinden kaldığını, 80-100 yıldır tasarruf ve zilyetlikleri altında bulunduğunu, taşınmazın Hazineye ait olmadığını, dayandıkları tapu kaydının taşınmazların tamamını kapsadığını, fen bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen dikkate alınmadığını, bölgede yaşanan terör olaylarından dolayı son birkaç yıl ekilemediğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmazlar üzerinde davacılar lehine tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak mülkiyet koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13, 14 ve 20 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ... ve ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.